Şahin Filiz
  • 363 Yazı
  • 0 Yorum

Şahin Filiz - Tüm Yazıları

Sapkın tarikatçının itiraflarındaki dinsel tuzaklar

İki haftadır bir Uşşaki uşağının 12 yaşındaki bir kız çocuğuna cinsel istismarını konuşuyoruz. Ülkemizde bu iğrenç istismar olayı ne ilktir, ne de bu uşakla son bulacaktır. Yıllardır göz yumulan ya da doğrudan desteklenen tarikat veya cemaat yapıları bu tür ahlak...

Devamını Oku

Yeni nesil akıllı robotların eseri mi olacak?

Yapay zeka-İnsan İlişkisi Üzerine Tartışmalar Yaşamın doğal akışında genel kural, insan-insana ilişki ile belirlenir. Her türlü araca öğeyi ya da şeye insan, başka insan ya da insanlara ulaşmak, dokunmak ve hissetmek için, başvurur. Amaç, yaşamı ve onun anlamını yine türdeşiyle...

Devamını Oku

Tarikatlardan cemaatlere: Dinin politik örgütlenmesi

Randall Collins’e göre İslam teokrasi ile başlar. Burada teolojik hizipler, ilk başta daima politiktir; teolojik ortodoksluğu iddia etmek, İslami devletin politik hükümranlığını iddia etmekle aynıdır. 634 ve 654 yılları arasında Suriye, Mısır, Irak ve İran’ın alınmasıyla İslam savaşçıları kazananlar ve...

Devamını Oku

Şiddetin cinsiyetsizliği ya da biyoşiddet ve İslam

Ülkemizde ve dünyada “şiddet” kavramı cinsiyet, yaş aralığı, ekonomik ve sosyal sınıf kategorilerine göre ayrı ayrı kullanılmaktadır. “Cinsel şiddet”, “Kadına şiddet”, “Çocuklara şiddet”, “Hayvana şiddet”…vb örneklerinde olduğu gibi bu kavram, adeta her özel ve olgusal durumları anlatmak için alan ve...

Devamını Oku

Mefkûre nedir?

Ziya Gökalp mefkûreyi (ülküyü, ideali) değerlerin kaynağı olarak görmektedir. Değerler değişmesi, mefkûrelerin değişmesiyle mümkün olur. Sosyolojik bir tahlil yaparak bu değişmeye somut bir örnek verir: Aşiret mefkûresinin hâkim olduğu bir çağda, her birey için en değerli insanlar, kendi aşiretine mensup...

Devamını Oku

Ziya Gökalp’in Küçük Mecmua’sında Türk felsefesi

Eleştirel Bir Yaklaşım “Türklük, hem mefkûrem hem de kanımdır.” Ziya Gökalp Ziya Gökalp Küçük Mecmua’da sistematik bir Türk felsefesinden söz etmez. Çünkü Türk felsefesi tarihsel süreç içinde oluşmuş bir gerçeklik değildir. Birikim ve kültürel miras bakımından çok zengin bir maziye...

Devamını Oku

Sansürlü yaşam ve tragedyalar

Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir. Mustafa Kemal Atatürk Doğum ile ölüm arasındaki zaman, her canlıya, her insana ve faniye göre değişir. Değişmeyen gerçek ise, her doğumun mutlaka ölümle sonuçlanmış ve sonuçlanacak olmasıdır. Hayatı iki yandan kuşatan...

Devamını Oku

Kadın üzerinden Araplaşmanın başlangıcı ya da Kutadgu Bilig’e eleştirel yaklaşım

Bu yazıda Yusuf Has Hacib’in Kutadgu Bilig’ini, alışılmışın dışında okuyup çözümleyeceğim. Türklerin kadın üzerinden Araplaşmaya ne zaman başladıkları sorusu, Kutadgu Bilig’i akademik gözle incelediğimizde büyük ölçüde yanıtını bulmuş olacaktır. “Bizden önce kadının adı yoktu”, “Türkler İslam’dan önce barbardılar; millet değillerdi”...

Devamını Oku

15 Temmuz’u FETÖ’ye kaptırmayalım

Şahin Filiz yazdı... Ülkemiz tarikat ve cemaatler sorununu bütün toplumsal, kültürel ve siyasal alanlarda birebir yaşamaktadır. Çoğumuz, insanı ve onun ahlaki arınmasını amaçlayan, erdemli bir birey olarak varlığını sürdürmesini isteyen İslam dininin, neden tarikat ve cemaatler gibi iki sözcüğe sıkıştırılıp...

Devamını Oku

Yaşam dinlerden daha büyüktür

Yaşam, dinlerin ölüm dolayımında yorumladığı geçici bir olgu, kısa bir hazırlık aşaması ve üstünkörü bir süreç olarak görülür. Dinler yaşamı iki şekilde önemsizleştirir: birincisi dinlerdeki ceza ve idare hukukunu düzenleyen kurallar ile muamelat dediğimiz, bireyin aile ve toplum ilişkilerini düzenleyen...

Devamını Oku
Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!