Yunanistan'da ırkçıların hedefindeki isim konuştu: ‘Türküm’ demek yasaktır

Geçen ay yaşadığı apartmanın asansörüne fanatik Yunanlılar tarafından küfür ve ırkçı tehditler içeren yazılar yazılan İskeçe Seçilmiş Müftüsü Ahmet Mete, Bahçeşehir Üniversitesi Denizcilik ve Global Stratejiler Merkezi’ne konuştu. Mete’nin “Batı Trakya Müslüman Türk (B.T.M.T. ) Azınlığının “Türküm” demesi yasaktır. “ ifadeleri dikkat çekti.

Yunanistan'da ırkçıların hedefindeki isim konuştu: ‘Türküm’ demek yasaktır

Yunanistan'ın İskeçe kentinde kimliği belirsiz kişi ya da kişiler İskeçe Müftüsü Ahmet Mete'nin oturduğu apartmanın asansörüne, 'En iyi Türk, ölü Türktür' yazmıştı.

Irkçı saldırıyı sosyal medya hesabından duyuran Ahmet Mete, " Dünya pandemi ve ölümlerle uğraşırken maalesef, 'En iyi Türk, ölü Türktür' yazısı kaldığımız binanın asansör aynasına yazılmıştır" paylaşımında bulunmuştu.

Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada da söz konusu olay kınanırken, Yunanistan'dan menfur olayın faillerini adalet önüne çıkarması istendi.

Yunan polisi olayla ilgili soruşturma başlatırken İskeçe Seçilmiş Müftüsü Ahmet Mete, Bahçeşehir Üniversitesi Denizcilik ve Global Stratejiler Merkezi’nden Ali Murat Subaşı’na konuştu. 

Mete'nin “Batı Trakya Müslüman Türk (B.T.M.T. ) Azınlığının “Türküm” demesi yasaktır. Medreseler, Anti-Kemalistlerin Yunan devletinin onayı ile kurdukları ve Yunan emellerine hizmet eden okullardır” ifadeleri dikkat çekti. 

Röportajın tamamı şu şekilde:  

Batı Trakya Türk Azınlığı mensuplarının yaşadığı etnik kimlik kaynaklı sorunlar nelerdir? Günümüzde Türk etnik kimliğinin inkârı devam etmekte midir?

–Batı Trakya Müslüman Türk (B.T.M.T. ) Azınlığının “Türküm” demesi yasaktır. Kurduğu ve kuracağı derneklerde “Türk” kelimesini kullanması yasaktır. Azınlığın Türklüğünü belirttiği dernekler kapatılmıştır, yeni açılacak olanlara ise izin verilmemektedir. Eskiden okullarda “Türk İlkokulu” yazarken sonraları “Miyonotiko” veya “Muslumaniko” ifadeleri kullanılmıştır. Hala da Miyonotiko(Azınlık) olarak devam etmektedir. 2020’nin son günlerinde medreselerin ismi de “Müslüman Medresesi” diye değiştirilmiştir.

Batı Trakya Türk Azınlığı mensuplarına, milletvekillerine, dini liderlere ve Sivil Toplum Kuruluşlarına ifade özgürlüğü kapsamında ne gibi sınırlamalar uygulanmaktadır?

–Batı Trakya Müslüman Türk (B.T.M.T.) Azınlığı mensubu milletvekili, müftü, belediye başkanları veya dernek başkanlarının Türk olduklarını ifade etmeleri veya “Azınlık Türk’tür” gibi ifadeler kullanmaları mahkemeye verilmelerine yol açmaktadır. Azınlık mensubu milletvekili mecliste bile bunu söyleyemez. Söylemeden hakarete uğrar. Devletin tanıdığı hiçbir yetkili buna yeltenemez. İhraç vesilesi olur. Ama seçilmiş müftüler halkın verdiği güçle bunu her ortamda dile getirmektedir. Mahkemeler ve soruşturmalar açılmakta fakat bu bizi yıldırmamaktadır.

3370 sayılı 1955 tarihli Yunan Vatandaşlık Kanunu’nun 19.maddesi (19.Madde Mağdurları)ile haymatlos durumuna düşen Batı Trakya Türk Azınlığı mensupları ile ilgili gelişmeler ne durumdadır? Bu maddeden etkilenen azınlık mensupları ne gibi olumsuzluklar yaşamışlardır?

–19.Madde mağdurları 60 bin kişi civarındadır. Kaybettikleri vatandaşlıklarını geri talep etme gibi bir haklarının olduğu dile getirilse de evrak işi çok yavaş işlemekte ve çok derin istihbarat araştırmaları yapılmaktadır. Bu nedenle zorlu bir süreçtir. Bu mağdurların vatandaşlıklarını geri alması nerdeyse imkânsız gibidir.

Azınlığa ait vakıf mallarının idaresi ile ilgili ne gibi sorunlar yaşanmaktadır? Azınlığa ait taşınmazların yok pahasına etnik Yunanlılara satıldığı doğru mudur?

–Vakıf idaresinin azınlık tarafından seçimle iş başına gelmesi lazımken cunta döneminden beri vakıf idarelerine Yunan vatandaşları tayin ile gelmektedir. Azınlığın müdahalesi olmamaktadır. Malların idaresi Yunanın elinde. Azınlık vakıflarına ait mallar satılmakta veya az bir kira karşılığında Yunanlara peşkeş çekilmektedir. Bu malların azınlığa verilmemesi için çalışmalar da yapılmaktadır.

Türk Azınlığı kendi müftüsünü ve baş müftüsü seçebilmekte midir? Seçilmiş-Atanmış müftü uygulaması devam etmekte midir?

–Azınlık 90’lı yıllara kadar müftü seçimini bir şekilde yerine getirmiştir. Yunanistan 90’lı yıllardan sonra azınlığı hiçe sayarak müftü tayinine gitmiştir. Azınlık da aynı yıllarda müftü seçimine gitmiş ve önce İskeçe’de, sonra da Gümülcine’de kendi müftüsünü seçmiştir. Baş müftü seçme hakkımız olmasına rağmen azınlığa bu makamı seçmek için hiçbir zaman müsaade edilmemiştir. Seçilmiş ve atanmış müftü uygulaması halen de devam etmektedir.

Batı Trakya Türk Azınlığı mensuplarının sosyal örgütlenme noktasında yaşadığı sorunlar nelerdir? Azınlık, dernek vakıf ve birlik gibi sosyal örgütlenmelere gitme hakkına sahip midir?

-Azınlığa, sosyal örgütlenme hakkı verilmektedir. Ancak bu örgütlerin isminde “Türk” ibaresinin yer alması ve Türklük propagandası yapılması yasaktır. Bu örgütler Yunan derin devletinin çok yakından takip ve teftişine tabidirler.

Yunanistan Batı Trakya’da demografik yapıyı kendi lehine çevirmek için neler yapmaktadır?

–Yunanistan, azınlığı ilk önce Kemalist- Anti-Kemalist diye ikiye bölmüştür. Türkçüler Kemalist, Yunancılar Anti-Kemalist olarak azınlığı ikiye bölmüştü. Azınlık bunun üstesinden gelip Türk’üz deyince de azınlığı Türk asıllı ve Pomak -Çingene diye bölmeye çalıştılar. Bu ayırımda tutmayınca Yunanlılar şimdi de azınlığın Büyük İskender’in torunları olduğunu söylemektedirler. Ancak bu da tutmamaktadır.

Yasak Bölge Uygulaması’nın asıl amacı nedir? Bu uygulama devam etmekte midir?

-Yasak Bölge uygulamasının amacı Pomak Türkleri ile Ova Türkleri’ni birbirinden ayırarak azınlığı parçalamaktır. Ancak bariyerler kaldırılınca bu uygulama da boşa çıkmıştır. Çünkü azınlık bütünüyle Türk’tür.

Türklere ait arazi ve taşınmazların etnik Yunan vatandaşlarınca satın alınabilmesi için kolaylık sağlandığı bilinmektedir. Batı Trakya Türk Azınlığı, 1920’lerde bölge toprağının %84’üne sahipken günümüzde bu oran %25 civarındadır. Bu konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

–Türklerin arazilerini satın almaları için devlet Yunanlılara faizsiz krediler vermekteydi. Birçok taşınmaz böylece elimizden çıktı. Ancak takdiri ilahi azınlık toprak alabilme hakkını elde edince 90’lı yıllarda ev ve tarlaların bir kısmını geri aldı.

Azınlık mensupları ekonomik baskılara maruz kalmakta mıdır?

–Azınlık mensupları devletin gözünde Türkiye’ye kaçırılması gereken bir av gibidir. Ekonomik, dini, siyasi, milli ve her alanda sinsi sinsi baskılar yapılmaktadır. Bu baskılarla azınlığın kendisini yabancı gibi hissetmesi sağlanmaya çalışılmaktadır.

Azınlık mensupları kamu görevlerine girebilmekte midir?

–Azınlık mensubu Türk’üm diyorsa hiçbir kamu işine alınmaz. Devlet yardımlarından da istifade edemez. Ama eğer azınlık mensubu Yunan Müslümanıyım derse devlet imkânlarından istifade etme yolları açılır. Bu da limon gibi suyu çekilene kadardır. Verilen imkânlar bitince bu kişiler azınlığın içinde çöp gibi kalır.

Azınlığın eğitim konusunda yaşadığı sorunlar nelerdir? Azınlığa ait okulların kapatılması ve okulların tabelalarında ki “Türk” ve “Azınlık” gibi ibarelerin kaldırılıp “Müslüman” ibaresinin kullanılmasını son yaşanan gelişmeler ışığında nasıl değerlendirirsiniz?

-Azınlığın çözüm bekleyen en acil sorunu eğitimdir. Okullarımız kapatılmaktadır. Türkiye’den gelen öğretmenimiz çok az. Yunan okullarından mezun olan öğretmenlerimizin de Türkçeleri çok zayıf. Çocuklar gelecekleri için Yunan okullarını tercih etmektedir. Zaten bu yönde baskılar da uygulanmaktadır. Azınlık ilkokullarının tabelalarından “Türk” ibaresi kaldırılmıştır. “Azınlık İlkokulu” yazmaktadır. Ortaokul ve Lise ( Birer tane var) tabelalarında da “Azınlık” ibaresi yer almaktadır.

İskeçe ve Gümülcine’deki medreselere gelince; Medreseler, Anti-Kemalistlerin Yunan devletinin onayı ile kurdukları ve Yunan emellerine hizmet eden okullardır. Son senelerde Türkiye’de de bu kişilerin güç kazanmasıyla medreselere sahip çıkılmış ve azınlık okulu oldukları dile getirilmiştir. Yunan devleti yaptığı son çalışma ile bu okulların azınlık okulu olmadığını Yunan devletinin casus okulu olduğunu tabela değişikliği yapmak suretiyle bu kişilerin yüzüne çarpmıştır. Medreseler azınlık okulu değildir ve olmayacaktır da.

Türk azınlığı yerel mahkemelerde ve Uluslararası mahkemelerde(AİHM) hak arama mücadelesinde bulunmakta mıdır? Bulunuldu ise sonuçlar ve uygulamaları nasıl olmuştur?

–Azınlık, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne İskeçe Türk Birliği ve Müftü seçimi ile ilgili şikayette bulunmak için gitmiştir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, azınlığı haklı bulmuştur. Ama Yunanistan mahkemenin kararına uymayarak müftülere makamlarını iade etmemiştir. İskeçe Türk Birliği’nin de tabelası iade edilmemiştir.

Etnik Yunanlıların Batı Trakya Türk Azınlığına bakış açısı nasıldır? Etnik Yunanlar Batı Trakya Türklerini ötekileştirecek bir yaklaşım sergilemekte midir?

-Yunanistan’da, Batı Trakya’da yaşayan halkın arasında sorun yoktur. Türk, Yunan, Müslüman ve Hristiyanlar iyi geçinmektedir. Sorun politiktir. Sorun Türkiye’den korkudur. Batı Trakya’nın Kıbrıs olma endişesidir.