ABD Hava Kuvvetleri’nin yeni şefinden Orta Doğu ve Türkiye mesajı

ABD Hava Kuvetleri'nin silah satışını planlayan karargah bürosu SAF/IA'in başındaki Kelli Seybolt, hedeflerini uluslararası savunma dergisi Defence News'a anlattı. Türkiye'nin F-35 projesinden çıkarılması ve S-400 sorunuyla ilgili mesajlar da veren Seybolt, müşterileri elde tutmanın önemine vurgu yaptı.

ABD Hava Kuvvetleri’nin yeni şefinden Orta Doğu ve Türkiye mesajı

Çeviri: ENGİN ÖZDEMİR /Veryansın Tv

ABD Hava Kuvetleri’nin silah satışını planlayan karargah bürosu SAF/IA’in başındaki Kelli Seybolt’un Defence News’ten Valerie Insinna’ya verdiği röportajın tamamı şöyle:

“ABD Hava Kuvvetleri, özellikle dış politikaya rehberlik etmek ve silah satışlarına yardım etmek için, kıdemli bir görevli tarafından yönetilen bir ana karargah bürosuna sahip tek Amerikan askeri servisi. Ve SAF/IA olarak bilinen uluslararası ilişkiler ofisi, son zamanlarda büyük değişiklikler geçirdi. Uzun bir süre görevde olan SAF/IA patronu Heidi Grant’ın ayrılmasından sonra, Hava Kuvvetleri Müsteşar Yardımcısı Kelli Seybolt yeni lider oldu.

Seybolt, SAF/IA ofisine yabancı değil. Orada liderlik yapmadan önce, Sahil Güvenlik dış politika danışmanı ve uluslararası ilişkiler müdürü olarak beş yıl geçirdi. Bundan önce Seybolt, SAF/IA bünyesinde ofisin stratejisini ve operasyonlarını yönetmenin yanı sıra uzay ve siber bölümüne de rehberlik etti. Defens News olarak, SAF/IA ofisinin evrimi, uluslararası satışların hızının iyileşip iyileşmediği ve Türkiye’nin F-35 Ortak Vurucu Avcı Uçağından nasıl çıkarıldığına dair bakış açısını almak ve Türkiye’nin bu programdan çıkarılmasının, ABD Hava Kuvvetlerinin en hassas ve özel teknolojilerini ihraç etme potansiyeline nasıl bir etki yaptığının cevabını almak için Dubai Hava Show’un yapıldığı üssün önünde Seybolt’a birkaç soru yönelttik.

Geçtiğimiz birkaç ay boyunca neler yaptınız ve bu rolde neler yapmak istiyorsunuz?

Nisan ayından bu yana SAF/IA’nın misyonunu diğer üç Ulusal Savunma Stratejisinin amaçlarına uygun olarak uyarlamaya odaklandım. Ortaklarımızın daha hazır olmalarını sağlayarak, ABD liderliğindeki bir koalisyonda etkin bir şekilde işlemelerini sağlamak için daha ölümcül bir güç inşa ediyoruz.

İkili ilişkilerin yönetimi, ortak yetenek geliştirme ve birlikte çalışabilirlik konularında her gün ittifakları güçlendiriyoruz ve her gün yeni ortaklar çekiyoruz. Daha stratejik bir politika uygulayarak, ortaklarımızın ihtiyaçlarını karşılayabilmek ve onların bu alanda gelişmesine odaklanarak, daha yüksek performans ve uygun fiyat için hizmetimizi yenileyip geliştiriyoruz. Ortaklarımıza ve müttefiklerimize, karşılıklı güvenlik çıkarlarımızı sürdürmek için ihtiyaç duydukları şeyi almaları için elimizden gelenin en iyisini yapıyoruz. Şimdiye kadar bu hedeflere doğru çok ilerleme kaydettik. Umarım bu momentum devam eder.

Müttefikler ve ortaklar, Amerikan ürünlerini almaya çalışırken, bu süreçte ne gibi zorluklarla karşılaşabiliyorlar?

Bugün bazı ortaklarımız şu anki ABD envanterinde olmayan bazı sistemleri satın almaya ve kurmaya çalışıyorlar. Bu yaşanan durum iki taraf için de ilk olduğu için birtakım zorluklar yaşanıyor. Ortaklar, daha gelişmiş sistemlerin sunulmasını engelleyecek, bu tür maliyet ve program belirsizliğini ortadan kaldırabilmelidir. Her durumda, ABD Hava Kuvvetleri ortaklara karşı büyük bir şeffaflık ile çalışmaktadır. Bu, iş ortaklarına söz konusu hizmeti sunabilmek için ABD endüstrisi ile sürekli bağlılığı sağlama taahhüdümüzü de sürekli kılmalıdır.

Daha spesifik olarak, Ortadoğu’daki ortaklarımızdan ABD teknolojilerini satın alma kabiliyetlerindeki gidiş olumlu mu olumsuz mu? Ne yönde bir eğilim olduğuna dair ve satışların boyutu hakkında ne söyleyebilirsiniz?

Orta Doğu’daki ortaklar, ABD teknolojisinin operasyonel etkinliğini, sürdürülebilirliğini ve desteklenebilirliğini severler; ancak bazen ortaklarımız, bir satın alma programının ilk aşamalarının yavaş hareket ettiği algısı nedeniyle rahatsız olabiliyorlar. Gerçek şu ki, özellikle bu teknolojiler hala gelişme aşamasındayken, en gelişmiş modellerini sunmanın zaman alması kaçınılmazdır. Orta Doğulu ortaklar, şimdiye kadar üretilen en gelişmiş F-15’leri ve F-16’ları satın alıyor; bu, ileri teknoloji programlarını istihdam etmenin hem artı hem de eksi yönde etkisi olabiliyor.

Katar ve Suudi Arabistan gibi bazı Arap Körfezi ülkeleri, Rus S-400 hava savunma sistemine ilgi duyduğunu belirtti. S400’ü satın almaları, F-35’i satın almalarını engeller mi? Türkiye örneğinde olduğu gibi.

F-35’in satılması ve S-400’e olan ilgiyle ilgili politika pozisyonu OSD (ABD Savunma Bakanlığı) tarafından belirlenir. Hava Kuvvetlerimizin, Körfez ortaklarımızla birlikte çalışabilirliğini sürdürmesi kritik önem taşıyor. Bu amaçla, ortaklarıyla birlikte hava savunma gereksinimlerini anlayacak, birlikte çalışabilir ve uyumlu sistemlerle donatmaya çalışacağız.

Türkiye’nin F-35 programından çıkarılmasıyla öğrenilen dersler nelerdir?

ABD Savunma Bakanlığı’nın aldığı karara saygı duruyorum… “