ABD ve Fransa istihbaratı neden paylaşmadı?

Abdullah Ağar, İskenderun saldırısı sonrası ABD ve Fransa'nın 'güvenlik uyarıları' ve ellerindeki istihbaratı Türkiye ile paylaşmamış olmasını gündeme getirdi.

ABD ve Fransa istihbaratı neden paylaşmadı?
ABD ve Fransa istihbaratı neden paylaşmadı?

Terör ve güvenlik uzmanı Abdullah Ağar, CNN Türk'te İskenderun'da güvenlik güçlerinde teröristlerin etkisiz hale getirildiği eylemde ortaya çıkan paramotor detayına ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. 

Paramotorla yapılan eylemin PKK adına bir ilk olmadığını vurgulayan Ağar, terör örgütünün daha önceki paramotorlu saldırı girişimlerini anlattı. Ağar, bu eyleme devletin gösterdiği öneme dikkat çekerek teröristlerin paramotorla Amanoslara gelmesinin önceki eylemlere göre kritik farkını açıkladı.

Ağar şunları söyledi: 

"Gerek eylemin niyet ve maksadı, gerekse kullanmış olduğu teknik ve taktikler ve gerekse de Türkiye'nin şu an tutuşmuş olduğu jeopolitik mücadelede hasımlaşmış olduğumuz ülkelerin tutumlarıyla birleştirdiğimiz zaman oldukça kritik bir yeri olduğunu gösteriyor.

Paramotor meselesi son derece ilginç. Ama şunu belirtmekte fayda var. Paramotor PKK'nın Türkiye'ye karşı ilk defa kullanılan bir metod değil.

Daha önce, 17 Temmuz'da da paylaşmıştım. Haftanin bölgesinde bunla ilgili bir saldırı gerçekleştirmeye çalıştılar ama Mehmetçiğimizin uyanıklığı sayesinde havada 500 metre irtifadayken vurdular düşürdüler. Onların görüntülerini de ben paylaşmıştım.Daha önce Silopi'ye Şırnak'a bir takım paramotorla saldırı girişimleri olmuştu. Onlar da bertaraf edilmişti.

Burada özel olan şey şu: Menbiç'ten hareketle Amanoslara girmi girişimi.

Bunu iki farklı zaman aralığında yapmış olmaları son derece önem taşıyor. PKK bu tür yatırımları sonuç alıcı eylemlerde kullanmış olduğu değerli elemanlarına yapar.

Paramotor olayından hareketle sormamız gereken soru şu: Bunların niyet ve maksatları neydi?

Amanoslara hangi niyet ve maksatla sızdılar? Amanoslardan sonra nasıl bir eylem yapma maksat ve niyetleri vardı? Güvenlik güçlerimiz, istihbarat birimlerimiz bunu tersine mühendislik yöntemi ile deşifre edeceklerdir."

ABD VE FRANSA İSTİHBARATI NEDEN PAYLAŞMADI?

Ağar'ın dikkat çektiği bir diğer husus ise ABD ve Fransa'nın 'güvenlik uyarıları' ve ellerindeki istihbaratı Türkiye ile paylaşmamış olmalarıydı. Ağar bu konuda şu değerlendirmelerde bulundu:

"ABD ve Fransa Büyükelçiliği'nin birtakım terör eylemleri olacağı gerekçesi ve bu eylemlere ilişkin bilgileri İçişleri Bakanlığı ve güvenlik birimleri paylaşmamaları gibi bir güncede buluşmuş olması ortaya çıkan durumu önemli hale getiriyor.

ABD ve Fransa'nın bu tür eylemlerden haberi vardı da neden bunun bilgisini Türk güvenlik birimlerinden esirgediler. Veyahut bunu yaparken niyet ve maksatları neydi? Sonuçta ABD ve Fransa'nın elinde böyle bir bilgi var ve bunu Türk güvenlik birimleri ile paylaşmıyor. Bu yaşanan gerilimle ilgili bir başka güvensizlik fotoğrafı ortaya koyuyor.

Normalde bilgi paylaşmaları gerekiyor. Ancak bilgi vermeyip temsilciliklerini kapatıyorlar. Türkiye'ye bir mesaj vermeye çalıştıkları da görülen bir şey."

'BİZİMKİLER KARŞI OPERASYON DÜZENLİYOR'

Ağar, İskenderun'da yaşanan ve 2 teröristin etkisiz hale getirilmesiyle sonuçlanan eyleme ilişkin ise şu bilgileri paylaştı:

"Üst düzey bir saygıdeğer güvenlik yetkilimizden aldığımız bilgide önemli detaylar var. Menbiç'ten başlayan bir hikaye. Menbiç'ten paramotorlarla beraber ayın 28-29'unda Amanoslar bölgesine sızıyorlar. Niyet ve maksatları Amanoslar'daki kaybetmiş oldukları yoğunlaşmayı tekrar sağlamak. Burayı tekrar bir terör üssüne çevirmekle ilgili gayretleri var. 28-29'unda bu sızanlar Zinop Kod'lu Harun Kod, bunlar sızmayı gerçekleştiriyorlar. Bizimkiler istihbarat elde etmiş olduğu için karşı operasyon düzenliyorlar. Bugün öğleden sonra İHA ve SİHA'larla hem keşif hem de yumuşatma harekatı icra edilmiş bölgeye. Bu hareketlenmeden sonra açıkçası bunların deşifre oldukları ve kendilerini gösterdikleri gözüküyor.

Deşifre olmanın verdiği panikle bir şekilde eylem gerçekleştirmek istiyorlar. İskenderun'a doğru sızma gerçekleştirmeye çalışıyorlar. Konuşmuş olduğum güvenlik yetkilisi şu an için canlı bir bomba eylemi olduğunu teyit etmedi ama bahsedilen teröristlerin hepsinin üstünde de el bombası var dedi. Bahse konu 4 teröristin de hepsinin üzerinde de; gerek yakalanan eski HDP'li milletvekilinin oğlu olmak üzere gerekse bu Zirot Kod-Harun Kod hepsinin üzerinde el bombası olduğunu ifade etti. Bir el bombası patlatma olayıyla karşı karşıya kaldığımızı söyledi. Diğer teröristin de yakalanacağını söylemişti. Sayın Soylu da diğer teröristin yakalandığını söyledi.

EL BOMBASINI TERÖRİST Mİ PATLATTI?

Detayları bakanımız anlatacak ama bir terörist bir şekilde vurulmuşsa, bir şekilde zarar vermek istiyorsa üzerindeki el bombalarını patlattığını, tuzakladığı yani pimini çekerek kendi altına sıkıştırdığına dair çok fotoğrafla karşı karşıya kaldık. Bunlardan bir tanesiyle karşı karşıya kaldığımızı değerlendiriyorum. Atmaya da çalışmış olabilir, atamadan elinde patlatmış olabilir, yakın civarda pimini çektiği için de patlamış olabilir. Çünkü bu tür şeylerde heyecan anında pimi çekmek zordur. El bombasını çekip bir şekilde hazır tutuyorsa bir kurşun vuruşuyla başka bir olası etkiyle el bombası patlayabilir. El bombası, ya bizim vuruşumuzla ya da kendi iradesiyle bizzat patlatılmış geliyor bana.

Kaynak: SüperHaber