‘ABD’nin Türkiye tasarılarını 29 Ekim’e denk getirmesi manidar’

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın, ABD Temsilciler Meclisinden geçen iki tasarıyla ilgili dikkat çeken açıklamalar yaptı.

‘ABD’nin Türkiye tasarılarını 29 Ekim’e denk getirmesi manidar’

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, 38. Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı’nda, kitapseverlerle bir araya geldi.

Fuarda, kitaplarını imzalayan Kalın, Kuzey Makedonya Kültür Bakanı Hüsni İsmaili ile kısa bir görüşme gerçekleştirdi ve konuk bakana imzaladığı kitabını armağan etti.

Gazetecilere açıklama yapan Kalın, kitapseverlerin büyük mesafeler katederek hem İstanbul’un uzak yerlerinden hem de çevre illerden gelmiş olmasının kitaba olan ilginin seviyesini gösterdiğini, İstanbul dışından da birçok okuyucuyla bir araya geldiklerini anlattı.

Kalın, okuyucularla sohbet etmenin, kitapla ilgili görüşleri paylaşmanın, okurların sorularını yanıtlamanın güzel olduğunu dile getirdi.

“Bir yazar için okuyucuyla bu şekilde buluşmak çok keyifli. Kitap bizi yeni ufuklara taşıyan, yeni bir maceradır, yeni bir yolculuktur.” diyen Kalın, böyle bir iklimin içinde olmanın, kitapla, düşünceyle, yazarla, okuyucuyla buluşmanın çok keyif verici olduğunu söyledi.

’29 EKİM’E DENK GELMESİ MANİDAR’

İbrahim Kalın, dün Dolmabahçe’de ABD Temsilciler Meclisi temsilcileriyle görüşmesine ilişkin soruya şu yanıtı verdi:

“ABD heyeti ile olan dünkü görüşmemizde özellikle ABD Temsilciler Meclisinden geçen iki tasarıyla ilgili tepkilerimizi ilettik. Bunların hem içerik hem zamanlama hem de siyasi konjonktür itibarıyla kabul edilemez olduğunu, Türk- Amerikan ilişkilerine bir katkı sağlamadığını ifade ettik. Ermeni tasarısı yıllardır gündeme getirilir. Normalde de bu nisan ayında gündeme taşınır. Hatta kendilerine de sordum ‘Bunu hiç düşündünüz mü? Normalde nisan ayında gelmesi gereken bir tasarı neden şimdi geldi?’ Üstelik 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’na denk getirilmiş olması oldukça manidar. ‘Bunun Türk kamuoyunda yarattığı tepkinin farkında mısınız? Ayrıca Ermeni iddialarıyla ilgili hanginizin tarihi bir çalışması var? O dönemde burada soykırım yapılıyor diyen ABD Büyükelçisi Henry Morgenthau’nun yazdıklarının gerçeklerle bir alakası olmadığını daha sonra İngiliz tarihçi Arnold Toynbee yazmıştı. Bernard Lewis gibi tarihçiler de yazmıştı ki bunlar bizim tarihçilerimiz değil. Bunlar Batılı tarihçiler, bunları incelediniz mi? Ayrıca Soykırım kelimesi 1944 yılında ihdas edilmiş bir kelime. İlk defa 1944’te kullanıldı Profesör Raphael Lemkin tarafından. Hukukun temel kuralıdır. Hukuk kuralları geriye doğru işletilmez. Bu da hukuki bir terim olduğu için 44’ten önce yaşanmış bir hadiseye nasıl uyguluyorsunuz? Hangi hukuki gerekçeyle? Üçüncü olarak bu konuda, tehcir hadisesinin soykırım olduğuna dair uluslararası bir mahkemenin verdiği herhangi bir karar yok. Dolayısıyla siz burada ABD Kongresinin bir alt kanadı olarak kendinizi mahkeme yerine koyup hüküm veriyorsunuz. Hatta bu konuların özgür bir şekilde tartışılmasının önünü alacak bir yasa tasarısını geçirmeye çalışıyorsunuz. O zaman fikir özgürlüğü nerede kaldı, bununla ilgili tarihi gerçekler nerede kaldı?’ Bunları kendilerine detaylı bir şekilde anlattık. Cumhurbaşkanımızın tehcir hadisesini, 1915 olaylarının aydınlatılması için tarihçiler komisyonu, ortak tarih komisyonu kurulması çağrısını yeniden ABD’li heyete hatırlattık ve bu çağrıya neden olumlu cevap verilmediği üzerine düşünülmesi gerektiğini de ifade ettim.”