'7 Şubat MİT kumpası' davasında tahliyeler

FETÖ'nün, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'ne karşı açıktan giriştiği ilk operasyon olarak tanımlanan ve MİT Başkanı Hakan Fidan'ın da aralarında bulunduğu bazı kamu görevlilerinin ifadeye çağrıldığı 7 Şubat 2012'deki "MİT kumpası"na ilişkin 14'ü tutuklu, 15'i firari 34 sanığın yargılandığı davada, 6 sanığın tahliyesine karar verildi.

'7 Şubat MİT kumpası' davasında tahliyeler
İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesince Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi karşısındaki salonda kapalı olarak yapılan duruşmada, sanık savunmalarının alındığı öğrenildi.

Dosya kapsamında bazı tanıkların da dinlenildiği duruşmada, sanıklar ve avukatlarının taleplerinin alındığı bildirildi.

Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, tutuklu sanıklardan Aykut Güçlü, Oğuzhan Ceylan, Fazıl Adnan İzgi, Mehmet Deveci, Veli Tuluy ve Erkan Ünal'ın, "yargılamanın geldiği aşama, tutuklulukta geçirdikleri süre, kaçma şüphesinin bu aşamada bulunmaması, savunmalarının alınmış olması ve delilleri karartma şüphelerinin ortadan kalması" nedenleriyle adli kontrol şartıyla tahliyelerine karar verdi.

Heyet, sanıklar Yurt Atayün, Faik Şaşmaz, Kazım Aksoy, Erol Demirhan, Nuh Mehmet Damacı, Ayhan Albayrak, Ali Fuat Yılmazer ve Mustafa Gökkılıç'ın ise tutukluluk hallerinin devamına hükmetti.

Çağrılmalarına rağmen duruşmalara katılmayan tanıklar ve müştekiler hakkında zorla getirme kararı çıkarılmasına karar veren heyet, duruşmayı erteledi.

İDDİANAMEDEN

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca 15'i firari 34 sanık hakkında hazırlanan iddianamede, emniyet ve yargı kurumlarının içine sızan FETÖ'cülerin, Türkiye Cumhuriyeti'nin Çözüm Süreci'nde yürüttüğü politikalardan dolayı MİT'i terör örgütü PKK/KCK ile ilişki içindeymiş gibi göstererek, 7 Şubat 2012'de MİT Başkanı Hakan Fidan'ın da aralarında bulunduğu bazı görevlileri ifadeye çağırma ve yakalama kararı çıkarma şeklinde kumpas kurguladıkları belirtiliyor.

İddianamede, aralarında FETÖ elebaşı Fetullah Gülen'in de bulunduğu 15 sanık hakkında "Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme", "silahlı terör örgütü kurma ve yönetme", "devletin gizli kalması gereken bilgilerini siyasal veya askeri casusluk amacıyla temin etme", "gizliliğin ihlali" ve "nitelikli resmi belgede sahtecilik" suçlarından birer kez ağırlaştırılmış müebbet ve 26 yıl ile 53 yıl arasında değişen hapis cezaları talep ediliyor.

Diğer sanıkların da yine benzer suçlardan birer kez ağırlaştırılmış müebbet ile 26,5 yıldan 45,5 yıla kadar ayrı ayrı hapisle cezalandırılmaları isteniyor.

İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi, iddianame ekinde yer alan belgelerin milli savunmaya ve milli güvenliğe ilişkin devlet sırrı olabilecek nitelikte belgeler olma ihtimali bulunduğundan devlet sırrı sayılmasına karar verip bu evrakın incelenmesinin ve belgelerden örnek alınmasının mahkeme heyeti haricinde kalan kişiler yönünden yasaklanmasına hükmetmişti.

YAYIN YASAĞI VE KAPALI OTURUM KARARI

Davanın 22 Haziran'daki ilk duruşmasında hazır bulunan MİT'i temsilen Hazine ve Maliye Bakanlığı avukatı, yargılamanın kapalı oturumlarda yapılmasını talep etmişti.

Mahkeme heyeti, kamu güvenliğini tehlikeye sokabilecek belge ve bilgilerin ortaya çıkma ihtimali nedeniyle ilgili yasa gereği duruşmaların kapalı yapılmasına, duruşma içeriğiyle ilgili yayın yasağı getirilmesine karar vermişti. 

Duruşma içeriğinin yayınlanması halinde suç duyurusunda bulunulacağına hükmeden mahkeme, taraflar dışındaki herkesi salondan çıkartmıştı.