Cumhuriyetçilerin çoğunlukta olduğu ABD Senatosu dün yapılan oylamada Başkan Donald Trump’ın İran’a yönelik askeri operasyonları durdurmasını ya da operasyonların sürdürülmesi için Kongre’den onay almasını isteyen savaş yetkileri kararını 48’e karşı 50 oyla kabul etti. Oylamada bazı Cumhuriyetçi senatörler de Demokratlara destek verdi. Aynı karar, ay başında Temsilciler Meclisi tarafından da onaylanmıştı.
Karar, her iki kanattan da onay almasına rağmen Trump’ın imzasına sunulmayacak ve yasal bağlayıcılığı bulunmayacak. Buna karşın, 1973 tarihli Savaş Yetkileri Yasası’nın yürürlüğe girmesinden bu yana Kongre’nin her iki kanadının da bir başkandan askeri operasyonları sonlandırmasını isteyen ilk ortak kararı olması nedeniyle sembolik açıdan önemli görülüyor.
Trump ise kararı “zamansız ve anlamsız” olarak nitelendirdi. Truth Social hesabından paylaşım yapan Trump, “İran’ı yenilgiye çok yaklaştırmışken Senato anlamsız bir Savaş Yetkileri oylaması yapmaya karar verdi” ifadelerini kullandı.
CUMHURİYETÇİLER ARASINDA GÖRÜŞ AYRILIĞI
Cumhuriyetçi senatörler Rand Paul, Lisa Murkowski, Susan Collins ve Bill Cassidy karar lehine oy kullandı. Demokrat Senatör John Fetterman ise partisinden ayrılarak karara karşı oy veren tek Demokrat olarak kayıtlara geçti. Beyaz Saray, iki Cumhuriyetçi senatörün oylamaya katılmaması nedeniyle kararın kabul edildiğini savundu.
Oylama, kasım ayında yapılacak Kongre ara seçimleri öncesinde Cumhuriyetçi Parti içinde Trump’ın İran politikası konusunda görüş ayrılıkları olduğunu da ortaya koydu.
KARAR NEDEN ÖNEMLİ?
ABD yasalarına göre başkanın Kongre onayı olmadan yürüttüğü askeri operasyonların 60 günden fazla sürmesi halinde Kongre’nin onayı gerekiyor. Beyaz Saray ise nisan ayında ilan edilen ateşkesin bu süreyi sıfırladığını savunuyor. Yönetim ayrıca ulusal güvenlik gerekçesiyle bu süreyi 30 gün daha uzatma yetkisine sahip bulunuyor.
Kongre’nin görüşünü veya iradesini ifade eden kararın hukuki etkisi sınırlı olsa da İran savaşına yönelik kamuoyu tepkisi ve Kongre üzerindeki siyasi baskının artması açısından önemli görülüyor. Karar ayrıca Beyaz Saray üzerindeki diplomatik çözüm baskısını da artırabilir. (ANKA)