MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin, terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan’a yönelik çağrısıyla başlayan süreçle ilgili gelişmeler sürüyor.
Bahçeli bugün yaptığı yazılı açıklamasında “Önümüzde ihmali ve ihlali düşünülemeyecek altın bir fırsat bulunmaktadır” diyerek, “DEM Parti’nin sağduyulu, soğukkanlı, sıcak mesajlarının yanı sıra tutarlı ve istikrarlı adımlarını muhafaza gayreti sonucunda Türkiye partisi olmasının önü de açılacaktır” görüşünü savundu.
Bahçeli’nin DEM Partisi ile ilgili yorumuna benzer bir görüşün AKP cephesinden de geldiği öğrenildi.
AKP’li üst düzey isimlere göre, DEM Parti’nin merkezi siyasete entegre olma isteği, PKK’nin silah bırakmasıyla “terör yükünden kurtulmasını” sağlayabilir.
Gazete Duvar’da yer alan haber göre, 2015 seçimlerinde Selahattin Demirtaş liderliğinde HDP’nin elde ettiği 80 milletvekilini hatırlatan bir siyasetçi, o dönemde farklı bir siyasi pozisyon alınması halinde HDP’nin ana muhalefet partisi olabileceğini savundu. Bugün CHP’nin iç sorunlarla boğuştuğunu belirten yetkili, DEM Parti’nin doğru adımlar atması halinde ana muhalefet olma potansiyeli taşıdığını öne sürdü.
AKP cephesinden gelen yorumlara göre, DEM Parti son seçimlerde kurduğu ittifaklar nedeniyle bağımsız hareket etme kabiliyetini kaybetme ve tabanını başka partilere kaptırma riskiyle karşı karşıya. Ancak bu süreçte “Türkiye partisi” olma yolunda önemli bir adım atabilir.
İKİNCİ AÇILIM SÜRECİ
Devlet Bahçeli’nin 22 Ekim 2024’te MHP TBMM Grubu Toplantısı’nda terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan’a hitaben “Terörist başının tecridi kaldırılırsa gelsin TBMM’de DEM Parti Grup Toplantısı’nda konuşsun. Terörün tamamen bittiğini ve örgütün lağvedildiğini haykırsın” demesi ve bu koşulla “umut hakkı”ndan yararlanma çağrısı yapmasıyla başlayan süreç sonunda 27 Şubat’ta terörist başı Öcalan açıklamasını yaptı.
Öcalan, süreçte yaşanan son gelişmede kendisiyle görüşme yapan İmralı heyeti aracılığıyla terör örgütüne ”silah bırakma ve kendini feshetme” çağrısı yaptı.
Öcalan çağrısında, “Tüm gruplar silah bırakmalı ve PKK kendini feshetmelidir” dedi.
Öcalan çağrısına ek olarak, “Bu perspektifi ortaya koyarken, şüphesiz pratikte silahların bırakılması ve PKK’nın kendini feshi, demokratik siyaset ve hukuki boyutun tanınmasını gerektirir” notunu düştü.
Terör örgütü PKK’nın Yürütme Komitesi, silah bırakma için Öcalan’ın serbest bırakılmasını şartı koştu.
Terör örgütünden yapılan açıklamada, Öcalan’ın istediği gibi parti kongresini toplamak için hazır olduklarını, ancak bunun gerçekleşmesinin “uygun güvenlikli ortamın oluşması ve kongre başarısının” Öcalan’ın “bizzat yönlendirmesi ve yürütmesi” şartına bağlandı.
Terör örgütü, “Şimdiye kadarki savaş yönetiminin tüm hata ve yetersizliklerini birlikte yaptıklarını, ancak barış ve demokratik toplum döneminin yönetimini sadece Öcalan’ın yapabileceğini” ileri sürdü.
Öcalan’ın çağrısının başarıyla hayata geçmesi için ”fiziki özgür yaşar ve çalışır koşullara kavuşması, arkadaşları dahil istediği herkesle engelsiz ilişki kurabilmesi gerektiği” kaydedilen açıklamada, ”Bunun gereklerinin devletin ilgili kurumları tarafından yerine getirileceğini umut ediyoruz” ifadesi kullanıldı.
Terör örgütünden yapılan açıklamada, Öcalan’ın çağrısının “kesinlikle bir son olmadığı tersine yepyeni bir başlangıç olduğu, çağrının içeriğine büyük bir sorumluluk ve ciddiyetle yaklaşıp her alanda başarıyla hayata geçirmenin tarihi öneme sahip olduğu” kaydedildi.
PKK’nın Suriye’deki uzantısı PYD/YPG ise Öcalan’ın ‘silah bırakma’ çağrısının kendilerini kapsamadığını savundu.
DEM Parti Eş Genel Başkanı Hatimoğulları da Öcalan’ın çağrısında YPG’ye yönelik bir ifadenin geçmediğini ifade etti. MHP’den Hatimoğulları’nın YPG ile ilgili sözlerine sözlerine tepki geldi.



