1. Haberler
  2. Siyaset
  3. Erdoğan açılım süreci için ‘takdir’ etti… Özgür Özel yanıt verdi: Biz tutarlı adamlarız

Erdoğan açılım süreci için ‘takdir’ etti… Özgür Özel yanıt verdi: Biz tutarlı adamlarız

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, açılım sürecindeki tutumu nedeniyle kendisini 'takdir' eden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a tepki gösterdi. "Devlet Bahçeli'ye teşekkür vermiş. Bize takdirname verecek. Bak kardeşim ben CHP'nin Genel Başkanıyım. Benden önceki de, ondan önceki de, ilkinden sonuncusuna biz tutarlı adamlarız" diyen Özel, "Bundan önceki çözüm sürecinde biz aynı şeyleri söylüyorduk" ifadelerini kullandı. Özel ayrıca, Erdoğan'ın yerel yönetim yasasında değişiklik çağrısına da yanıt verdi.

featured

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, engelli haklarına dikkat çekmeyi amaçlayan “Kırmızı Bayrak” Projesi tanıtım etkinliğine katıldı. Özel burada yaptığı konuşmada Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açıklamalarına yanıt verdi.

İlişkili Haber
thumbnail

PKK’nın ‘fesih’ bildirisinden sonra Erdoğan’dan ‘kayyım’ çıkışı

Haberi görüntüle

Anka’nın aktardığına göre Özel, şöyle konuştu:

‘BİR YASA ÇALIŞILACAKSA HEP BİRLİKTE OTURULUR ÇALIŞILIR’

Bugün Sayın Erdoğan grup konuşması yaptı. Konuşmasında Yerel Yönetim Yasası’nı yeniden görüşme teklifinde bulunmuş. Biz gerçekten bunu uzun süredir Sayın Zeybek tarafından gündeme getiriliyor. Tüm siyasi partilere ziyaretlerde bulunuldu. Sayın Bakan’la yaptıkları ziyaretlerde bu yasanın mutlaka el birliğiyle ve AK Partili, MHP’li, CHP’li, İYİ Partili, Yeniden Refahlı, DEM’li belediye başkanlarının müşterek görüşleri ve talepleri alınarak, yerel yönetimler güçlendirilerek, üzerilerindeki vesayet baskısı ortadan kaldırılarak hayata geçirilmesi lazım. Tabii bu konuda CHP’nin yaptığı yapıcı uyarılar dikkate alınmadığı için ortaya çıkan sistemik zorluklar bir yana bir yandan Erdoğan’ın belediyeler üzerindeki siyasi baskılarını ortadan kaldırması lazım. Ben Erdoğan’ın teklifine elbette diyoruz. Biz bir yasa çalışılacaksa hep birlikte oturulur çalışılır.

‘GEÇMİŞTE PKK’DA DEĞİL DEM’DE SİYASET YAPTI DİYE BELEDİYE MECLİS ÜYEMİZİ İÇERDE TUTUYORSUNUZ’

Abdullah Öcalan’ın kurduğu parti, ne o PKK. O partiyle müzakere yürütüyorsunuz. Abdullah Öcalan’a ağız dolusu teşekkür ediyorsunuz. PKK’lıların yaptığı faaliyetler son buluyor. Onlara ceza kanununda düzenlemeler konuşuyorsunuz. Bir kısmı oraya gidecek, bir kısmı buraya gidecek, bir kısmı gelecek… Geçmişte PKK’da da değil DEM’de siyaset yaptı diye belediye meclis üyemizi ya da Halkların Demokratik Kongresi toplantısına katıldı diye belediye meclis üyelerimizi içeride tutuyorsunuz. Başkan yardımcılarımızı içeride tutuyorsunuz. Bunun iler tutar tarafı yoktur.

‘ADIM ATACAKSANIZ ADALETLİ BİR ADIM ATIN’

Erdoğan’ın bugün attığı adıma cevabımız şudur; adım atacaksanız bütünsellik içinde adaletli bir adım atın. Tutuksuz yargılama istiyoruz bütün arkadaşlarımız için. TRT’den canlı yayın istiyoruz. TRT iftiraları veriyor. Yanıtlarını vermiyor. Canlı yayında yargılama istiyoruz. Hodri meydan. Biz arkadaşlarımıza güveniyoruz. Onlara kefiliz. Hadi bakalım TRT. Kendine güveniyorsan, iftiraları akşamleyin bütün gece döndürüyorsun, cevapları dinleyin de utanın bakalım. Yarın Ekrem Başkanı Silivri’de ziyaret edeceğim. Selamınızı götüreceğim. Sizin gözünüzün içinden aldığım selamı Ekrem Başkan’ın gözünün içine baka baka söyleyeceğim. Ne oldu? 55 gün geçti. Bir ay sonra dediği iş olmadı.

ERDOĞAN’IN ‘SUÇ ÖRGÜTÜ ORTAYA ÇIKTI’ SÖZLERİNE YANIT

Ama şimdi bugün yeni bir şey söylüyor. Diyor ki güya ispatlayacaklardı, şimdi diyor ki ‘Bir suç örgütü ortaya çıktı. Bu suç örgütünün başı İstanbul’da. Kolları Anadolu’da bir ahtapot gibi. Bazı kolları yurt dışında. Milli güvenliğe bile tehdit oldukları ortaya çıktı.’ Hani bir ay içinde çıkacaktı? Ne çıktı? Hangi belge, bilgi çıktı? Bir tek umudun var, insanları çoluğuyla çocuğuyla tehdit edip itirafçı ol diye iftiracılığa zorluyorlar. Onu da başaramadılar. Oradan bir tane ifade almış bir şey yok. Buradan bir tane ifade almış bir şey yok. Olsa ne yazar? Sen adamı, kadıncağızı tutup ’30 yıl seni içeride tutarım. Ama at iftirayı Ekrem’e çocuklarının yanına koş’ deyip de bunu içeride bulunan 100’e yakın kişi defalarca söyleyip de içinden biri yılıp da evladı için hasta annesine kavuşmak için senin iftiranı itiraf diye imzalasa ne yazar? Sen milletin gönlünde artık beraat etmiş olan Ekrem İmamoğlu’nu iftiralarla mahkum edemezsin. Olmayacak bu.

ERDOĞAN’IN ‘AÇILIM’ TAKDİRİ

Ve açık açık söyleyeyim, bugün Sayın Erdoğan çıkmış, ‘Özgür Özel’i takdir ediyorum. Süreçteki tutumuyla.’ Devlet Bahçeli’ye teşekkür vermiş. Bize takdirname verecek. Bak kardeşim ben CHP’nin Genel Başkanıyım. Benden önceki de, ondan önceki de, ondan önceki de ilkinden sonuncusuna biz tutarlı adamlarız. Biz joystickle yönetilen siyasetçiler olmadık, olmayız. Bizim bir yerde düğmemiz yok. Basılınca ak diyelim, öbürüne basılınca kara diyelim. Biz tarihsel bir tutarlılık içinde Kürt meselesinin demokratik yollardan halledilmesini savunuruz. Kimseye haksızlık yapılmasın, eşitsizlik yapılmasın. Türk’ü de Kürt’ü de Alevi’si de Sünnisi de tam olarak eşit olsun. Bugün herkesten vergi toplarsın, caminin masrafını ödersin, Cemevinin ödemezsin. İmama maaş verirsin, müezzine maaş verirsin ama dedeye gelince onu din görevlisinden saymazsın. Maaş alırken, vergi alırken herkes eşit, askerlik yaparken herkes eşit, hizmet yaparken Aleviler daha az eşit. Hizmet yaparken Kürtler daha az eşit. Bunlar doğru işler olmadığı için biz deriz ki demokrasi olsun, herkese eşitlik olsun. Kimseyi ne ayrıcalıklı ne de eşitsiz bir konuma koymayalım herkes eşit olsun deriz.

‘TAKDİRLİK, TEŞEKKÜRLÜK BİR DURUM VARSA DÖN BİR ORTAĞINA BAKALIM’

Şimdi gelmiş dün açıklandı. Biz diyoruz ki ‘Silah bırakılacaksa eyvallah, şehit gelmeyecekse ne güzel, analar ağlamayacaksa başımızla birlikte, kan akacaksa memnun oluruz. Bununla ilgili demokrasiyi savunuruz.’ Tutmuş bana diyor ki, ‘Takdir ederim.’ Takdirlik, teşekkürlük bir durum varsa dön bir senin ortağına bakalım. Bundan önceki çözüm sürecinde biz aynı şeyleri söylüyorduk, Kemal Bey aynı şeyleri söylüyordu. Ondan önce 1989 Kürt raporunda CHP, SHP aynı şeyleri söylüyordu. Tarihsel tutarlılık içerisindeyiz. Ama senin ortağın geçen çözüm sürecinde sana ip atıyordu. Sen de ona ‘Kandan beslenen vampir’ diyordun. Şimdi o günkü çözüm sürecindeki tutumu doğruysa, bugünkü tutumu 180 derece yanlış. Eğer bugünkü doğruysa, o günkü tutumu yanlış. Biz o gün tarihte yine durduğumuz yerde duruyorduk. Bizi dinleseydin, Meclis’e getirseydin, hiçbir partiyi dışlamasaydın, tutamayacağını sözler vermeseydin, şeffaf olsaydın, toplumsal mütabakat arasaydın. Burada gaziler, şehitler biraz önce şehit ailelerinin başkanı geldi ‘Teşekkür ederim tutumunuzdan’ diyor. Onların gönlünü kıracak işlere kalkışmasaydın, o günden sonra Hendek olaylarında 250, bugüne kadar 2 bin 500 şehit gelmezdi.

 

‘O GÜN O SÜRECİ YÖNETEMEYEN ERDOĞAN, O SÜRECE KARŞI ÇIKAN BAHÇELİ…’

O gün o süreci yönetemeyen Erdoğan, o sürece karşı çıkan Bahçeli bugün gelmişler millete takdirname, teşekkürname dağıtıyorlar. Biz durduğumuz doğru yerdeyiz. Bir ayağı dışarıda, bir ayağa içeride Suriye’yi ayrı planlayan, İsrail’le pazarlık yapıp Filistin’i yalnız bırakan, Türkiye Cumhuriyetleri’nin Güney Kıbrıs’ı tanımasına dahi ses çıkaramayan uluslararası ölçekte çirkin pazarlıkların buradaki temsilcilerine diyoruz ki ‘Millet bizi biliyor, bize güveniyor. Demokratik adımlar atarsanız, sorunları çözerseniz buradayız, kirli ve gizli pazarlıklarla Kıbrıs’ı, Filistini vatanı satarsanız tam karşınızdayız.’ O yüzden 180 derece terse gidenlerin siyasetiyle geri vitescilerle birlikte değil, milletimizle birlikte çözümü de, barışı da savunmaya devam edeceğiz. Doğru zemin Meclis’tir, özgüvenimiz yüksektir. Arkadaşlarımız için de, tüm siyasi tutsaklar için de, Ekrem Bey için de mutlaka ve mutlaka Ümit Özdağ için de, Selahattin Demirtaş için de, özgürlük istiyoruz, serbestçe yapılacak özgür bir seçimde millet cumhurbaşkanı kim olacaksa onu seçsin onu istiyoruz, başka hiçbir şey istemiyoruz.

SİLİVRİ’YE ÇAĞRI

Bugün akşam ben Silivri’deyim. İstanbul’un bütün demokratlarını Silivri’de bulunan Ümit Özdağ’a sahip çıkmak isteyen Zafer Partilileri de bu süreçte ‘Demokrasi olsun, bütün tutsaklar serbest kalsın’ diyen DEM Partilileri de, CHP’lileri de hep birlikte demokrasiyi savunmak, Silivri zindanlarına sesimizi duyurmak, karşımızdaki otoriter rejime demokrasi ittifakı olarak karşı çıkmak üzere 20.30’da Silivri’ye davet ediyorum.”

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!