VERYANSIN TV
Turizmci Okan Tekin, Cumhuriyetçi Vatanseverler Hareketi’nin Türk gençliğine bakışını Veryansın Tv’ye anlattı.
Tekin; gençliğin eğitim ve istihdam, teknoloji ve dijital dünya, madde kullanımı, psikolojik sorunlar, radikalizm ve aşırıcılık, sağlık, çevresel, eşitsizlik ve adaletsizlik konularındaki problemlerini irdeledi.
Türk gençlerini bekleyen tehlikelerin sürekli olarak değiştiğini belirten Tekin, potansiyel tehlikeleri başlıca ele aldı.
EĞİTİM VE İSTİHDAM SORUNLARI
Tekin’in sözlerinden öne çıkan satır başları:
“İyi bir eğitim almak ve istihdam edilmek gençler için önemlidir. Ancak yetersiz eğitim kalitesi, işsizlik, liyakatsizlik gibi istihdam sorunları gençlerin geleceğini olumsuz etkilemektedir.
Gençler kendi ülkelerinde olmaktansa başka ülkelere kaçak yollardan dahil olmak üzere çeşitli biçimlerde gidebilmeyi deniyor. Hem de orada o ülkenin en alt kademesinde yaşamak pahasına. Çünkü orada vereceği emeğin karşılığını alabileceğini biliyor. Tükenen hayatına mı üzülsün memleketine mi? Bu gergefte bitiriyoruz dünyaya örnek olmuş Türk gençliğini.
Özellikle fakirleştirilen toplumun çaresiz çocuklarını yurtlarda devşiren tarikatların kapatılması bu konuda atılacak ilk adım olmalıdır. Bu şer yuvaları tarihten bir daha geri gelmemek üzere silinmelidir.
TEKNOLOJİ VE DİJİTAL DÜNYA
Teknolojinin hızla gelişmesi, gençleri dijital dünyada çeşitli tehlikelere karşı savunmasız bırakabilir. Siber zorbalık, kişisel veri güvenliği sorunları, dijital bağımlılık gibi konular önem taşır.
Teknolojinin üretildiği yere nazaran daha pahalı olduğu bölgelerde, diğer ülkelerin gençleri arasında açılan makas böyle genişlemeye devam ederse, biz değilsek bile birkaç nesil sonra esirliğe kadar gidebilir.
Üniversitelerimizin bütçesi diyanetin ne ürettiğini ne tükettiğini anlamadığımız bütçesi ile pekala teknoloji üretimi yapabilir. Böylelikle biz de çağı yakalar, git gide ivmelenen bu bilgi çağının hızında gerilere düşme tehlikesinden kurtuluruz. Ayrıca sektör olarak yaratacağı istihdam ve katma değeri de göz önünde bulunduracak olursak gözümüzü dikmemiz gereken nokta olarak adlandırabiliriz.
MADDE KULLANIMI
Madde kullanımı, gençler arasında ciddi bir sorun. Kullanımı çok küçük yaşlara inen zararlı maddelerin kullanımı gençlerin sağlığını ve geleceğini başlamadan bitiriyor.
Özellikle buradan dönen kara para ile Türkiye’de karar mekanizmaları satın alınıyor.
Kolay para peşinde, türlü dizi ve film özendirmeleri ile genç dimağlar daha var olma çabası göstermeden yok oluyor.
PSİKOLOJİK SORUNLARI
Modern yaşamın getirdiği stres, baskı ve rekabet gençlerde psikolojik sorunlara neden olabilir. Depresyon, kaygı bozuklukları ve intihar düşünceleri gibi sorunlar önemlidir.
Sosyal medya ve internetin artık en kolay ulaşılabilir ürünler olması ve hayatımızın bir parçası haline gelmesinin ardında başka hayatlara daha çok pencereler açılabiliyor. Reklam sektöründe harcanan milyar dolarlık bütçeler ve ekiplerle sıradan vatandaş başa çıkamaz. Toplumumuz iyinin ve güzelin tanımının başkalarınca yapıldığı bir kayıp dünya özentiliğinde yok ediliyor. Kendi tarihini ve atasını öğrenerek büyüyen gençler güzel ve çirkin karşısında belirli bir donanımla var olurlar. Bırakılan her boşluktan sızmak üzere dizayn edilmiş bu sistemde halkı doğru eğiterek yaşama hazırlamak devletin asli görevidir.
SOSYAL BASKILAR
Aile, okul ve çevre gibi faktörler gençleri belirli davranış kalıplarına veya kısıtlamalara maruz bırakabilir. Bu da gençlerin özgürlüklerini sınırlayabilir.
Özellikle mezhepler ve alt kimlikler bakımından bir cennet olan, tarihin kaderinin yaratıldığı bu topraklardaki birlikteliğimizin farklılıklarımızla güzelleştiğini, birbirimizle yarış halinde değil takım halinde olmamız gerektiğini idrak etmemiz gerekmektedir. Anlatırken aradaki farklılıkları kaşıyarak olmayan problemler yaratan ajan faaliyetlerinin de önüne geçmiş oluruz. Bunu da ancak Atatürk’ün milliyetçilik tanımında bulabiliriz.
RADİKALİZM VE AŞIRICILIK
Yükselen politik ve ideolojik gerilimler, gençleri radikal görüşlere yatkın hale getirebilir. Aşırıcılık ve radikalizm tehlikesi göz önünde bulundurulmalıdır.
Yaşam standardının düşüklüğü de bu radikal kaymalar için önemli etkendir. Bu tip yaşamların içerisinde insanın en doğal dürtüsü olan hayatta kalmak adına yapılabileceklerinin sınırlarını görebiliyoruz. Bu şekilde bir hayatın varolmasının yükünü onun içine doğan bir gence yükleyemeyiz. Önce doğru insan kaynağının gelişeceği ortamı sağlamalı, hoşgörü ve ahlak konularını öncelemeliyiz.
SAĞLIK SORUNLARI
Sağlık sektörünün kar odaklı varlığı başlı başına bir problem iken bizim gibi geri kalmış ülkelerde bu hizmetin pahahlılığı bir yana üstüne bir de sığınmacılar gibi kontrolsüz bir belanın memleketimize tebelleş edilmesiyle bizleri çok büyük tehlikeler beklemektedir.
Çok kısa zamanda çok büyük miktarda ve farklı yerlerden insan akınına uğrayan bu topraklarda, eğer ki gençlerimizin geleceğini düşünüyorsak buna acilen bir son vermeli, gerekli kontrol ve önlem çalışmalarına ivedilikle başlamalıyız.
ÇEVRESEL SORUNLAR
İklim değişikliği, çevre kirliliği ve doğal kaynakların tükenmesi gibi çevresel sorunlar gelecekteki yaşam koşullarını etkileyebilir.
Özellikle su savaşları gibi ciddi bir konunun kapımızda olmasının bu kadar kulak ardı edilmesine akıl sır erdiremiyorum. Bu olaylar yaşanırken o coğrafyalardan sadece insan değil hayvanlar da akın edecek. Belki Anadolu’da zürafa veya aslan göreceğiz.
Böyle bir insan yükü ile dağılmayacak devlet yoktur. Tam bir kontrolsüzlük hali ile atalarımızın mirasını talana açmamalıyız. Bugüne bakarak değil, geleceğe gençlerle birlikte bakarak çözümler üretmeliyiz.
EŞİTSİZLİK VE ADALETSİZLİK
Toplumsal eşitsizlik, ayrımcılık ve adaletsizlik gençler arasında hayal kırıklığına neden olabilir, bu da sosyal huzursuzluğa yol açmaktadır.
Toplum üzerinde oluşturulan her türlü baskı ve adaletsizlik toplumu devletinden daha çok birbirinden uzaklaştırmak için dizayn edilmiştir. Bir tarafta beynini kuşa taksan ters uçacak kaypak ve hırsız insanlarının çocuklarının çiğ yaşantıları, bir yanda fakir halkın çocuklarının hayatlarının en güzel dönemlerinde haklarının göz göre göre gasp edildiği, tarikatlara mahkum edildiği, sınavlarda ve işe alımlarda görülmemiş rezaletlerin yaşandığı bir düzeni önce hesap verebilirlik ve adaletin emin hale bir hale geldiği düzene getirmeliyiz.
Bu tehlikelerin çoğu, gençlere iyi bir eğitim, sağlıklı yaşam alışkanlıkları ve psikososyal destek sağlayarak en aza indirilebilir. Ayrıca, gençlerin karar alma yeteneklerini geliştirmeleri ve bilinçli seçimler yapabilmeleri için eğitilmeleri de önemlidir.
Dünkü 30 Ağutos Zafer Bayramı sebebiyle bize bu ülkeyi hediye eden Mustafa Kemal Atatürk’ü ve silah arkadaşlarını ve vatan uğruna ölüme giden onbeşlikleri saygı, minnet ve dua ile anıyorum.”