Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, TGRT Haber TV’nin canlı yayınına katılarak eğitim gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezi sınavın sözel alanına ait soru kitapçıklarının sınav bitmeden paylaşıldığı iddialarını yanıtlayan Tekin, hassas konularda yalan haberlerin doğru haberlerden daha hızlı yayıldığını belirterek şunları kaydetti:
“Velilerin, öğrencilerin duygularını istismar eden, gasbedici insanlar var. Öğretmen arkadaşlarımızın ve okullardaki idarecilerin emeklerini gasbeden, yalan yanlış bilgiler ileri süren kişiler var. Bahsettiğiniz konu doğru. LGS sınavında soru kitapçığımız bizim arzu ettiğimiz, alenen açıklanmasını istediğimiz saatten daha önce açıklandı fakat sabah sözel kısımdaki sınav başlayıp tamamlandıktan yaklaşık bir saat sonra, saat 11.57’de sosyal medyada paylaşılıyor. Bizim istediğimiz saatten daha erken yayımlandı ama sınavın güvenliğini riske edecek hiçbir durum söz konusu değil. Buna rağmen biz o yayını yapan kişiyle ilgili gerekli suç duyurusunda bulunduk.”
Tekin, MEB’in Teftiş Kurulu’nca konuya ilişkin araştırmaların yapıldığını ve sınavın güvenliğiyle alakalı bir sorun bulunmadığını ifade ederek sınav iptalinin de söz konusu olmadığını dile getirdi.
‘HER OKUL KENDİ KIYAFETİNİ TANIMLAYACAK’
Bakanlık tarafından serbest kıyafet konusunda alınan kararın sebebine ilişkin soru üzerine Tekin, şunları söyledi:
“Artık her okul kendi kıyafetini tanımlayacak. Bunu yaparken herhangi bir marka ya da herhangi bir mağazaya yönlendirmek gibi bir durum söz konusu değil. Okul idarecilerimizden istediğimiz şey, çocukların giyecekleri kıyafeti sadece tanımlamalarıdır. Yani diyecek ki gri tişört, lacivert pantolon ya da etek, bunun malzemesi yün ya da her neyse onunla ilgili tanımlamasını yapacak. Öğrencimiz ister kendi ilinden, ister başka bir ilden o renkte o koşullara uyan kıyafetleri alıp kullanacak. Bir kararımız daha var, okul idaresinin çocuklarımızın her bir kademe için kıyafetlerini değiştirmesini istemiyoruz ki veliye ilave bir külfet ve maliyet çıkmasın. Aynı şekilde okul idarelerinin ya da okul aile birliklerinin veliyi herhangi bir satış birimine ya da mağazaya yönlendirmesini de engellemiş olduk böylece. Veli istediği yerden alışveriş yapacak.”
‘SİSTEMİ DEĞİŞTİRMEYELİM, KALSIN’ DEMEK VATANA İHANET GİBİ BİR ŞEY’
Bakan Tekin, lise ve üniversitelere girişlerde uygulanan sınavların Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin ardından değiştirilip değiştirilmeyeceğine ilişkin soru üzerine, eğitimde sistem değişikliği meselesinin uygulamada yaşanan problemlerin çözümü için atılan adımların birbirinden ayrılması gerektiğini belirtti.
Dünyada bilgiye erişim, bilginin değerlendirilmesi ve çocukların yetiştirilmesiyle ilgili her gün yeni değişikliklerin olduğuna değinen Tekin, “Dolayısıyla Türkiye’de de eğitim sistemi buna adapte olmalıdır, diyorsak bu değişiklikleri yapmak durumundayız. ‘Sistemi değiştirmeyelim, kalsın’ demek, vatana ihanet gibi bir şey… Bunu yapamazsınız. Bu çocuklarımıza yazık, ülkemizin geleceğine yazık. Bu anlamda eğitim sistemi ülkenin en dinamik yapılarından biri olmak durumunda” diye konuştu.
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin her kademenin birinci sınıfında başlatıldığını anımsatan Tekin, bir değişiklik yapıldığında diğer sınıflardaki çocukların herhangi bir mağduriyet yaşamaması için gerekli tedbirleri aldıklarını söyledi.
ZORUNLU EĞİTİM SÜRESİ KISALACAK MI?
4 artı 4 artı 4 zorunlu eğitim sistemi ile ilgili değişiklik yapılıp yapılmayacağı sorusuna da yanıt veren Tekin, şunları kaydetti:
“12 yıllık zorunlu eğitimle ilgili artık ortalama okullaşma süreleri, okulda geçirilen süreler itibarıyla OECD ortalamalarının üzerine çıkmış durumdayız. Biz orada hedeflediğimiz dünya ortalamasının üstüne çıktığımıza göre, bunu tekrar tartışabilir miyiz? Sahadan, akademik camialardan, öğretmen arkadaşlarımızdan bu konuda, bu konunun riskleriyle ilgili eleştiriler geldi. Biz de Bakanlık olarak dedik ki bunu kamuoyu tartışsın. Tartışmaların evrildiği yere göre biz de bu konuda adım atabiliriz çünkü zaten bu 12 yıllık zorunlu eğitim, yasal düzenlemeyle çözülebilecek bir konu. Biz sadece bu konudaki görüşlerimizi Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunabiliriz ama kamuoyundaki bu tartışmaları izliyoruz. Yaz aylarında da bu tartışmaları değerlendireceğiz. Nihayetinde böyle bir karar verilirse onu da yasal düzenlemeyle ilgili olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin onayına, inisiyatifine sunarız.”
‘MÜLAKAT UYGULAMASI KALKMIŞ OLACAK’
Bakan Tekin, 15 bin öğretmen atamasındaki mülakatlarda farklı bir uygulama olup olmayacağına ilişkin soru üzerine, mülakat hususunda kamera kaydı ve jüri üyelerinin gizliliği gibi birçok tedbir aldıklarını söyledi. Mülakatlarla ilgili mülakata karşı olanların yaptığı eleştiriler ve mülakatlarda adaletsizlik yapıldığına dair eleştiriler olmak üzere iki eleştirinin yapıldığını belirten Tekin, şunları kaydetti:
“Mülakatınızla ilgili bir itirazınız varsa, itirazınızı yapın. Bakın, yazılı tutanak var. Yani sizin altına imza attığınız, ‘Bana şu soru soruldu, ben de şunları söyledim’ dediğiniz tutanak metni var. Kamera kaydı var, itiraz edin. İtirazınıza göre değerlendirelim. Diyor ki, ‘Benim sınavımla ilgili bir şey yok ama benim arkadaşım Trabzon’da girdi ona daha yüksek not verildi’ diyor. Bu, şimdi ispatlanabilir değil. Onun mülakat performansı iyi olabilir.”
Yapılan itirazlarda mahkemenin kararına uygun davrandıklarını, uygulamanın bu yıl son kez yapılacağını belirten Tekin, “Önümüzdeki yıldan itibaren ilk örneği 10 bin arkadaşımızı Millî Eğitim Akademisi üzerinden artık istihdam edeceğiz. Dolayısıyla mülakat uygulaması da kalkmış olacak” diye konuştu.