Daha ne bekliyorsunuz Çavuşoğlu?

Anavatan Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu doğru zamanda geldiği KKTC’de, doğru tespitler yaptı, doğru açıklamalarda bulundu ancak yine eksik hamle ile geri döndü.

Daha ne bekliyorsunuz Çavuşoğlu?

Hüseyin Macit Yusuf yazdı…

Yapılan tespitlere gore Rum tarafı Kıbrıs Türkü ile hiçbir şeyi paylaşamk istememektedir ve bu nedenle ortak bir birliktelik de mümkün değildir. Federasyon söz konusu değildir. Durum böyle iken hala daha 2’li, 3’lü, 5’li toplantılar peşinde koşmak ve hala daha Rum’un niyetini anlamaya çalışmak doğru mudur?

Rum-Yunan ikilisinin dün Atina’dan meydan okumasına tepkisiz mi kalınacaktır?

Çavuşoğlu CB Akıncı ile düzenlediği basın toplantısında Rum tarafının aynı hastaneyi bile Türklerle paylaşmak istemediğini bizzat Anastasiadis’in kendisine söylediğini ve iki devletli çözüme yeşil ışık yaktığını anlatarak, Rum tarafının Kıbrıs Türkünün siyasi eşitliğini tüm unsurlarıyla kabul etmemesi halinde bundan sonra  egemen eşitliğe, yani iki devlete dayalı çözümün söz konusu olacağını söylemiştir. 60 yıldır Kıbrıs Türkünü eşit ortak olarak görmeyen Rumun, adayı Yunan yapmak peşinde yanıp tutuşan Rumun, geri adım atması mümkün müdür?  Allah için KKTC’yi tanıtmak, eksik hamleyi tamamlamak için neyi bekliyorsunuz?

Anavatan Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu’nun CB Akıncı ile düzenlediği basın toplantısında ve YeniErenköy’de halkla yaptığı sohbet toplantısında söylediklerine beklendiği gibi Rum tarafından tepki yağmaktadır. Rum-Yunan ikilisi gerçek çirkin yüzünü yine göstermiştir. Bunlarla ortak devlet kurmak isteyenler ile Ege’yi bir dostluk denizine dönüştürmek amacıyla adalarımızı peşkeş çekenlerin çıkaracakları derler vardır. Rum-Yunan ikilisinin tarihsel amaç ve hedeflerini iyi okuyamayanların,tahlil edemeyenlerin ve korkak siyaset izleyenlerin oturdukları koltukları işgal etmeleri doğru değildir. Halk özellikle Akıncı’ya ve Onun siyasetine teslim olanlara gereken dersi sandıkta verecektir.

ANASTASİADİS İLE MİÇOTAKİS MEYDAN OKUMAYA KALKIŞTI

Dün Atina’da biraraya gelen Güney Kıbrıs Rum Yönetimi Başkanı Faşist Eokacı/Enosisçi Anastasiadis ile Yunanistan Başbakanı Miçotakis ortak basın açıklamasında  Türkiye’ye saldırarak, Çavuşoğlu tarafından uzatılan barış elini birkez daha reddettiler.

Açıklamada, her iki liderin de Türkiye’nin gerek  Güney Kıbrıs sözde münhasır ekonomik bölgesindeki (MEB) yasa dışı faaliyetleri gerekse de kapalı Maraş bölgesini iskanı açmaya yönelik faaliyetlerinden duydukları endişeyi dile getirdikleri ve bu konuda Avrupa Birliğinde ilgili makamlara bilgilendirecekleri, aynı zamanda Yunanistan’ın Kıbrıs’ta yaşayabilir bir çözümü desteklediği!, bu çözümün ön şartlarının ise yabancı işgal ordularının bölgeden ayrılması, garantilerin kaldırılması ve de uluslararası hukuka uygun Avrupa Birliği’ne normlarında bir devlet kurulması konusunda olduğu, ayrıca Türk Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun işgal bölgesine yaptığı ziyarette ki açıklamalarınında kınandığı ifadelerinin yer aldığı öğrenildi.

Bu şartlarda Çavuşoğlu’nun önceki gün önerdiği başından Rumların kabul etmesi gereken tüm unsurları ile siyasi eşitliğe dayalı ve Kıbrıs Türklerinin güvenliğini sağlayacak bir zemin çerçevesinde müzakerenin yeniden başlaması ihtimali de anlamsızlaştı.

ÇAVUŞOĞLU’NUN AÇIKLAMALARINA GÜNEY KIBRIS’TAN TEPKİ YAĞDI

Çavuşoğlu’nun KKTC ziyareti, temasları ve yaptığı açıklamalar Rum basınında geniş yer bulurken, Rum hükümet yetkilileri ve siyasi partileri de Çavuşoğlu’nun açıklamalarına beklendiği üzere tepki gösterdiler.

Fileleftheros gazetesi “Her Şeyi Kendilerine İstiyorlar – Çavuşoğlu ve Akıncı Siyasi Eşitliği ve Doğal Gazı Öne Çıkardılar – Çavuşoğlu’na BM ve AB’ye Girişimlerle Yanıt” başlıkları altında verdiği haberinde, Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun KKTC’ye gerçekleştirdiği ziyareti, Gazimağusa’da konsolosluk açılacağını açıklaması, kapalı bölge Maraş’ı ziyareti ve Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’yla yaptığı görüşmeye ayrıntılarıyla yer verdi.

Gazete, Rum hükümetinin ise, Çavuşoğlu’nun KKTC’deki açıklamaları ve gerçekleştirdiği eylemler karşısında sadece açıklama yapmakla yetinmeyeceğini, BM ve AB nezdinde girişimlerde de bulunacağını yazdı.Habere göre Rum hükümetinden diplomatik bir kaynak gazeteye yaptığı açıklamada, Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’in konuyu New York’taki temasları sırasında BM Genel Sekreteri’yle görüşeceğini ifade etti.

AKINCI ANASTASİADİS ANLAŞTI, TÜRKİYE BOZDU!!!

Söz konusu kaynak ayrıca, Akıncı-Anastasiadis arasında 9 Ağustos tarihinde gerçekleştirilen görüşmede varılan uzlaşıların uygulanması durumunda çözüm sürecinin başlaması konusunda bir sonuca varılmış olacağı iddiasında bulundu. Bu iddia oldukça önemlidir. Bu konuda gazetemiz Volkan da yayın yapmış ,KKTC Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Özersay’ın Ankara’yı uyarmasıyla devreye girdiğini ve Lute’un hazırladığı referans belgesine özellikle siyasi eşitlik konusunda ekleme yapılmasını talep ettiğini ve Anastasiadis’in ise buna şiddetle karşı çıktığını duyurmuştuk… Ankara müdahale ederek oynanmakta oyunu bozmuş ve olası bir felaketi daha engellemiştir.

HRİSTODULİDİS DE TÜRKİYE’Yİ SUÇLADI,AKINCI’YA LAF YOK!

Rum Dışişleri Bakanı Nikos Hristodulidis ise Kıbrıs sorununun çözümü müzakerelerinin başlamamasının sorumlusunun Türkiye olduğunu iddia ederek Çavuşoğlu’nun açıklamalarının ise bunun bir diğer kanıtını teşkil ettiğini savundu.Gazete, Rum Dışişleri Bakanlığı’ndan da yazılı bir açıklama geldiğini, açıklamada, Gazimağusa’da konsolosluk açılması kararının “bölücü bir eylem olduğu” vurgusunun yapıldığını yazdı.Habere göre söz konusu açıklamada, Türkiye’nin bu eyleminin, “bölücü tüm eylemleri kınayan 550 sayılı BM kararını çiğnediği” iddiasında bulunularak, Rum hükümetine göre bu eylemin, Türkiye’nin yeni, kabul edilemez oldubittiler yaratma ve müzakerelerin yeniden başlama umutlarını baltalama olduğu vurgulandı.Türkiye’nin bu eylemlerinin engellenmesi için gerekli tüm girişimlerin yapılacağı ve müzakerelerin Crans Montana’da kaldığı yerden yeniden başlaması için gerekli koşulların oluşturulması için çabalamaya devam edileceği de açıklamada ifade edildi.

PRODROMU: “ORTAMI SABOTE EDİYORLAR”

Rum Hükümet Sözcüsü Prodromos Prodromu Çavuşoğlu’nun ziyaretini sert bir dille eleştirdi.

Habere göre Prodromu açıklamasında özetle, Çavuşoğlu’nun KKTC ziyareti ve bu sırada gerçekleştirdiği eylemlerle yaptığı açıklamaların Kıbrıs sorununda yaşanan durağanlığın sorumlusunun Türkiye olduğunun bir diğer kanıtı olduğu iddiasında bulundu.Çavuşoğlu’nun ziyaretinin “ortamı sabote etmeyi ve BM Genel Sekreteri’nin çabalarını engellemeyi hedefleyen kışkırtıcı bir eylem” olarak nitelendiren Prodromu, Çavuşoğlu’nun Anastasiadis’e yönelik sözlerinin ise Türkiye’nin kendini ortaya çıkarmasından başka bir şey olmadığını savundu.

Prodromu, Çavuşoğlu’nun açıklamalarının, Kıbrıs Rum tarafının içerisinde çatlaklar yaratmayı hedeflediğini belirterek asıl konunun, Türkiye’nin bu “faydasız, saldırgan tutumunu terk ederek, Anastasiadis ile Akıncı arasında varılan uzlaşıya ve referans şartlarında uzlaşıya varmak için BM’yle yürütülen müzakerelerin gerçekleştirildiği zemine rıza göstermesi olduğu” iddiasında bulundu.

RUM SİYASİ PARTİLERDEN KINAMA

Gazete haberinin devamında, Çavuşoğlu’nun KKTC ziyareti sırasında yaptığı açıklamaların Rum siyasi partilerinin tümü tarafından sert bir şekilde kınandığını yazdı.

Gazete, Rum siyasi partilerin, özellikle Çavuşoğlu’nun Gazimağusa’da başkonsolosluk açılacağı, doğal gaz ve Türkiye’nin Güney Kıbrıs’ın sözde MEB’indeki eylemleri konularında yaptığı açıklamaları sert bir dille kınadıklarını belirtti.

DİSİ Başkanı Averof Neofitu, Anastasiadis’e yönelik tam desteğini vurguladığı açıklamasında, Çavuşoğlu’nun açıklamasının kabul edilemez olmasının yanı sıra Türkiye’nin niyetlerini açıkça ortaya koyar nitelikte olduğu iddiasında bulundu.

AKEL, Çavuşoğlu’nun açıkladığı üzere, Gazimağusa’da başkonsolosluk açılmasının yeni bir kışkırtma ve yasadışılık eylemi olduğu iddiasında bulunarak bu eylemin müzakerelerin yeniden başlaması çabalarını baltaladığını savundu.

DİKO’nun açıklamasında, Türk uzlaşmazlığının zirve noktasına ulaştığı ve bunun ciddi bir karşılığı gerektirdiğini belirterek “son yıllarda yürütülen başarısız politikaların bir başarısızlıktan diğerine gidilmesine yol açtığı” değerlendirmesinde bulundu.

EDEK, Dayanışma Hareketi, Çevreciler, Vatandaşlar İttifakı ve ELAM da yaptıkları açıklamalarda Çavuşoğlu’nun ziyareti ve açıklamalarını kabul edilemez şeklinde nitelendirerek sert bir biçimde kınadılar.

Rum Basınının ve Rum siyasilerin feveran etmesi,Türkiye’yi suçlaması ,son dakikada Türkiye’nin Lute’a yaptığı müdahalenin ne kadar yerinde olduğunu göstermektedir. Çavuşoğlu’nun açıklamalarına Anastasiadis ile Miçotakis’in de tepki göstrmesi federasyon zeminini 1000.kez ortadan kaldırmıştır. Bundan sonra yapılması gereken egemen eşitliğimizi ön plana çıkarmak ve buna parallel olarak KKTC’nin tanınması kampanyasını başlatmaktır. Gerekli olan ve eksik kalan hamle budur…