Afganistan’da dengeler değişiyor! Ankara-Tahran-Kabil ortak mı hareket edecek?

Eray Çelebi yazdı...

Afganistan’da dengeler değişiyor! Ankara-Tahran-Kabil ortak mı hareket edecek?

Amerika Birleşik Devletleri Uluslararası Kalkınma Ajansı…

Kısa adı USAID.

ABD’nin “dış yardımını” yöneten kurumlardan biri. Bütçesi 30 milyarın üzerinde… 100’e yakın ülkede faaliyet yürütüyor. 

Wikileaks belgelerine göre ABD’nin milyonlarca doları bu kurum üzerinden dağıtılıyor. “Arap Baharı”ndan Ukrayna’ya, Suriye ve Irak’taki terör örgütlerinden Venezuela’daki protestolara kadar…

“Demokrasi” ihraç eden en önemli kurumlardan biri… 

Bu ihraç yalnızca finansal destekle yapılmıyor tabii.

USAID ELİYLE PARALI ASKER

Afganistan’da yarım milyarın üzerinde bütçeyle paralı asker de yetiştiriyorlar. 

Afgan kaynaklar kurumun faaliyetlerini şöyle anlatıyor: 

“Hedef kitleleri özellikle ülkemizdeki 18-25 yaş arası gençler…  Herat şehrinde tabelaları var. Tabelaların üzerinde ‘İşsiz Afgan gençleri sizlere iş imkanı sağlıyoruz. 6 aylık ABD’ye eğitime gönderiyoruz. Eğitim sonrası Afganistan’daki ABD şirketlerine geri gönderiyoruz’ diyorlar. Gidenlerin geldikleri doğru. Ancak ülkede ABD şirketleri yok denecek kadar az. Gençler buraya başvuru yaptıktan sonra kendilerine yatkın olduklarını düşündükleri kişileri seçiyorlar ve askeri eğitim veriyorlar.” 

Peki gelenler ne yapıyor? 

Saha kaynağının verdiği bilgiye göre Afganistan ordusuna katılıyorlar. Bir kısmı da deşifre olmadığı sürece Taliban’a…  

Afganistan’da yıllardır birbiriyle savaşan iki kuvvet içinde ABD’nin doğrudan talimat verdiği silahlı unsurlar oluşturuluyor böylece. ABD karşıtı faaliyetlere müdahale eden…

Şu anda görevleri ne? 

Kaynakların görüşüne göre barış görüşmelerini baltalamak… Temel hedef, ABD Afganistan’dan çekilirken masada elini yükseltmek.

Bunu nasıl yaptıklarına gelince…

“Barış görüşmeleri devam ederken Afganistan’da bombalar patladı" diye haberler duyuyoruz ya… 

İşte bu faaliyetlerin odağında söz konusu operasyonel unsurlar var!

Ancak saha kaynaklarının aktardığına göre USAID’a katılım düşmüş. Böylece son dönemde manevra alanları oldukça daralmış. Bunda Afgan halkında ABD’ye olan öfkenin büyümesi ve Taliban’ın son dönemde izlediği siyasetlerin de etkisi olduğu belirtiliyor. 

Bu noktada son 2, 3 yıllık zaman diliminde Taliban’ın bölge ülkeleriyle temaslarının dikkat çektiğini söylemek gerekiyor. 

Özellikle de İran’la…

İRAN-TALİBAN HATTINDA DİYALOG DÖNEMİ

90’lı yıllarda ortaya çıkan Taliban, ABD denetiminde uzun yıllardır İran için bir tehdit konumundaydı.  

Ancak bölgede IŞİD’in ortaya çıkışı, ABD’nin bölgeye müdahalesi, bölge ülkelerine daha yakın olduğu belirtilen Hamid Karzai’nin yerine ABD’nin Afganistan’daki varlığının devam etmesini hedefleyen Eşref Gani’nin 2014’te Cumhurbaşkanı seçilmesi Tahran’ı Afganistan politikasında farklı arayışlara itti. 

Taliban’la diyalogun artmasıyla sonuçlanacak bu politika, ilk kez İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Şemhani tarafında 26 Aralık 2018’de kamuoyuna duyuruldu. Ülkesinin Taliban’la görüşmeler yaptığını teyit eden Şemhani, benzer görüşmelerin ileride de devam edeceğini söyledi.

Öyle de oldu. 

Aralık 2018’de yapılan ABD ile Taliban arasındaki Doha’daki görüşmelere paralel İran, son olarak Taliban'ın Siyasi Ofis Başkanı Berader liderliğindeki heyeti ağırladı. Taliban heyeti, İran Dışişleri Bakanlığının daveti üzerine 31 Ocak'ta da Dışişleri Bakanı Cevad Zarif ile görüştü. 

GÖRÜŞMENİN PERDE ARKASI

Zirvenin ardından Taliban’dan ‘görüşmeler olumlu geçti” açıklaması yapıldı. Zarif de "Tüm etnik ve siyasi grupları kapsayıcı bir hükümetin kurulması fikrini önemsiyoruz.” ifadelerini kullandı.

Taliban görüşmesini, Zarif’in Afganistan konulu Türkiye ziyareti izledi.

İran Dışişleri Bakanı, Ankara temaslarında Afganlardan “Afganistan, Türkiye ve İran üçlü iş birliği toplantısı” talebi geldiğini açıkladı. “İran'la Türkiye arasındaki iş birliği alanları çok geniştir.” sözleriyle…

Bu yeni bir ittifak denklemini mi ortaya koyuyor? Soruyu İranlı diplomatik kaynaklara yönelttim. Şunu söylediler: 

‘BARIŞIN SAĞLANMAMASI ORTAK TEHDİT’

“Zarif’in açıklamaları Türkiye’nin teyit ettiği konular. O yüzden kamuoyuna açıklandı. Barışın sağlanmaması İran ve Türkiye’ye tehdit. Milyonlarca Afgan mülteci İran ve Türkiye’de. Bu iki ülkeye de zarar veriyor. 3’lü bir anlaşma olup olmayacağını söylemek için erken. Kısa vadede gerçekleşmesi zor olsa da uzun vadede iş birliği mümkün olabilir. Bunun için Afganistan hükümeti ile Taliban arasında barış müzakerelerinde de olumlu adımlar atılması gerekiyor.” 

İranlı diplomatik kaynak, İran ile Taliban arasındaki diyalogun artmasını da “Taliban giderek El Kaide ile çalışmaktan uzaklaştı. İdeolojilerini yumuşattılar.“ sözleriyle değerlendirdi. 

Bu noktada Taliban’ın terör listesinde yer aldığını hatırlatalım. Ancak barış görüşmelerinin olumlu sonuçlanması tüm dünyada Taliban’a olan bakışın da değişmesine neden olabilir. 

İranlı kaynağa göre “Taliban’ın terör listesine alınması koşullarını ortadan kaldırması Afganistan’ın toprak bütünlüğü içerisinde hareket etmesi” bu seçeneği gündeme getirebilir.

Peki Türkiye yeni döneme uyum sağlamaya dönük adımlar atıyor mu? 

‘DİYALOG’ İDDİASI 

Önemli bir iddia konuşuluyor diplomasi koridorlarında… 

Pakistan arabuluculuğunda Ankara ile Taliban arasında 2 yıldır diyalog olduğu öne sürülüyor.

Barış görüşmelerinin 2018’de başladığını düşünürsek bu görüşmelerin yapılması anlamlı ve doğal.

Ayrıca Türkiye’nin barış takviminde aktif bir politika izlemesi, ABD’nin çekilme kararının ardından bölgesel iş birliği seçeneklerini de kuvvetlendirebilir.

Bölgeyi uzun zamandır tanıyan Türkiye’nin Afgan halkı nezdinde kredisi de yüksek…

NATO kuvvetlerinin ülkeden çıkmasıyla birlikte Afganların bağımsızlık konusunda rol model arayışlarında Türkiye’nin milli mücadele tarihi de merak uyandırıyor.

AFGANLARIN ROL MODELİ MİLLİ MÜCADELE

Bölgeye düzenli aralıklarla giden bir iş insanının son yaptığı ziyarete ilişkin anlattıkları bence çok değerli: 

“2001’de El Kaide ve Taliban’a yönelik ‘terörle mücadele’ adı altında başlatılan askeri operasyondan önce ABD’nin Afganistan’ı terör örgütlerinden kurtaracağını düşünüyordu halk. Ancak ülkedeki yıkımın boyutunun artması, ABD’nin ülke yönetimine ortak olarak Afganistan çıkarlarına göz dikmesi büyük bir tepki gördü. Ülkede son yıllarda ABD’ye duyulan büyük bir öfke var. Öyle ki ABD askerleri Afganistan sokaklarına çıkmaya zorlanıyor. ABD’nin askerlerini çekme nedenlerinden biri de bu. Bu noktada Afganlarda farklı arayışlar gelişmeye başladı. En son gittiğimde beni akşam bir eve davet ettiler. Türkiye’nin bağımsızlık ve kurtuluş mücadelesiyle ilgili sorular sordular. Türkiye’nin nasıl bağımsız bir devlet kurduğunu merak ediyorlar. Çok dikkatimi çekti. “

Sahaya hakim iş insanı, barış görüşmelerini hedef alacak yaklaşımların engellenmesi ile birlikte oluşacak istikrarın, Türkiye’ye güvenlik dışında ekonomik anlamda da katkı sağlayacağını vurguladı.

Ankara’nın Afganistan’daki yeni sürece bölgesel politikalarla dahil olması Amerika merkezli hareketliliği azaltabilir. 

Bunun için İran-Türkiye-Afganistan’ın yer aldığı 3’lü iş birliğinin oluşması oldukça önemli…

Trump'ın aksine daha agresif bir politikayla çekilme takvimini uzatması beklenen Biden yönetiminin politikalarına karşı bölgesel iş birliğinin yaratacağı güvenlik iklimi, Türkiye’nin de çıkarına…