1. Haberler
  2. Analiz
  3. İmamoğlu’nun maskesi düştü! CHP felaket senaryosuna karşı ne yapmalı?

İmamoğlu’nun maskesi düştü! CHP felaket senaryosuna karşı ne yapmalı?

featured

Sefa Yürükel yazdı…

Türkiye, siyasal tarihinde emperyal projelere en açık olduğu dönemlerden birini yaşıyor. Erdoğan rejimi yıpranırken, bu boşluğu yine halkın değil, emperyalist merkezlerin dizayn ettiği yeni bir figür ile doldurma çabası hız kazanıyor. Ekrem İmamoğlu, bu projenin adı. Görünürde muhalefetin umudu gibi sunulan, aslında ise Abdullah Gül’ün ve Batılı odakların projesi olan bir siyasi ürün.

Tıpkı Erdoğan’ın bir dönem emperyal destekle iktidara taşınması gibi, bugün de Gül’ün koordinasyonuyla, İmamoğlu benzeri yeni bir “tek adam” halkın önüne konmak isteniyor. Bu proje başarıya ulaşırsa, Türkiye çok daha sofistike, çok daha tehlikeli bir siyasi yıkımın içine sürüklenecektir.

HALKTAN KOPUKİ BATI PATENTLİ BİR PROJE ÜRÜNÜ

İmamoğlu, halkın içinden gelen, yerli ve milli bir lider değil; medya ajanslarıyla, PR kampanyalarıyla yaratılmış bir “algı lideridir.” Seçildiği gün şükür namazı kılması, Süleymancı çevrelerle ilişkisi, FETÖ’nün yayınlarında program yapması, CIA bağlantılı vakıflarda görev almış danışmanlarla (özel kalem müdürü Saltık) çalışması onun kimliğini net bir şekilde ortaya koymaktadır. Kılıçdaroğlu yönetimi tarafından, tıpkı Gül’ün yönlendirmesiyle Beylikdüzü’ne sonra da İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı yapılan yerleştirilen bir “siyasi yatırım”dır.

En önemlisi, bu kişi halkla gerçek anlamda bağ kuramamaktadır. O, halkı anlamaya değil, halkın tepkilerini ölçerek şekil almaya çalışan, bir “laboratuvar ürünü” siyasetçidir.

SİYASİ MASKENİN DÜŞÜŞÜ: BAHÇELİ VE ÖCALAN VE ÇÖZÜM SÜRECİ ÖVGÜSÜ

İmamoğlu’nun gerçek kimliği, yalnızca geçmişteki (2013–2015) çözüm sürecine verdiği destekle değil, bugünkü Bahçeli-Erdoğan-Öcalan (EBÖ)  ittifakına da verdiği, doğrudan TBMM’de TC’ni yıkım komisyonunun kurulmasını isteyerek verdiği destekle ortaya çıkmaktadır.

İmamoğlu, geçtiğimiz yıllarda çözüm süreci komisyonunun yeniden kurulması gerektiğini ifade etmiş, Devlet Bahçeli’yi çözüm sürecine verdiği destek üzerinden övgüyle anmış, hatta terör örgütü PKK lideri Öcalan’ı da aynı bağlamda olumlu sözlerle anmıştır.

Bu açıklamalar, artık birer gaf ya da “yanlış yorumlanmış” ifadeler değildir. Bunlar, doğrudan doğruya projenin ideolojik çerçevesini ortaya koymaktadır. Tıpkı Erdoğan’ın bir dönem “açılım süreci” ile PKK’ya alan açması gibi, İmamoğlu da benzer bir misyonla Bahçeli üzerinden sahneye çıkarılmaktadır.

CHP İÇİN FELAKET SENARYOSU: YANLIŞ ADAY DAYATMASI

CHP, Atatürk’ün kurduğu bir halk ve ideoloji partisidir. Ancak bugün, partinin üst yönetimi, emperyalist merkezler tarafından yönlendirilmekte, Abdullah Gül çizgisinden gelen bir aday olan İmamoğlu, partiye dışarıdan monte edilmektedir. İmamoğlu, CHP’li değildir. Kendi beyanatlarında da partiyi yalnızca bir kariyer basamağı olarak gördüğünü açıkça ifade etmiştir.

Bu tablo, CHP’nin ideolojik kimliği açısından da, Türkiye’nin geleceği açısından da büyük bir tehdittir. CHP, böyle bir projeye aracı olamaz. Halktan kopuk, yapay, içeriden değil dışarıdan belirlenmiş, halkı değil Batılı çevreleri memnun edecek bir adayla Türkiye’ye ne özgürlük ne de refah gelebilir?

EMERYAL GÜÇLERİN YENİ OYUNCAĞI: ERDOĞAN BİTTİ, ŞİMDİ İMAMOĞLU

Bugün artık çok net olarak şunu görmekteyiz: ABD, İngiltere ve Almanya gibi merkezler, Erdoğan döneminin “kullanım süresinin” dolduğunu düşünmektedir. Aynı merkezler şimdi, Gül’ün içerde önünü açtığı İmamoğlu’nu, Türkiye için “yeni proje lider” olarak uzun süredir halka dayatmaktadır.

Bu emperyal odaklar tarafından hazırlanan think-tank raporlarında, İmamoğlu açıkça “yeni dönem Türkiye lideri” olarak sunulmakta, Erdoğan’ın yerine sistemik olarak hazırlanmakta ve CHP bu projeye angaje edilmektedir.

CHP NE YAPMALI?

CHP, tarihsel sorumluluğunu yerine getirmek zorundadır. Bu proje adayı İmamoğlu, derhal tasfiye edilmelidir. CHP, halka, Cumhuriyet’e, Atatürk devrimlerine ve ulusal bağımsızlığa gerçekten bağlı bir aday çıkarmalıdır.

İmamoğlu gibi Batı patentli, çözüm süreci ve açılım seviciliği yapan, Bahçeli-Öcalan ikilisine methiyeler düzen bir figürün, CHP gibi bir partinin adayı olması tarihe ve Cumhuriyet’e ihanettir.

Bu nedenle CHP, bu siyasi kumpası bozmalı, emperyal çevrelerin oyununu reddetmeli, kendi içinden ve halkın içinden gelen, Türkiye’nin gerçek meselelerine kafa yoran, halkla kurduğu bağ samimi ve ilkeli olan bir lideri belirlemelidir.

KEMALİST SEFERBERLİK: TÜRKİYE’Yİ BU KARANLIKTAN YALNIZCA HALKÇI BİR HAREKET KURTARABİLİR

CHP tabanı, Atatürkçü kadrolar ve Türkiye’nin yurtseverleri artık bu tabloya seyirci kalamaz. Tıpkı 1919’da olduğu gibi, bugün de Türkiye’nin bağımsızlıkçı çizgisine sahip çıkacak bir Kemalist seferberlik, acilen örgütlenmelidir. Emperyalist projelere “evet” diyen değil, bu projelere “hayır” diyebilen bir irade, yeniden siyasete ağırlığını koymalıdır.

Türkiye, İmamoğlu gibi siyasi Pinokyolarla, Batı’dan gelen “yeni lider” paketleriyle yönetilemez. Türkiye halkı kandırılamaz. Erdoğan’dan kurtulmak isteyen halk, bu kez daha büyük bir tuzağa sürüklenmemelidir.

SONUÇ: YA BAĞIMSIZLIK, YA TESLİMİYET

Bugün CHP ve Türkiye bir karar aşamasındadır. Ya İmamoğlu gibi Bahçeli-Öcalan ittifakına göz kırpan, çözüm süreci sevicisi, emperyalistlere sadakat yemini etmiş, halktan kopuk bir figürle yola devam edilecek ki bu Türkiye’yi felakete sürükleyecektir ya da gerçekten halkçı, yurtsever ve bağımsızlıkçı bir çizgi yeniden hakim olacaktır.

CHP bu dayatmayı reddetmeli, İmamoğlu’nu siyaseten silmeli ve kendi devrimci temellerine geri dönmelidir.

Atatürk’le kalın. Cumhuriyetle kalın. Gerçek halk iradesiyle kalın.

Demedi demeyin!

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

4 Yorum

  1. Şunu da ekleyeyim.
    CHP nin bu saray rejiminden yönetimi alması, bir ara dönem olarak düşünülebilir.
    Çünkü saray yönetimi artık devleti ele geçirmiştir, devletleşmiştir ve yurt dışındaki mal varlığının dondurulması üzerinden de ABD’nin esiridir. Ancak arkasında halk desteği yoktur.
    Yönetime gelecek CHP ise, devleti ele geçirmediği ve de tehdit konusu olacak bir yurtdışı mal varlığı olmadığından, hem daha az otoriter hem de da az dışa bağımlı olacaktır.
    Ancak gerçek kurtuluş, 6 ok temelinde örgütlü %10 luk bir kitle oluşturmaktır.

  2. CHP den ve seçmeninden bir şey beklemeyin. CHP yönetimi bütünüyle, Kürtçülerin ve rantkolik liboşların elindedir. CHP seçmeni de rozet ve poster Atatürkçüsüdür.
    Aslında CHP 10 Kasım 1938 den sonra İnönü’nün partisi olmuştur. Ancak şu anda İnönü’nün partisi bile değildir. Tam olarak İmamoğlu partisi olmuştur.
    Eğer 6 ok temelinde örgütlü %10 luk bir kitle oluşturulursa Türkiye kurtulur. Geri kalan anketçi, rozetçi, posterci kitle yangınlarla yandıkça, madenlerle toprakları ellerinden alındıkça, bitirilen tarım ve hayvancılık nedeniye aç kaldıkça uykudan uyanacaktır.
    Bastille günü yaklaşıyor.

  3. cok ıyı bır yazı. tabı anlayana. daha dogrusu anlayabılen chp lılere.

  4. İyi de ne yapacagiz…………………

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!