1. Haberler
  2. Gündem
  3. Yeni Şafak yazarı 30 Ağustos’ta laikliği hedef aldı: ‘Özgürlük olduğunu söyleyen ya salaktır ya da asalak!’

Yeni Şafak yazarı 30 Ağustos’ta laikliği hedef aldı: ‘Özgürlük olduğunu söyleyen ya salaktır ya da asalak!’

Yeni Şafak yazarı Yusuf Kaplan, 30 Ağustos'ta laikliği hedef aldı. "Laikçilik tasması, bizi durdurmak, tarihî yürüyüşümüzü bitirmek için boynumuza geçirildi" diyen Kaplan, "Laikliğin özgürlük olduğunu söyleyen ya salaktır ya da asalak!" ifadelerini kullandı.

featured

İktidara yakınlığıyla bilinen Yeni Şafak yazarı Yusuf Kaplan, “Bu millet anayasasını yapamayacak mı?” başlığıyla 30 Ağustos Zafer Bayramı’nda kaleme aldığı yazıda laikliği hedef aldı.

Türkiye’nin kendi anayasasını yapamadığını söyleyen Kaplan, “Bin yıl dünya tarihini yapan bir toplumun hâl-i pür melâline bakın, bu millet köle mi?” ifadelerini kullandı. Laikliğin özgürlük getirmediğini savunan Kaplan, “Laiklik, gerçekliği fizik gerçekliğe indirgeyen, metafiziği yok sayan, dünyayı kutsayan bir barbarlık biçimidir, ontolojik şiddettir, varlığın düzenini alt üst ettiği için, büyük düşünür Hegel’in bam telinden yakalayan ifadesiyle” dedi.

Kaplan, “Laikliğin özgürlük olduğunu söyleyen ya salaktır ya da asalak!” ifadelerini kullandı.

‘YA SALAKTIR YA ASALAK’

Kaplan şöyle yazdı:

“İnsanlığa barış yurdu armağan edecek model bizde ama biz, boynumuza geçirilen Laikçilik tasmasını çıkarıp atmak yerine, bu tasma’ya güzellemeler diziyoruz!

Üstelik de laikliğin ‘tartışılmaz evrensel özgürlük modeli olduğunu'(!) bu ülkenin İslâmî kesimleri savunur hâle geldiler!

Laikliğin, özgürlükle özdeş olmadığını, ‘özgürlükleri değil imtiyazları artırdığını’ Braudel’den MacNeill’e kadar büyük tarihçiler göstermediler mi?

Hâl böyleyken, laikliğin özgürlük olduğunu söyleyen ya salaktır ya da asalak!

Laiklik nereye özgürlük getirmiş, biri çıksın söylesin?

Laiklik, gerçekliği fizik gerçekliğe indirgeyen, metafiziği yok sayan, dünyayı kutsayan bir barbarlık biçimidir, ontolojik şiddettir, varlığın düzenini alt üst ettiği için, büyük düşünür Hegel’in bam telinden yakalayan ifadesiyle.

Bu barbarlık biçiminden, insanlığı, yine Hegel’in ifadesiyle, İslâm kurtarmıştır: İslâm, hakikati parçalamamış, hayatı ve hakikati bir bütün olarak kavramış, hiçbir varlığı, inancı, inanç ve toplum kesimini dışlamamış, -toplumun düzenini ve huzur ortamını bozmadıkları sürece- herkese hayat hakkı tanımıştır.

‘BİNLERCE İSKİLİPLİ ATIF, LAİKÇİLİK ADINA ASILMADI MI’

Unutmayalım:

Laikçilik tasması, bizi durdurmak, tarihî yürüyüşümüzü bitirmek için boynumuza geçirildi.

Ama boşuna yoruyorlar bu aziz milleti! Bu prangaları sabırla kıracak bu masum millet!

Oysa, Batılı laik ülkelerin anayasaları İncil’e vurgu yapar. Ama sözüm ona bu Müslüman ülkenin anayasası; İslâm’ı dışlar, laikliği kutsar.

Hâlâ darbe anayasası değiştirilemiyor, düşünün artık!

Bu ülkede bütün cinayetler laikçilik adına işlenmedi mi?

Binlerce İskilipli Atıf, laikçilik adına asılmadı mı?

Bütün darbeler laikçilik adına yapılmadı mı?

Laikçilik, bu toplumun yeniden tarihî bir yürüyüşe geçmesinin önündeki en büyük takozdur.”

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

2 Yorum

  1. laikçilik diye bir kavram yoktur siyasal islamcı cahil adam… siyasal islam bir ingiliz projesidir ve milli mücadeleden bu yana sizin gibi iş birlikçiler aracılığıyla islam ülkelerini esir almıştır. esaretten kurtulmanın tek yolu laikliktir onun için nefret ediyorsunuz çünkü işinize gelmiyor.

  2. Böyle bir demeç de ya MI6 dir ya CIA dir o zaman

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!