CHP’yi ‘ensest aile’ye benzeten Yılmaz Özdil’e ses yok

Sözcü yazarı Yılmaz Özdil 26 Kasım'daki yazısında, 'Hiç düşündünüz mü, ensest bu memlekette neden çok yaygındır? Ailede herkes bilir. Herkes susar. Ondan.' diye yazarak, 'Chp'de on yıldır yaşanan, budur.' benzetmesi yaptı.

CHP’yi ‘ensest aile’ye benzeten Yılmaz Özdil’e ses yok

Yılmaz Özdil Sözcü’deki “Yuvanın evlatlarına… Kendi yuvaları kabus oldu” başlıklı 26 Kasım tarihli son yazısında, ‘Hiç düşündünüz mü, ensest bu memlekette neden çok yaygındır? Ailede herkes bilir. Herkes susar. Ondan.’ diye yazarak, ‘CHP’de on yıldır yaşanan, budur.’ benzetmesi yaptı.

Yılmaz Özdil, “Anne bilir mesela. Teyze bilir. Halanın haberi vardır. Amca farkındadır. Görümce bizzat yaşamıştır. Elti tesadüfen şahit olmuştur. Dayı mutlaka duymuştur. Gelinin gözünün önündedir. Kardeş çaresizdir. Aman elaleme rezil olmayalım diye susarlar, insanlığın en rezil suçuna ortak olurlar. Kendilerinin toplum içindeki statüsü zarar görmesin diye, gözyumarlar, örtbas ederler, yok sayarlar… Akrabalardaki bencillik ve korkaklık ne kadar derinse, ensest o kadar uzar… Chp’de on yıldır yaşanan, budur.” diyerek sert benzetmede bulundu.

Bu kadar ağır eleştirilere rağmen CHP yönetiminden ses çıkmaması, CHP yönetiminin daha önce yapılan  eleştirilere takındığı tutumun aynısı olarak değerlendirildi.

CHP’DEKİ ‘ÇETE’Yİ AÇIKLIYORUM

Veryansın Tv yazarı Erdem Atay da “CHP’deki çeteyi açıklıyorum” başlıklı yazısında şöyle demişti:

Namuslu milletvekili imha edildi, onun yerine fırıldak milletvekili getirildi, il başkanı sustu. Yurtsever il başkanı kapının önüne konuldu, onun yerine ikinci cumhuriyetçi il başkanı getirildi, belediye başkanı sustu. Çalışkan belediye başkanı defterden silindi, onun yerine tavşan boku belediye başkanı getirildi, genel başkan yardımcısı sustu. Dürüst genel başkan yardımcısı kovuldu, onun yerine akçeli işlerden şaibeli genel başkan yardımcısı getirildi, parti meclisi üyesi sustu. Atatürkçü parti meclisi üyesi partiden atıldı, onun yerine din bezirganı parti meclisi üyesi getirildi, delege sustu. Doğma büyüme bu partinin çocuğu olan delege dışlandı, onun yerine alakasız partilerin antin kuntin tipleri delege yapıldı, milletvekili sustu….Yuvanın evlatlarına… Kendi yuvaları kabus oldu. Herkes kendi statüsünü korumaya çalışırken, hem herkes koltuğundan oldu, hem olan Chp’ye oldu.

“Hazır herkes namuslu gazeteci ayağına yatarken, hatırlatalım… On yıldır Chp’nin kurumsal kimliğinin ırzına geçilirken, kurucu partinin devrimci felsefesi iğfal edilirken, gerçekleri bile bile, Chp’de sanki herşey güllük gülistanlıkmış gibi gösterenler, halkın gözünün içine baka baka yalan söyleyenler kimlerdi? Hem Kılıçdaroğlu’nu, hem Ekmeleddin efendiyi, hem Muharrem İnce’yi alkışlayanlar, aynı gazeteciler değil mi? Neme lazım, aman Chpli okurları küstürmeyeyim diye düşünerek, bile bile gerçekleri makyajlayan, nabza göre şerbet ikram eden, ekranın arkasında başka, önünde başka konuşan, süzme eyyamcılar yok mu? Kardeşini, damadını Chp’de makam sahibi yapan, belediye festivallerinden nemalanan, programına sponsor kapan, bunların karşılığında kalem oynatan, ekranda amigoluk yapan yok mu?

“Aktrol var da, halktrol yok mu?…”