Beykoz’da 9 Temmuz’da seyir halindeki motosiklete çarpması sonucu Batın Barlasçeki’nin (17) hayatını kaybettiği kazaya ilişkin yargılanan eski Kızılay Başkanı Kerem Kınık’ın kızı Fatıma Zehra Kınık Demir, ‘taksirle bir kişinin ölümüne ve birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma’ suçundan 4 yıl 2 ay hapis cezasına çarptırılmıştı.
Ancak üst mahkeme, verilen kararı bozarak dosyanın yeniden görülmesine hükmetmişti.
Bozma kararının ardından yeniden yapılan yargılamada mahkeme, sanığa verilen hapis cezasını 2 yıl 6 aya düşürdü.
Mahkeme heyeti, sanığın sabıkasız oluşu ve dosya kapsamındaki değerlendirmeler doğrultusunda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verdi.
NE OLMUŞTU?
İstanbul’un Beykoz ilçesine bağlı Kavacık Mahallesi Fatih Sultan Mehmet Caddesi’nde 9 Temmuz’da meydana gelen kazada, Fatma Zehra Kınık, Baki Sokak’tan Fatih Sultan Mehmet Caddesi’ne çıkarken motosiklete çarpmıştı.
Kazada motosikletteki sürücü Yavuz Selim Öztürk ve arkasındaki Batın Barlasçeki motosikletten düşerken sürücüsüz motosiklet de yayalara çarparak yaralanmalarına sebep olmuştu. Motosikletten düşen sürücü Öztürk yaralı kurtulurken, başını kaldırımdaki beton dubaya çarpan Barlasçeki ise yaşamını yitirmişti. Gözaltına alınan otomobil sürücüsü Fatma Zehra Kınık, çıkarıldığı mahkemece tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmıştı.
Kısa süre önce de Fatma Zehra Kınık hakkında 1 kişinin ölümüne, 2 kişinin yaralanmasına sebep olduğu olayla ilgili Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca “taksirle ölüme ve yaralanmaya sebep olma” suçlarından iddianame düzenlenmişti. Fatma Zehra Kınık’ın yargılanacağı davada ilk duruşma 30 Ekim’de görülmüştü.
İddianamede, Fatma Zehra Kınık’ın “taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma” suçundan 2 yıldan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilmişti.
Fatma Zehra Kınık Demir’e uygulanan adli kontrol kararının kaldırıldığı ortaya çıkmıştı.
Zehra Kınık, ‘taksirle bir kişinin ölümüne ve birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma’ suçundan 4 yıl 2 ay hapis cezasına çarptırılmıştı.
Kınık’ın ehliyetine ise 2 yıl süreyle el konulmuştu. Dosya istinaf mahkemesine taşınmıştı.
Dosyayı değerlendiren İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesi, yerel mahkeme olan Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nin verdiği kararı bozdu. Ceza Dairesi, ‘taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma’ suçundan ceza alan Kınık’ın müştekilerin şikayetini geri çekmesi sebebiyle ‘taksirle ölüme neden olma’ suçundan cezalandırılması gerektiğini belirtmişti.
İstinaf mahkemesi, kazada yaralanan şahısların şikayetlerini geri çekmesi sonucu dosyayı tekrar Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesine göndermişti.
1 Aralık’ta görülen dava kapsamında esasa ilişkin mütalaasını açıklayan cumhuriyet savcısı, müştekilerden Muammer Kızıl’ın kovuşturma aşamasında, yaralanan müşteki sanık Öztürk’ün ise istinaf aşamasında şikayetinden vazgeçtiğini belirterek sanığın “taksirle bir kişinin ölümüne neden olma” suçundan cezalandırılmasını talep etmişti.
Kaza anı kamerada:
Türkiye hukuk devletidir. Guguk devletidir.