Veryansın TV yazarları ve okurları buluştu

Veryansın Tv Ankara bürosunda okurlar ve yazarlar bir araya geldi. Tarihten sanata, 'bu topraklar'dan 'mavi vatan'a kadar değişik konuların konuşulduğu toplantı samimi bir şekilde sona erdi. Veryansın Tv okurlarıyla yazarları hasret giderdi.

Veryansın TV yazarları ve okurları buluştu

Veryansın TV yazarları, okurlarıyla buluştu.

Bugün Veryansın TV’nin Ankara’daki merkezinde gerçekleşen toplantıda Veryansın TV yazarları ve onlarca Veryansın TV destekçisi katıldı.

Toplantıya e. albay Hasan Atilla Uğur’un yanısıra Veyansın TV yazarları Mustafa Önsel, Amiral Cem Gürdeniz,  Nihat Genç  ve Erdem Atay katıldı. Salonu dolduran okurlarla karşılıklı görüş alışverişiyle geçen toplantı yaklaşık üç saat sürdü.

Veryansın TV Genel Müdürü Erdem Atay, VeryansınTV’nin kuruluş amacı ve kat ettiği yol hakkında bilgi vererek, “Bu güzel insanlar ve sizler  için Veryansın’ı kurduk. Biz Türkiye’nin değerlerini burada toplamak istiyoruz.” dedi.

Nihat Genç, “Hacivat ve Karagöz”ün 150 yıldır bir türlü eski gücüne kavuşamamasının Türkiye’nin Batı karşısında kendine güvenini kaybetmesine bağlayarak, “Memleket üzerine konuşabilmek için sembollerimize değerlerimize çok iyi bakmamız lazım. Ne zaman dağıldı? Kırılma noktası ne? Hacivat ve Karagoz’ü ne zaman kaybettik? Neden 150 yıl yeni bir Hacivat Karagöz çıkaramadık? Onların özgürlüğünde konuşabilmek için bir özgürlük ortamı sağlamak lazım. Kendimize güveni sağlayamadık. Batı karşısındaki aşağılık duygusunu yenmemiz gerekiyor. Milli değerlere dönmek lazım.  Hacivat ve Karagöz’ü ortaya çıkaran bir ortam var. Kemal Sunal ‘Şaban’ karakteri bir anlamda bu yeri doldurdu. Şaban filmiyle halk 150 yıl sonra bir şey karşısında bütünleşti. “ dedi.

Nihat Genç, edebiyat ve tarih bilgisiyle harmanladığı konuşmasını, “Mustafa Kemal bize bir proje koymuştu. Batı’ya karşı Cumhuriyet projesi… Onunla ayağa kalktık. O zamana dek ve o öldükten sonra sen yapma biz yaparız dediler.  Bugün de bir irade ortaya koymamız gerekiyor. Kendi irademizle hareket etmemiz gerekiyor.” diye bitirdi.

Amiral Cem Gürdeniz, doğma büyüme Sarıyerli olduğunu, hep denizle iç içe yaşadığını anlatarak, “Türk insanının çok kolay öğrenen, çok kolay eğitilen ve kavrayan bir millet olduğunu şaşkınlıkla bir Amerikalı albay bana itiraf etti. Ben de hayatımın her döneminde Türk insanında bunu gördüm… Vatan kavramı çok güçlü bir milletiz. Dünyada bu anlamda üç millet var: Ruslar, Çinliler ve Türkler… İşte bizden bunu söküp alamıyorlar.” dedi.

Mustafa Önsel, “Türkiye’de bunca uygarlık vardı nereye gitti? Kayboldu… Kopmalar oluyor ama biz devam ediyoruz. Selçuklular’dan bu yana da uygarlığımız devam ediyor. Büyük kırılma anları oldu tarihimizde. Atatürk’ün ölümünden hemen sonra 11 Kasım’da başladı ilk kırılma… O Allahın bize bir lütfuymuş… 15 Temmuz’da ise ülke uçurumun kenarından döndü…”  dedi. Önsel, “Bu topraklardaki uygarlıklar”ın önemini, kurduğumuz uygarlıkları ve yaşadığımız trajedileri, “Biz bu topraklarda 4 bin yıldır varız.” diyerek açıkladı.

Hasan Attila Uğur ise konuşmasına, “Yeşil Vatan’la ‘Mavi Vatan’ı birleştirirsek çok güzel bir vatanımız olacak” diye başladı. Uğur, “Bugün ülkemizde nüfusun çoğu elbette yurtseverdir vatanseverdir. Her görüşten insanda bu ortak yan var. Mustafa Kemal ve arkadaşları bunu bir potaya koydu birleştirdi. Etnik, mezhep kökeni ne olursa, hangi siyasi görüşten olursa olsun bu topraklarda müthiş vatansever insanlar var. Bulgar kökenli Ahmet Vefik Paşa örneği budur.  Atatürk ve arkadaşları hep meşru yolu seçtiler. Tüm adımlarını bir meclis kararıyla attılar.” diyerek meşruiyetin önemini vurguladı.

Toplantı toplu fotoğraf çekimi ve yazarların kitaplarını imzalamasıyla son buldu.