1. Haberler
  2. Siyaset
  3. Bahçeli’den Türk bayrağına saldırıya ilk açıklama: ‘DEM Parti’nin eşbaşkanları birinci derecede sorumlu’

Bahçeli’den Türk bayrağına saldırıya ilk açıklama: ‘DEM Parti’nin eşbaşkanları birinci derecede sorumlu’

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Nusaybin'deki sınır kapısının Suriye tarafında gerçekleşen Türk bayrağına yönelik saldırıya ilişkin açıklamada bulundu. Bahçeli, "Grup toplantısını Nusaybin'de yapan DEM Parti'nin ve bu kapsamda konuşma yapan eşbaşkanların Türk bayrağının indirilmesinden birinci derecede sorumlu oldukları açıktır" dedi.

featured

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Nusaybin-Kamışlı sınır hattında Türk bayrağına yönelik gerçekleştirilen alçak saldırıya ilişkin yazılı açıklama yaptı. Bahçeli, yaşananların basit bir taşkınlık değil, kapalı devre yürütülen bir istihbarat operasyonu olduğunu vurgulayarak, sorumluların en ağır şekilde cezalandırılması gerektiğini söyledi.

‘TUNCER BAKIRHAN’IN KONUŞMASI TAHRİK’

DEM Parti eşbaşkanlarını Türk bayrağının indirilmesinden birinci derecede sorumlu tutan Bahçeli, “Özellikle DEM Eşbaşkanı Tuncer Bakırhan’ın; dikkat, ciddiyet, fehamet, nezaket, mehabet, mensubiyet, mesuliyet, kemaliyet, akli ve vicdani duyarlılık taşımayan gafil konuşmasının mahut tahrik ortamının tansiyonunu iyice arttığı bir gerçektir. Gelişmeler milletimiz ve ülkemiz adına kaygı vericidir” dedi. Bahçeli, DEM Parti’ye sorular yönelterek, “Türkiye partisi” olup olmayacağına karar vermesini istedi.

‘PROVOKASYONLARIN EN AĞIRI’

Bahçeli, “Mardin’in Nusaybin ilçesinde geçişe kapalı sınır kapısını zorlaya zorlaya açmaya ve buradan da geçmeye kalkışan bölücü örgüt yandaşlarının Türk bayrağına yönelik mütecaviz saldırısı bugüne kadar yaşanan provokasyonların en ağırı olarak karşımızdadır. Nusaybin-Kamışlı sınır hattında Siyonist-emperyalist kumpas devreye girmiş ve al bayrağımız şerefsizce indirilmiştir.

Türk bayrağı bağımsızlığımızın timsali, şehitlerimizin örtüsü, milli birlik ve beraberliğimizin simgesidir. Bayrağımıza musallat olmakla kalmayıp akıl hocalığı yapan, plan ve tatbik safhasında faal halde bulunan kim ya da kimler varsa en ağır şekilde cezalandırılmalı, istihbarat servisleriyle bağlantıları da araştırılıp açıklanmalıdır. Meselenin şakaya gelir yanı, hafife alınacak tarafı yoktur” ifadelerini kullandı.

MHP liderinin açıklaması şöyle:

“Terörsüz Türkiye” ile “Terörsüz Bölge” adımları hız kazandıkça, barış ve huzur kuşağı güçlendikçe husumet ve huşunet cephesinin, mayası ve meşrebi lekeli çevrelerin provokasyonları da tehlikeli ölçüde tırmanmaktadır.

Terörizmi ve terör örgütlerinin hain emellerini politik ve stratejik vasıta olarak kullanan, bu doğrultuda kumanda eden, aralarında tanıdık bazı ülkelerin de yer aldığı muhtelif ve muhasım mihraklar hem Türkiye’nin hem de bölge devletlerinin güvenlik ve istikrar arayışlarından ileri düzeyde rahatsızlardır.

Anadolu coğrafyası ile Ortadoğu ve Afrika üzerinde zulüm senaryoları refakatinde hegemonya mücadelesi yürüten, bundan mülhem devlet altı örgüt, grup, oluşum ve bölücü terör odaklarını besleyip kışkırtan karanlık bir akıl kaos ve kriz girdabının sürekli genişlemesini projelendirmektedir.
“Terörsüz Türkiye” hedefinin icra ve ikmaliyle anılan zalim projenin yırtılıp atılacağı, nifak ve fesat üreten zehirli kaynakların kurutulacağı ortadadır.

Mardin’in Nusaybin ilçesinde geçişe kapalı sınır kapısını zorlaya zorlaya açmaya ve buradan da geçmeye kalkışan bölücü örgüt yandaşlarının Türk bayrağına yönelik mütecaviz saldırısı bugüne kadar yaşanan provokasyonların en ağırı olarak karşımızdadır.

Grup toplantısını Nusaybin’de yapan DEM Parti’nin ve bu kapsamda konuşma yapan eşbaşkanların Türk bayrağının indirilmesinden birinci derecede sorumlu oldukları açıktır.

Özellikle DEM Eşbaşkanı Tuncer Bakırhan’ın; dikkat, ciddiyet, fehamet, nezaket, mehabet, mensubiyet, mesuliyet, kemaliyet, akli ve vicdani duyarlılık taşımayan gafil konuşmasının mahut tahrik ortamının tansiyonunu iyice arttığı bir gerçektir. Gelişmeler milletimiz ve ülkemiz adına kaygı vericidir.

Terörsüz Türkiye’nin aşama aşama gerçekleştiği şu günlerde dil, üslup ve zihniyet sorununun yoğunlaşması maalesef gerilimi canlı tutmakta, ümitleri sekteye uğratmaktadır.

DEM Parti bir karar vermek durumundadır:

PKK’nın kurucu önderinin yanında mı yoksa karşısında mıdır?
Terörün yedeğinde mi duracak, yoksa terörsüz bir geleceğe hizmet mi edecektir?
Silah ve şiddetin yanında mı yer alacak, yoksa siyaset ve demokrasinin erdemine bağlı mı kalacaktır?

Kürt kardeşlerimizi asılsız, mesnetsiz ve yalan iddialarla kışkırtarak milli birlik ve bütünlüğümüze zarar vermeye devam mı edecek, yoksa milletimizin tamamını kucaklayan Türkiye partisi olmanın onur ve şerefiyle mi müşerref olacaktır?

Suriye Cumhuriyeti devletinin iç istikrar mücadelesini, siyasi ve toprak bütünlüğünü muhafaza kararlılığını ırkçı ve faşizan bir anlayışla karalamak tek kelimeyle şuursuzluk ve art niyetliliktir.

DEM Parti Kürt kardeşlerimizi ajite etmekten, Siyonizm’in değirmenine su taşımaktan, küllenen ateşi maşa gibi karıştırmaktan derhal vazgeçmelidir.

Nusaybin-Kamışlı sınır hattında Siyonist-emperyalist kumpas devreye girmiş ve al bayrağımız şerefsizce indirilmiştir.

Bunun geri planında kapalı devre çalışan bir istihbarat operasyonun varlığından hiç kimse kuşku duymamalıdır.

Türk bayrağı bağımsızlığımızın timsali, şehitlerimizin örtüsü, milli birlik ve beraberliğimizin simgesidir.

Bayrağımıza musallat olmakla kalmayıp akıl hocalığı yapan, plan ve tatbik safhasında faal halde bulunan kim ya da kimler varsa en ağır şekilde cezalandırılmalı, istihbarat servisleriyle bağlantıları da araştırılıp açıklanmalıdır.

Meselenin şakaya gelir yanı, hafife alınacak tarafı yoktur.
Türk bayrağı Türk milletidir, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik nişanesidir.
Herkes aklını başına almalıdır.

Sabır ve sinirleri tahrip etmenin sonu hiç kimseye bir şey kazandırmayacak, bilakis ve bilahare uzatılan el kalkan yumrukla yer değiştirebilecektir.

Terörsüz Türkiye’den taviz vermeden, provokasyonlara son derece dikkat ve uyanıklık göstererek barış ve huzur yolculuğu devam etmelidir.

Ancak “Terörsüz Türkiye” bahanesine sığınarak da milli onur ve namusumuzla oynamaya heves edenlerle, milli ve manevi değerlerimizi tartışmaya açmak için hava koklayanlara amansız bir mücadele ruhuyla direniş gösterileceği herkesçe bilinmelidir.

Ay yıldızlı al bayrağımıza uzanan pis elleri, iğrenç emelleri, ilkel ve ilkesiz terörist sevicileri varlığımın tüm yönleriyle kınıyor ve lanetliyorum.

SDG/YPG terör örgütüdür, Kürt kardeşlerimizi temsil edemeyecektir.
Son tahlilde Fırat’ın doğusu, tıpkı batısı gibi terörden ve kanlı hesaplardan tamamıyla arındırılmalıdır. O gün işte bugündür.” 

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!