MERVE DUMAN/ VERYANSIN TV
Muğla’nın Yatağan ilçesindeki Deştin ve Menteşe ilçesine bağlı Bayır mahalleleri arasında “Muğla Çimento” tarafından 7 bin 751 dönümlük arazide kurulmak istenen çimento fabrikasına karşı başlatılan direniş sürüyor.
Deştin’de yapılmak istenen çimento fabrikasına verilen ‘ÇED olumlu’ kararına karşı açılan dava sonrasında açıklanan bilirkişi raporu korkunç gerçeği ortaya çıkarmıştı. Raporda, Deştin halkının 17 senedir direndiği projenin; tarım, orman alanları ve yer altı sularını doğrudan etkileyeceği belirtilip “Faaliyet sahasının yer altı ve yer üstü su kaynaklarına yakınlığı sebebiyle ekolojik bütünlük çerçevesinde tüm canlıları zincirleme olumsuz etkileyecektir.” denilmişti.
‘DEŞTİN İÇİN ADALET’ NÖBETİ BAŞLADI
9 bilirkişi oy birliğiyle “ÇED raporu iptal olmalıdır” demişken; Muğla 2. İdare Mahkemesi’nden yürütmeyi durdurma kararını çıkmadı. Fabrikanın oldu bittiye getirilmeye çalışıldığını söyleyen vatandaşlar, Muğla İdare Mahkemesi’nin önünde “Deştin için adalet” dedi.
Ellerinde “Çimento fabrikasına hayır”, “Adalet”, “Köyümüze sahip çıkalım” ve “Gecikmiş adalet, adalet değildir” yazılı pankartlar bulunan bölge halkı, mahkeme önündeki nöbetlerine başladı.

KÖYLÜNÜN İSYANI: KANSER OLMAK İSTEMİYORUZ
Mahkeme önünde konuşan bir vatandaş, “Bir senedir ayaz, kış demedik. Neden hukuk, adalet bizden yana dönmüyor. Herkes çimentodan yana oldu. Bizim zaten köyümüzde çimento fabrikamız çok. Gitsinler başka yere yapsınlar. Biz bu köylerde nefes almak, yaşamak istiyoruz. Kanser olmak istemiyoruz. Bizi bıraksınlar, Deştin Çayı’nı özgür akıtsınlar.” diyerek isyan etti.
‘KEŞİF MASRAFINI YATIRTTI, DAVAYI SÜRE AŞIMI NEDENİYL REDDETTİ’
“Deştin İçin Adalet Nöbeti”nin ilk gününde, bölge halkı adına basın açıklamasını Deştin Çevre Platformu Eşsözcüsü Haluk Özsoy okudu. Özsoy, “Muğla cennet kalacak, Deştin Çayı özgür akacaktır.” ifadelerini kullandı.

Çimento direnişinin başlama noktasının anlatıldığı açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Çimentocu şirket Bayır ve Deştin ortak sınırına Tekağaç Mevkiine kurmaya çalıştığı Entegre Çimento Fabrikası inşaatına 2022 yılının ocak ayında başladı. Vakit geçirmeden bu inşaatın durdurulması için Menteşe Kent Konseyi, Akdeniz Yeşilleri Derneği ve 8 Deştinli köylü tarafından hem bakanlığın onayladığı Entegre Çimento Fabrikası 2.ÇED Olumlu raporuna, hem de Menteşe Belediyesi’nin vermiş olduğu inşaat ruhsatına karşı davalar açıldı.
Bu davaları Deştin Tarımsal Kalkınma Kooperatifi’nin ve Muğla Yeşil Yaşam Derneği’nin açtığı ÇED iptal davaları izledi. 2 Nolu İdare Mahkemesi, dava açıldığı dönemde önce bilirkişi keşfi yapılacakmış gibi keşif masraflarını yatırttı sonra da davayı süre aşımı nedeniyle reddetti. Halbuki dava dosyasında 31 Aralık 2014 tarihinde bakanlıkça verilmiş 2.ÇED Olumlu Raporunun halktan gizlendiği, belediyelere ve muhtarlıklara bildirim yapılmadığı açıkça belliydi.

‘İNŞAATIN DEVAM ETMESİNİ TEŞVİK ETTİ’
Dava Danıştay’da 22-09-2022 tarihinde köylülerin lehine sonuçlanınca 2 Nolu İdare Mahkemesi’nde tekrar görülmeye başlandı ama bu arada 8 ay kaybedildi. Muğla 2 Nolu İdare Mahkemesi adalet dağıtması amacıyla kurulmuş adil bir mahkemenin yapması gerekeni yine yapmayıp çimentocu şirketin inşaat faaliyetini durdurması için verilmesi gereken yürütmeyi durdurma kararını yine vermedi ve inşaatın devam etmesini teşvik etmiş oldu.
23 Nisan 2023’te bilirkişiler tarafından sahada keşif yapıldı. Bilirkişilere önce 30 gün, sonra ilave 60 gün toplam 90 gün süre verildi. Bu süre zarfında tekrar yürütmeyi durdurma talep edildi, kabul edilmedi. Böylece çimentocu şirket 3 ay daha kazanmış oldu.
04 Mayıs 2023 tarihinde Bilirkişi raporunu teslim etti. 9 kişilik bilirkişi heyeti oy birliği içinde 2.ÇED Olumlu Raporunun iptalini istedi. Mahkeme yine çimentocu şirket için yürütmeyi durdurma kararı vermedi.
İptal edilmiş 1.ÇED raporu ile 2.ÇED raporu birbirinden iki ayrı rapordur. 2.ÇED raporu her ne kadar 1.ÇED raporundan kopyala yapıştır şekilde hazırlanmış bir rapor da olsa biri 52 hammadde ocağını ve 36000 dönüm alanı diğeri 13 hammadde ocağını ve 7751 dönüm alanı kapsamaktadır. Bir kere kapsadıkları alan olarak farklıdır. 2.ÇED Raporu ayrıca 1.ÇED raporunun eksiklerinin giderilmiş hali de değildir, çünkü 2.ÇED Raporu 2015 yılı başında kesinleştiğinde 1.ÇED Raporunun 2.Bilirkişi heyeti çalışmasını yapıp sunmamış ve 1.ÇED raporu daha iptal edilmemişti.

‘ÇİMENTOCU ŞİRKET İNŞAATI BİTİRMEK İÇİN VAR GÜCÜYLE ÇALIŞIYOR’
Bütün bunlara rağmen mahkeme çimentocu şirketin istekleri doğrultusunda 1.ÇED ile saptanan eksiklerin giderilip giderilmediğine dair saçma ama bir o kadar tehlikeli bir istekle bilirkişi heyetinden Ek Rapor istedi ve 2 haftalık süre verdi.
Ek raporun bilirkişi heyetine elden teslim tarihi 8 Haziran 2023. Buna 15 gün ilave edersek bilirkişi heyetinin raporu bitirip teslim etmesi gereken tarih 23 Haziran 2023. Yani kurban bayramı tatili öncesinde raporun teslim edilmesi gerekirdi. Ama teslim edilmedi.
Bugün 13 Temmuz 2023, ek raporun teslim edilmesi gereken tarihi 20 gün geçmiş vaziyette. Gecikme sebebi hakkında tarafımız mahkemece bilgilendirilmemiştir. Çimentocu şirket yürütmeyi durdurma kararı da verilmediği için bunu fırsat bilerek inşaat bitirmek için var gücüyle çalışmaktadır.

‘MAHKEMENİN YAPMASI GEREKEN YÜRÜTMEYİ DURDURMA KARARI VERMESİDİR’
ÇED raporlarının düzenleniş nedeni kurulmak istenen sanayi tesisinin yer seçiminin ve verilen bilgilerin doğru olup olmadığı, çevreye zarar verip vermediği, zarar veriyorsa bu zararın önlenmesi için gerekli tedbirlerin alıp alınmadığı, bu projenin yapılmasında bir kamu yararı olup olmaması hakkında özetle bu sanayi tesisinin bahsedilen yerde kurulup, kurulamayacağını karara bağlayan bir çalışmadır. Bu raporun yanlış olduğuna dair itirazda bulunulmuş ve iptali için dava açılmış ise mahkemenin yapması gereken dava sonuçlanıp, bir karara varıncaya kadar yürütmeyi durdurma kararı vermesidir. Ama bu yapılmamıştır, mahkeme bu yanlışında direnmektedir. Dava tarihinden bu yana 18 ay yani 1,5 yıl geçmiştir.

‘MUĞLA CENNET KALACAK’
Bizler mahkemenin bilirkişi raporuna rağmen 1,5 yıldır yürütmeyi durdurma kararı vermemesini tarafgir buluyor ve bu tutumunu protesto ediyor ve bir an ön önce yürütmeyi durdurma kararı vermesini ve bilirkişi heyetinin verdiği raporu da baz alarak 2. ÇED Olumlu raporunun iptalini talep ediyoruz. 2.ÇED raporu iptal edilene kadar direnişimizi mahkeme önünde sürdürmeye devam edeceğiz. Yaşasın mücadelemiz. Muğla cennet kalacak, Deştin Çayı özgür akacaktır.”

17 YILDIR DURMAYAN DİRENİŞ NASIL BAŞLADI?
Köylülerin mücadelesi geçen ay, ‘fabrikanın kalbi’ olarak niteledikleri klinker kazanının getirileceğini duymalarının ardından iş makinelerinin fabrikaya çıkmasını engellemek için nöbet tutmaya başlaması ve jandarma tarafından gözaltına alınmalarının ardından ses getirmişti.
Konuya ilişkin Veryansın Tv’ye konuşan Avukat Nuray Şahbudak, olumlu ÇED raporuna karşı açtıkları ilk davayı kazandıklarını ancak ilk ÇED raporunda sadece küçük değişiklikler yapılarak yeniden onaylandığını söylemişti. Bu rapora karşı da dava açtıklarını belirten Şahbudak, bilirkişi heyetinin bölgeyi incelemeye geldiğini ancak raporun hâlâ çıkmadığını söylemişti. Gözaltına alınan vatandaşlar ise adli kontrol ve yurtdışı yasağı kararı ile serbest bırakılmıştı.
Şirket TIR’larının fabrikaya geçişini engellemek için gece gündüz demeden direnerek sesini duyuran bölge halkını sevindirecek bir gelişme yaşanmış ve çimento fabrikasına verilen ‘ÇED olumlu’ kararına karşı açılan dava sonrasında bilirkişi raporu açıklanmıştı. Raporda, projenin kamu yararına olmadığı, tüm canlıları zincirleme olumsuz etkileyeceği, yer altı sularını tehdit ettiği ve fabrikanın büyük bir bölümünün ormanın içerisinde olmasına karşın Orman Yangınlarıyla Mücadele Eylem Planı olmadığı belirtilmişti.

