‘Yakını FETÖ’cü olan bakanlar neden görevde’

AK Partili Aydın Ünal, kendi blog sayfasından yayınladığı yazıda, FETÖ ile mücadeledeki zafiyetlere dikkat çekti.

‘Yakını FETÖ’cü olan bakanlar neden görevde’

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın eski metin yazarı AK Partili Aydın Ünal, kendi blog sayfasından yayınladığı yazıda, parti tabanında yükselen sesi yazdı. “Atama krizleri: Erdoğan mı değişti, seçmen mi” başlığı taşıyan yazıda Ünal, liyakatsız atamaların tabanda büyük etki yarattığını bunun ileride idare edilemez olacağını söyledi.

“Suçun şahsiliği konusu işe girecek gençlere uygulanmazken örneğin, yakınları FETÖ’cü olan bakanlar, büyükelçiler, bürokratlar göreve getirildi, belediye başkan adayları belirlendi” diyen Ünal, “Bazı aile mensuplarının, soy isimlerin, bazı şehirlerin, atamalar konusunda çok ‘talihli’ olmaları AK Parti tabanında belki de ilk kez ‘liyakat ve ehliyet’ tartışmalarını başlattı” ifadesini kullandı.

‘YENİ DURUM İDARE EDİLEMEZ!’

Ünal yazısını çok çarpıcı bir uyarıyla bitirdi:

“Dünün şartları başkaydı, bugün başka. Propaganda, dil, söylem, politika yeni şartlara göre şekillenmeli. Eskinin refleksleriyle yeni durum idare edilemez, edilemiyor. Seçmen nazlı… Bunu görmek gerekiyor…”

Aydın Ünal’ın yazısının bir bölümü şöyle:

“(…)

Son yıllarda yapılan her atama tartışma konusu oluyor; önemli bir farkla ki, atamalar, muhalefette ya da muhalif medyada değil, artık bizzat AK Parti seçmeni, AK Parti tabanı, hatta AK Parti teşkilatı nezdinde tartışılıyor.

Bunun en son örneğini de Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Genel Müdür atamasında gördük. Türkiye Turizm Tanıtma ve Geliştirme Ajansı’na Genel Müdür olarak atanan Nalan Apa’nın geçmişte bakanlara hakaret eden ve daha başka birçok sosyal medya paylaşımı ortaya çıkınca infial oluştu ve Apa istifa etmek zorunda kaldı.

Çok örnek var… Suçun şahsiliği konusu işe girecek gençlere uygulanmazken örneğin, yakınları FETÖ’cü olan bakanlar, büyükelçiler, bürokratlar göreve getirildi, belediye başkan adayları belirlendi.

Bazı aile mensuplarının, soy isimlerin, bazı şehirlerin, atamalar konusunda çok “talihli” olmaları AK Parti tabanında belki de ilk kez “liyakat ve ehliyet” tartışmalarını başlattı.

Atamalarla oluşan gönül kırıklığını tarif etmek kolay değil…

Başına hiç devlet kuşu konmamış yoksulun, kredisi tükenmeyen soy isimlerin atanmalarını duyduğundaki hissiyatını örneğin…

Çocuğunu FETÖ’ye kaptırmış, çocuğu işten atıldığında, hatta hapse atıldığında bağrına taş basıp, “Şeriat’ın kestiği parmak acımaz” diyerek rıza göstermiş bir annenin, diğer çocuğu devlet kapısından “ailende FETÖ’cü” var diyerek gönderilirken, FETÖ’cü yakınları olan bakanlara, büyükelçilere, belediye başkanlarına, bürokratlara bakarak iç çekmesini tarif etmek kolay değil örneğin.

Partiyle, siyasetle, devletle tek ilişkisi “vermek” olan, vergi veren, asker veren, şehit veren, oy veren; karşılığında da hiçbir şey istemeyen, gece gündüz seccadesinin üzerinde devleti ve partisi için mır mır dua eden bir annenin, atamalardaki hoyratlığı gördüğünde ne hissettiğini de tarif etmek mümkün değil örneğin.

Neden böyle oluyor?

17 yıl sonra, tabanın gönlünü darmadağın eden, tabanı küstüren, hayal kırıklığına uğratan bu atamalar neden yapılıyor?

Erdoğan ve AK Parti mi değişti, yoksa şartlar mı?

Hiç kuşkusuz atamalarda geçmişle kıyas edilemeyecek bir hoyratlık söz konusu; ama ben Erdoğan ve AK Parti’den ziyade, zorlaşan şartların atamaları tartıştırdığına inanıyorum.

Enflasyon ve faizler düşerken, ülkede ekonomik istikrar varken görülmeyen, görmezden gelinen, yani başarı dönemlerinde üzerinde durulmayan atamalar bugün, yüksek enflasyon, yüksek faiz, istikrarsız döviz ve kararsız ekonomi döneminde dikkat çeker hale geliyor.

Sadece ekonomi değil; Gezi ve FETÖ başta olmak üzere yaşanan badireler de artık atamaların üzerinde gölge oluşturuyor.

15 Temmuz’da devleti ve partiyi sokaktan toplayanlar, haklı olarak hassasiyet bekliyor ama bunu görmekte zorlanıyorlar.

AK Parti hızla değişmeli, hızla kendisini toparlamalı derken kastettiğimiz biraz da bu… Dünün şartları başkaydı, bugün başka. Propaganda, dil, söylem, politika yeni şartlara göre şekillenmeli. Eskinin refleksleriyle yeni durum idare edilemez, edilemiyor.

Seçmen nazlı… Bunu görmek gerekiyor…”

Erdoğan’ın eski metin yazarı Ünal: Erdoğan’ın çevresi gerçeklikten çıktı