A Haber ve Atatürk’ü anlamak

Atahan Yılmaz yazdı...

A Haber ve Atatürk’ü anlamak

Bir süredir AKP’nin Atatürk üzerinden yaptığı manevralara son derece ilginç bir hamle eklendi.

Dün A Haber kanalında “Atatürk’ü Anlamak” isimli bir yayın yapıldı… İzlemeden önce aklımızda bir “acaba mı” sorusu daha önce olan biten herşeye rağmen oluşmadı demek yayının yapılacak olması duyurusuyla oluşmadı demek haksızlık olur.

Yayının içeriği Atatürk’ü aslında sürekli kendi çıkarları için kullanmayı alışkanlık haline getirenlere eleştiriler getiriliyor ki bu eleştirilerin bazılarına katılmamak mümkün değil ve hatta daha önceden bizim de yapmış olduğumuz eleştiriler.

Evet ülkede aynı din üzerinden yapılan istismar gibi Atatürk üzerinden de yapılan bir istismar olduğu gerçek!

Ancak bu konuda önermelerin özellikle ideolojik bakış açısından sıyrılmış ve tarihi gerçekler üzerinden yapılması gerekiyor.

Yayını izlediğinizde amacın bu değil de sadece hedef kitleye yapılmış bir propaganda çalışması görüyorsunuz!

Yani “acaba mı” sorusu yine ve maalesef havada kaldı.

Bu sebeple yayını siyasetten sıyırıp yorumlamak mümkün olmayacak…

Yayının yapılma amacının Atatürkçü insanlara AKP propagandası yapılması olamayacağına göre, AHaber kitlesine Atatürk’ü sevdirmek adına yapıldığı değerlendirilebileceği gibi CHP’nin özellikle son dönemde boş bıraktığı alanda yer kapma amacı olarak da değerlendirenler çıkabilecektir.

Burada yayının yapılma amaçlarından ziyade yıllarca Atatürk’e bel altı vurmayı görev edinmişlerin bir Atatürk “belgeseli” yapma noktasına gelmiş olmasının sebeplerini irdelemek gerekiyor…

“Atatürk ortak değer” söyleminin bir sonucu olarak değerlendirsek hata etmiş olur muyuz? Peki bu ne anlama geliyor?

Biraz açalım…

Atatürk bu ülke için sadece bir “değer” mi olabilir?

Ülkenin üzerine kurulduğu felsefe ve ideoloji yoksa yönümüzü belirleyici olmaktan çıkacak mı?

Yoksa ülkemiz Kemalist ideolojiden tamamen uzaklaşırken, onu sadece bir “değer” kelimesine sıkıştıran bir yaklaşım kendi ideolojisini Atatürk’ü kabullenmiş gözükerek daha kabul edilebilir hale mi getirmeye çalışıyor?

Atatürk ile düşman olarak gözükmemek, yani eskisi gibi sabahtan akşama 2-3 laf sallamaktan vazgeçmek ancak onun söylediklerinin ve yaptıklarının ne olduğunu zerre umursamamak, Atatürk’ü anlamak olamaz!

Zira yayın, yıllardır siyasal islam ezberi olan Vahdettin’in Mustafa Kemal’i ülkeyi kurtarmak için Samsun’a yolladığı yalanını tekrar ediyor, en büyük devrimlerimizden harf devrimini kötülüyor, CHP’nin yürüttüğü bulamaç siyasetini referans göstererek söylediklerini doğrulamaya çalışıyor ve hatta Vahdettin’in İngiliz zırhlısıyla kaçışı için “bazen gitmek de bir savaştır” şeklinde komik aforizmalar üretiliyor.

Oysa Atatürk, Kurtuluş Savaşını başlattığında kendisini önce görevden alan, daha sonra ölüm emrini veren Vahdettin için Nutuk eserinde çok net konuşmuş:

“O zaman egemenliği atadan oğula geçirmek gibi yanlış bir yöntem sonucu olarak büyük bir kat, gösterişli bir san kazanabilmiş bir alçağın, onuru çok yüksek olan soylu bir ulusu nasıl utanacak bir duruma düşürebileceği kendiliğinden anlaşılır.

Gerçekten neden ve nasıl olursa olsun Vahdettin gibi özgürlüğünü ve canını kendi ulusu içinde tehlikede görebilecek derecede aşağılık bir yaratığın, bir dakika bile olsa bir ulusun başında bulunduğunu düşünmek ne acıklıdır!

Kıvancımız şudur ki, bu alçak alçaklığını, atalarından kalma padişahlık katından Türk ulusunca atıldıktan sonra tamamlamış bulunuyor. Türk ulusunun bu öncelikli davranışı elbette övülmeye değer. Beceriksiz, aşağılık, duygu ve anlayıştan yoksun bir yaratık, kendisini kabul eden herhangi bir yabancının kanadı altına sığınabilir; ama böyle bir yaratığın bütün Müslümanların halifesi kimliğini taşıdığını söylemek kuşkusuz uygun düşmez.

Sözde birleştiricilik amaçlandığı propagandası yapılacağından emin olduğumuz yayında, mikrofon uzatılan kişiler “CEHAPE zihniyeti” sözleriyle aslında amacın bu olmadığını belki istemeden de olsa afişe ediyor.

Yapılacak değerlendirme için ilk ağızdan gelen bu bilgiler ışığında yayında açıkça yalan bilgiler aynı önceden yapıldığı gibi fakat Atatürk dönemini olduğundan farklı göstermenin yeni bir şekli gibi değerlendirilebilir.

Bu çerçevede aslında AKP’nin Atatürk’ü anladığı veya benimsediği gibi çıkarımlarda bulunmak pembe gözlüklerle bakmak veya AKP siyasetine boğazına kadar gömülmüş olmaktan başka hangi şekilde açıklanabilir?

Bu yayınların en azından başlamış olmasını bazı kesimlerin dönüşümünün başlangıcı olarak yorumlayacaklar için de peşinen söylemek lazım…

Yanlış bilgiler üzerinden bir dönüşüm yapılamayacağı gibi bu şekilde yapılan bir başlangıcın sonucunun bir doğruya ulaşması da mümkün görünmüyor.

Bu sebeple AKP’nin Atatürk ile ne fikren, ne zihnen bir birliktelik yaşayamayacağı gerçeği bir kez daha ve altı çizilerek tekrara düşmüş gözükmekte.

Kadro ve ideolojisinin yanında yıllardır havuz ekranlarından tekrarlatılan yalanları şimdi geriye almak mümkün mü?

AKP için Atatürk bir “değer” kavramına sıkıştırılmışlığın ötesine geçebilir mi ?

Mevcut koşullarda ne AKP’nin ne CHP’nin Atatürk’ü anlamasını beklemek hayalciliğin ötesine geçmeyecektir.

“Er Musa” olayını içselleştirebilenlerin, ahlaksız mektuba “takdim” cevabı verilmesini kabullenmesi mümkün değildir!

Ancak CHP’nin mektup için verdiği tepki de Atatürk’ü anladığı için olduğunu söyleyebilecek olan var mı?

Atatürk’ü anlamış bir yaklaşım terör örgütüyle ortaklık yürütenlere sahip çıkabilir mi?

Dahası Atatürk’ü anlamış olanlar terör örgütünün bir parti olarak faaliyet göstermesine izin verir miydi?

Kemalizm, mesele Türk vatanı veya onuruysa hiç bir koşulda  eğilip bükülmez!

Siyasete meze edilmeye gelmeyecek kadar da keskindir.

İç siyasette üretecek argümanı kalmayanların 16 Temmuz’da olduğu gibi bugün Atatürk üzerinden kendini anlatma çabası, sıraladığı yanlış bilgileri de gözeterek değerlendirirsek nafiledir.

Kemalist olmanızı zaten beklemiyoruz…

Hassasiyetlerini anlamaya çalışın, YETER!