İşte 12 Eylül Darbesi, bütün bu dramatik gelişmelerin üst üste yığıldığı son derece kritik bir tarihsel kavşakta gerçekleşmiştir. Hem emperyalizmin küresel düzeydeki (neo-liberal) ihtiyaçlarına hem de bölgesel düzeydeki (jeopolitik) ihtiyaçlarına aynı anda yanıt vermiştir. Öyle ki, bu taleplerin aciliyeti darbenin zamanlamasını koşullarken, her talebin son derece kapsamlı değişiklikleri dayatıyor olması da darbe rejiminin önceki darbelerle kıyaslanamayacak bir şiddetle uygulanmasına neden olmuştur.

Yazı Sona Erdi!
Yüklenemedi, lütfen tekrar deneyiniz.
12 EYLÜL’ün ekonomi politiği: îmâlât sanayi işkolunun çalışanlarına borcu başta Kıdem Tazmînâtı olmak üzere emek-yanlısı yasalar sâyesinde o denli artmıştı ki, fabrikalara haciz-memurları mârifeti ile el koymak imkân dâhiline girmişti. Peki işçiler bu fabrikaları idâme ettirebilecekler miydi? Hayır! Sermâye mallarını, birkaç ay önce UZEL traktör fabrikasında vâkî olduğu gibi, haraç-mezat satacaklardı (orada çapulcular yağmalıyor). Fabrikalar kapanacaktı. O şeref (UZEL gibi lüzumsuz fabrikaları kapatma şerefi) bugün Sn.ERDOĞAN’a nasîp olmaktadır.