Yeni Akit yazarı kadın cinayetlerini ‘kızlı-erkekli evler’e bağladı

Yeni Akit Yazı İşleri Müdürü Ali Karahasanoğlu, son zamanlarda yaşanan kadın cinayetlerini 'kızlı-erkekli evlere' izin verilmesine bağlayarak İstanbul Sözleşmesini savunanlarla ilişkilendirdi. Karahasanoğlu, Duygu Delen, Pınar Gültekin ve Zeynep Şenpınar cinayetlerini örnek gösterek, öldürenlerin hep ‘laikçi’, ‘çağdaş hayat savunucusu erkek tiplemeleri’ olduğunu öne sürdü. Öldürülen kadınların ‘dolduruşa gelen kızlar’ olduğunu savunan Karahasanoğlu, ‘Suçlananlar, yine dindarlar’ diyerek Abdurrahman Dilipak’a göndermede bulundu.

Yeni Akit yazarı kadın cinayetlerini ‘kızlı-erkekli evler’e bağladı
Yeni Akit yazarı kadın cinayetlerini ‘kızlı-erkekli evler’e bağladı

Ali Karahasanoğlu “Kızlı erkekli evler” başlıklı yazısında 2013 yılında AKP’nin Kızılcahamam Kampı’ndaki toplantısında, Tayyip Erdoğan’ın kızlı erkekli evler konusundaki hassasiyetini dile getirdiği iddiasına dikkat çekerek, “FETÖ ile birlikte hareket eden o tarihteki kartel gazeteleri ile sol medya da, manşetlerden ve köşelerden Erdoğan’a saydırıp duruyorlardı” ifadelerini kullandı.

Karahasanoğlu yazısında, Ahmet Hakan’ı o dönem ‘kızlı erkekli evler’ konusundaki görüşlerinden dolayı hedef alarak son zamanlarda yaşanan kadın cinayetlerini şu sözlerle açıkladı:

“17 yaşındaki Duygu canından oldu.. 

Bu ilk değil..

Daha bir ay önce, Muğla’da üniversite öğrencisi Pınar Gültekin, evli bir bar sahibinin çiftlik evinde (Cemal Metin Avcı) vahşice öldürüldü..

Ondan bir ay daha öncesinde de, yine üniversite öğrencisi Zeynep Şenpınar, boksör erkek arkadaşı (Selim Ahmet Kemaloğlu) tarafından, birlikte yaşadıkları evde öldürüldü..

Şimdilerde Külliyeye yakın duran A. Hakan, 2013’te, dindar Başbakan ile hangi sözler aracılığı ile kafa bulmaya çalışıyordu?

“Kızlı erkekli denize girdiler.- Kızlı erkekli trene bindiler. - Kızlı erkekli kamp yaptılar.- Kızlı erkekli direnişe geçtiler. - Kızlı erkekli çadırlarda kalıyorlar.”

Şimdi ne oluyor?

Kızlar öldürülüyor! Erkekler ise, soyadları gizlenerek korunuyor..

Şu da önemli.. Son iki ay içindeki bu üç benzer cinayet sonrasında, kim ne diyor, bakıyor musunuz?

“Kızlı erkekli ev” taraftarlarının söyledikleri şu: “Bu cinayetlerin sorumlusu hükümettir”.

Devam ediyorlar: “İstanbul Sözleşmesi tam uygulanmalı” diyorlar..

Hatta “Bu cinayetlerin sorumlusu dindarlar, çünkü ataerkil toplumu bize dayattılar” diyorlar..

Yani; öldüren, kendi kafalarından erkek tiplemeleri olduğu halde.

Biri bar sahibi.

Biri evlenmeden bir kızla gayri meşru hayat yaşayan..

Diğeri alkol alıp kadın ezen, sonrasında 17 yaşındaki kızla bir evde buluşan..

Hep laikçi tiplemeler..

"Çağdaş hayat" savunucusu erkek tiplemeleri..

Öldürülenler ise, A. Hakan ve benzeri tiplemelerin dolduruşuna gelen kızlarımız..

Ya suçlananlar?

Suçlananlar, yine dindarlar..

Ne diyeyim?

Ah Abdurrahman abi ah.. Bütün suç sende!