AKP’li Galip Ensarioğlu, Barzanilerin Rudaw Tv’ye açıklamalarda bulundu.
DEM Parti’nin düzenleyeceği “Öcalan’a özgürlük” mitingine değinen Ensarioğlu, “İklimi bozacak gereksiz şeylerden kaçınılmalı” diye konuştu.
Ensarioğlu, DEM Parti’nin terörist başı Öcalan’a ilişkin taleplerini ise şöyle değerlendirdi:
“Öcalan’ın umut hakkı meselesi, neticede bu sürecin önünde bir engel teşkil etmiyor. Şu an asıl önemli olan, meselenin şiddetten arındırılmasıdır. Komisyonun mevcut görevi de bununla sınırlıdır. Yani; silah bırakma süreci, silah bırakacak güçlerin akıbeti ve toplumsal entegrasyonuyla ilgili bir yol haritası çizmektir. Bunun dışında; Kürt sorununu veya Türkiye’nin demokratikleşme sorununu bir bütün olarak hemen çözmek ya da süreci tamamen Öcalan’ın geleceğine kilitlemek gibi bir önceliği yoktur komisyonun.
Zaten bu sorun çözüldükten sonra şiddet tamamen ortadan kalkar, halk bu kardeşliğe, birliğe ve bütünlüğe inanırsa bunun sonuçları da görülür. Ondan sonra ne olacağı ise o zaman konuşulur. Öcalan’ın umut hakkı gerek görülürse belki konuşulur; ardından Selahattin Demirtaş’ın ve diğerlerinin durumu gelir. Kanaatim odur ki; mesele tamamen ortadan kalktıktan ve Türk toplumundaki endişeler giderildikten sonra, tüm bu hususlar sorun olmaktan çıkacaktır.”
FİDAN’I ÜSTÜ KAPALI OLARAK İSTİFAYA ÇAĞIRDI
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın Suriye’ye ilişkin açıklamalarını değerlendiren Ensarioğlu, “Bizim başkanlık sistemimizde politika belirleyici olan irade, Cumhurbaşkanı’nın iradesidir. Cumhurbaşkanı’nın iradesine aykırı tavır gösteren kişi ya görevi bırakır ya da görevden alınır. Türkiye’nin böylesine önemli meselelerinde, sıfatı ne olursa olsun, Cumhurbaşkanı’nın iradesinin üstünde bir irade olamaz ve kimse buna karşı bir irade ortaya koyamaz. Hakan Fidan’ın açıklamalarında Suriye politikasına dair bazı sertliklerin bulunduğu veya dönemin ruhunu tam yansıtmayan ifadelerin kullanıldığı söylenebilir; bunu kendi şahsi görüşüm olarak ifade ediyorum. Ancak neticede nihai politikayı Cumhurbaşkanı belirler ve son sözü o söyler.” dedi.
NELER OLMUŞTU?
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, TRT World’de bölücü terör örgütü PKK’nın Suriye’deki çatı örgütü Suriye Demokratik Güçleri (SDG) hakkında yaptığı açıklamada “Tekrar askeri yollara başvurmak zorunda kalmak istemiyoruz ancak SDG ilgili aktörlerin sabrının tükenmekte olduğunu anlamalıdır. 10 Mart Anlaşması’na bağlılıklarını yerine getirmeleri gereken bir noktaya gelmeliler” demişti.
DEM’DEN ERDOĞAN’A ÇAĞRI: ‘DIŞİŞLERİ BAKANI’NIZA AYAR VERİN’
Bakan Fidan’ın SDG ile ilgili sözlerine DEM Parti’den yanıt gelmişti.
DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Cengiz Çandar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a şu sözlerle seslenmişti:
“Sayın Cumhurbaşkanı’na çağrıda bulunuyorum. Dışişleri Bakanı’nıza ayar verin. Sayın Dışişleri Bakanı’nın kullandığı dil, yaptığı imalar, üstü kapalı tehditler Türkiye’de ve Suriye’de her yerde milyonlarca Kürt’ün kalbini kırıyor ve Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘Hep beraber yazmaya başlayacağız’ dediği destanın yazılmasını imkansız hale getiriyor.”


Eee bu işler böyle. Ederinden fazla değer soytarıyı kral eder
Bahçeli’ nin icraatları konuyu buraya kadar getirdi.
Bu işten tek kârlı çıkan RTE olacak.
Hakan Fidan bu milletin bakanidir, bir kisinin degil.
Sizin, cengizin sonu belli.
iste boyle hakan bey, bunlarin agzina boyle dusersin. apo tarafindan gorevden alinirsan icin ciz eder mi, oslo gelir mi aklina.