ABD’li düşünce kuruluşu Brooking Enstitüsü, Türkiye-ABD ilişkileri üzerine yayınladığı raporda “Batı ile bağların yeniden kurulmasından fayda sağlayacağına demokratik olarak seçilmiş bir Türk hükümeti karar verecek. O zamana kadar Washington’un önündeki zorluk, bunu görünür kılmak için yeterli baskıyı sürdürmek olacaktır” ifadelerine yer verdi.
MHP lideri Devlet Bahçeli, bugün soayl medya hesabından yaptığı açıklamada “Son günlerde Demokrat Parti’ye yakınlığı ile bilinen, küresel bir düşünce kuruluşu olmayı amaçlayan Brooking Enstitüsü’nde peş peşe Türkiye-ABD ilişkilerini merkezine alan raporlar yayımlandı. Bu raporların zamanlaması son derece manidardır” ifadelerini kullandı.
Bahçeli “Brooking Enstitüsü Türkiye’yi adeta sömürge ülkesi gibi servis etmiştir, gözümüzden kaçmayan bir başka husus da şudur: Kemal Derviş, Brooking Enstitüsü’nde yöneticidir, bu durum kuşku vericidir” diye devam etti.
ABD‘li düşünce kuruluşu Brooking Enstitüsü, ABD ile Türkiye arasında son 4 yıldır yaşanan krizlerin ele alındığı “İşbirliği ve kapsama arasında: Yeni Türkiye için yeni ABD politikalar” başlıklı raporunda, Türkiye’nin “ABD’yi bir müttefik olmaktan çok stratejik bir tehdit olarak gördüğü” belirtildi ve Washington yönetiminin görüşünün de aynı doğrultuda ilerlediği öne sürüldü.
‘GERİLEMEKTE OLAN BİR DÜŞMAN’
Türkiye’nin batıyı ‘gerilemekte olan bir düşman’ olarak gördüğü tespitinde bulunan raporda ayrıca, Erdoğan yönetiminin AB ve ABD ile ilişkilerini kendi tercihlerine göre düzenleyebileceğine inandığı belirtildi.
Sputnik’in aktardığına göre, Biden döneminde Türkiye-ABD ilişkileri Nicholas Danforth imzalı raporda, ABD’de Joe Biden ile başlayan yeni dönemde ikili ilişkilerin seyri de tartışma konusu oldu.
İkili ilişkilerin seyri açısından Joe Biden yönetimi konusunda da karamsar bir tablo çizilen raporda da, Türkiye’yi bekleyen şeyin Biden yönetimiyle ‘yeniden kurulacak bir ilişki’ yerine ‘dış politikada çözülmesi gereken bir dizi sorun’ olduğu belirtildi.
Raporda ayrıca, ikili ilişkiler konusunda ABD’de yaşanan tartışmaya da yer verilerek, “ABD’nin Türkiye politikası üzerine son 4 yıldır yaşanan tartışma, Erdoğan’la ‘sertleşmek’ isteyenlerle yeni angajman yolları aramaya devam edenler arasında yaşandı. Bu tartışma muhtemelen Biden yönetiminde devam edecek” ifadeleri kullanıldı ve ‘Biden’ın önünde CAATSA’yı kullanma fırsatı bulunduğu belirtilerek şu görüşlere yer verildi:
“ABD, Türkiye’ye CAATSA yaptırımlarını açıkladı. Başkan Biden artık CAATSA’yı ileriye dönük daha tutarlı ve etkili bir politika aracı olarak kullanma fırsatına sahip. Bu, S-400’lerin devre dışı bırakılması karşılığında yaptırımların kaldırılmasına yönelik net bir yol sağlamayı içerecek.”
‘NATO ÜYELERİ CİDDİ DÜŞÜNMEYE BAŞLAMALI’
Öte yandan, raporda ABD’li siyasetçilere Türkiye ile kurulan ilişkiler konusunda şu tavsiyeler sıralandı:
“NATO’nun yapısı işi zorlaştıracak olsa da, üye ülkeler Ankara’nın veto gücünü kötüye kullanmasını önleyecek mekanizmalar hakkında ciddi düşünmeye başlamalı. ABD’li politika yapıcılar, Türkiye’nin dahlini gerektiren herhangi bir bölgesel stratejinin Ankara’ya ABD politikası üzerinde yenilenmiş bir etki alanı sağlayacağının farkında olmalı.”
‘WASHİNGTON, TÜRKİYE’NİN DIŞ POLİTİKASINDAN ENDİŞE DUYAN ÜLKELERLE DAHA ETKİN ÇALIŞABİLİR’
Risk şu ki, Türkiye çevresinde çalışmak, Ankara’nın Doğu Akdeniz’deki ‘oyunbozan’ rolünü oynama çabalarını yoğunlaştıracak.
Washington, bu olasılığı ortadan kaldırmak için, Türkiye’nin yeni dış politikasından endişe duyan artan sayıda ülkeyle daha etkin çalışabilir.
Doğru yapılırsa, böyle bir strateji hem Ankara üzerindeki baskıyı güçlendirirken aynı zamanda diğer aktörlere güven verir hem de artan gerilimin tehlikelerini en aza indirir.”
‘ERDOĞAN DEFALARCA TAKTİK HAMLELER YAPTI’
Raporda, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın politik manevraları “Kısa vadeli esnekliği uzun vadeli tutarlılıkla birleştiriyor” ifadeleriyle açıklandı ve şu değerlendirmeye yer verildi:
“Erdoğan baskı altında defalarca taktik hamleler yaptı, daha önce gerildiği ülkelere olumlu söylemlerde bulundu ve sınırlı tavizler verdi. Erdoğan kesinlikle gerektiğinde geri adım atabilir. Ancak Türk siyasetinin yapısı, ülkenin mümkün olduğunu hissettiği anda agresif bir şekilde çıkarlarını geliştirmeye geri döndüğünü gösteriyor.”
‘İLİŞKİLERİN SEYRİNE DEMOKRATİK OLARAK SEÇİLMİŞ BİR TÜRK HÜKÜMETİ KARAR VERECEK’
Raporda ayrıca, Türk-Amerikan işbirliğindeki gelişmenin ‘iki ülkenin uyumlu bir dünya görüşünü paylaşmasını bekleyeceği’ belirtilerek, ilişkilerdeki karşılıklı gelişmenin ‘demokratik yollarla seçilmiş bir Türk hükümetine kalacağı’ vurgulandı:
“Nihayetinde, Türkiye’nin Batı ile bağlarının yeniden kurulmasından fayda sağlayacağına karar vermek demokratik olarak seçilmiş bir Türk hükümetine kalacak. O zamana kadar Washington’un karşısındaki zorluk, bu durumu ikili ilişkileri düşmanca hale getirmeden görünür kılmak için yeterli baskıyı sürdürmek olacaktır.”

ülkeleri raporlar değil, liderler yönetir. bahçeli bunu bilmeyecek kadar kifayetsiz mi?
Tek bir seyi anlamak lazim, o da Turkiye’nin tek dusmaninin Israil oldugudur. Tek amac buyuk Israil’in kurulmasidir ve bu yuzden Turkiye’nin ABD ile dost olmasi mumkun degildir. ABDyi yonetenler yahudi lobileridir. Bazi iyimser emekli generallerimizin yazilarinda Dogu Akdeniz’de Israil ile yanasmamiz seklinde gorus bildirdikleri oluyor. Daha bir ay once, Turkiye Israil’e resmen ortaklik onermedi mi? Sonuc hayal-i husran oldu. Turkiye olarak artik akillanmamiz gerekiyor. Savasa hazirlik yapmamiz gerekiyor. Eger buyuk Israil’i kurmak istiyorlarsa Turklerle savasmalari gerketigini bunlara bildirmemiz gerekiyor artik.
İşte bu mükemmel olur.Bu Amerika’nın Türkiye ile ilgili asıl düşüncelerini ortayan koyacak ve niyetini belli edecek bir plan olacaktır.Hasım devlet ilan ederse bunun ekonomik sonuçları çok büyük olacaktır.Bölgede Amerikan çıkarlarına aykırı bir ekonomik oluşum söz konusu olacaktır.Özellikle Asya’ya ulaşmakta büyük zorluk yaşanacak ve Amerikan piyasısının yerini Avrupa piyasasının almasına Türkiye gönüllü hizmet edecektir.Biden ve eli kanlı ekibi Amerika için çok yanlış bir seçim oldu.
Lafa bak polikalari raporlar belirler gerçekten komedisin.
Sen hayal gormeye devam et. O raporlari yazanlar ABDnin dis politikasini yonlendiren yahudi dusunce kurumlaridir. ABDde liderler bir kukladir. Uyan sabah oldu, horozlar otuyor.