Mustafa Özgür Sancar yazdı…
Her zaman değil, fakat bazen sonucu baştan söylemek uyarıcı niteliği daha yüksek etkiler yaratır.
Bu nedenle terörist Öcalan’ın yaptığı, ”barış” çağrısının PKK’yı PYD’ye dönüştüren manifesto olduğunu bir sonuç cümlesi olarak başa koymak gerekir.
TERÖR ÖRGÜTÜ, BAŞKA BİR İSİMLE KUKLA DEVLETE DÖNÜŞÜYOR
PKK, PYD ismiyle yeni bir kimlik kazandı. Fırat’ın Batısı’nda, Fırat’ın Doğusu’ndaki ile peyder pey birleşecek bir kukla devlet haline geliyor.
Öcalan’ın çağırısından sitayişle bahseden Mesut Barzani, PYD Eşbaşkanı Salih Müslim, YPG’li Mazlum Abdi bu gerçeğin yalın göstergeleri. Hepsinin amacı ABD/İsrail hamiliğinde birleşik bir Kürt devleti.
MESELE MAZLUMLAR DEĞİL, BÖLÜCÜLÜK
Türkiye içerisindeki etnikçi bölücüler ve onların kuyruğuna takılan sözde demokratlar ise ”Barış” sözcüğünü bağlamından kopartıp, kirletiyorlar. Kürt Sorunu olarak adlandırdıkları; fakat gerçekte olmayan bir soruna çözüm icat ediyorlar. Kürt kökenli yurttaşlarımızın, Türkler’den hiçbir konuda arkada kalmadıklarını, değişik örneklerle yinelemeye artık gerek yok. Çünkü son gelişmeler bir kez daha doğruladı: ortada bir mazlumlar ya da temel hak ve eşitlikler sorunu yok. Ortada bir bölücülük sorunu var. ABD/İsrail’in Büyük Orta Doğu Projesi çerçevesinde Türkiye’yi ulusal devletinden vazgeçirme dayatması var.
DEM’liler, Irak’ın Kuzeyi’nde, Suriye’de Kürt örgütleri ile yaptıkları görüşmelerle bunun bölgedeki resmini çizmeye çalıştılar.
ULUS DEVLET’TE ETNİK KÖKENLERE AYRI BİR ULUS HUKUKU ARAMAK, ULUS DEVLETİ YOK SAYMAKTIR
Bir ulus devlet içerisinde ikinci bir ulustan bahsedilemez; bahsediliyorsa orada artık bir ulus devlet kalmamış demektir.
Etnikçilerin, ana dil, Anayasa’dan Türklük ifadesinin kaldırılması ile ilgili talepleri, siyasal varlıklarının ulus devletle çeliştiğini gösteriyor.
Kürtler ve diğer etnik kökene sahip unsurlar, Türkiye Cumhuriyeti’ne vatandaşlık bağı ile bağlı yurttaşlardır. Ulusun bir parçasıdırlar. Aksini iddia etmek, tarihî ve siyasal gerçeklere kategorik olarak karşı gelmek anlamına gelir. Farklı etnik unsurlara ulus tanımlamasıyla hukuk aramak, ulusal devleti yok saymaktır. Başka bir devlet kurma planının siyasi anlatımıdır.
Mutlak biçimde bir sorundan bahsedeceksek, buna Kürt sorunu diyemeyiz. Sorun sınıfsaldır. Ezen ezilen sorunudur. Ulusun çoğunluğunu oluşturan ezilenler, Türk-Kürt tüm emekçi, yoksul hatta yok olmakta olan orta sınıftır. Ezenler ise aralarında Türk-Kürt ve diğer etnik kökene sahip, Batıcı büyük sermaye grupları ve onların siyasetteki temsilcileridir. Çözüm emekçi sınıflara dayanan, ulusal devletini koruyan, gümrük duvarları yüksek, Atatürk, Cumhuriyet ve devrimlerini savunan bir millî hükümetle gelir.
MECLİS MATEMATİĞİ, ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ
Öcalan’a yaptırılan açıklamanın iç siyasette, Cumhur İttifakı için önemi, etnik bölücü DEM’in Meclisteki 57 milletvekilinin Anayasa değişikliği üzerinden ”sınırsız başkanlık” hedefinin matematiksel koşullarını oluşturmasından ileri geliyor.
Kürt sorunu söylemleriyle bölücülerin kuyruğunda gezen ”demokratlar”, bu sarih gerçeği görmezden geliyorlar.
Etnik bölücülüğün başta emperyalizm olmak üzere, demokrasinin önünü kapatan her türlü yola geldiğini göremeyecek kadar bilinç bulanıklığı içerisindeler ya da görüp bunu çıkar yol kabul edebilecek kadar ihanete saplanmış durumdalar.
ZELENSKİY KÖTÜ ŞÖHRETLE LANETLENDİ
ABD emperyalizmi ile iş yapanların ne duruma düştüğünün en güncel örneğini Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy oluşturuyor. Trump, Beyaz Saray’ın kapısında, önce kameraların önünde, ”Kendine ne kadar çeki düzen vermişsin” diyerek, pantalon ve kazakla gezmeyi tercih eden Zelenski’nin kıyafeti ile alay etti. Onu küçük düşürdü. Ardından Oval Ofisi’te Zelenski’ye, ”Sen pazarlık yapacak konumda değilsin. ABD’ye saygısızlık yapma. Kumar oynama, milyonların hayatıyla kumar oynuyorsun. Elinde geçerli kartlar yok” diyerek azarladı. Önceden organize edildiği su götürmez bir gerçek olan bu şov, diplomasi tarihinin en bayağı toplantılarından bir tanesi olarak kayıtlara geçti. Yapılması planlanan ortak basın toplantısı iptal edildi. Trump açıkça ”Sen bizim elimizdesin, bizim paramızla savaşa girdin. Şimdi sus ve dediklerimizi harfiyen yap” diyor.
ABD verdiğinin daha fazlasını almayacağı, hiçbir işbirliğinin içerisinde olmaz.
UKRAYNA’NIN KAYNAKLARI ARTIK ABD’NİN
Washington’un hesabına göre ABD’nin, Rusya ile savaşsın diye Ukrayna için harcadığı para 400 milyar doları buldu. Trump, Vladimir Putin’le bu nedenle müzakere yaparak savaşı bitirmek istiyor.
”Savaşı bitirelim… Ukrayna ile 500 milyar dolar olan değerli madenler anlaşması yapacağım” diyor. Zelenskiy, ABD’ye gitmeden önce bunu kabul etmek zorunda kalmıştı.
Ukrayna’nın başta lityum, titanyum, uranyum olmak üzere bütün madenleri artık ABD’nin kontrolünde. Dünyadaki toplam maden rezervlerinin yüzde 5’ine sahip olan Ukrayna’nın, tahıl ve ayçiçeği başta olmak üzere büyük tarım potansiyeli bir sonraki aşamada Washington’un emrine sunulacak.
EMPERYALİST İLE DÜŞÜP KALKANLARIN YERİ KAYBEDENLER KULÜBÜ
Emperyalizmle düşüp kalkmanın zorunlu sonucu işgale uğramak, aşağılanmak, sömürülmektir.
Zelenskiy, artık, sonsuza kadar sürecek bir kötü şöhrete sahip. Hiçbir siyasal tarihçi onu iyi hatırlamayacak.
Bu bir tunç yasası, emperyalistle iş yapan, yok olmaya mahkûmdur. ABD’nin BOP (Büyük Orta Doğu Projesi) çerçevesinde Türk ulus devletini yıkmaya çalışanlar da aynı kötü şöhretle anılacak ve mutlak biçimde, kaybedenler arasında yer alacaklar.