Teröristbaşı Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat’ta PKK’ya ‘kendini feshetme’ ve ‘silah bırakma’ çağrısının ardından 9 Temmuz’da yeni bir videolu mesajı yayınlandı. Öcalan’ın çağrısı üzerine 11 Temmuz’da Irak’ın Süleymaniye kentinde 15’i kadın 30 PKK’lı terörist sembolik olarak silahlarını yaktıktan sonra mağaralarına döndü.
AKP’li eski milletvekili Mehmet Metiner ise PKK’lılara “terörist” diyenlerin, “zehirli bir dille süreç karşıtlığı yaptığını” savundu.
‘ZEHİRLİ DİL…’
Metiner, X hesabından yaptığı paylaşımında, “dün dünde kaldı” ifadelerini kullanırken şunları kaydetti:
“Örgüt kendini feshediyor, silahlarını bırakıyor ama o birileri “terör-terörist” söylemleri üzerinden zehirli bir dille süreç karşıtlıklarını suretimizden görünerek sürdürmeye çalışıyorlar.
Yeni dönem eski dönemin zehirli dili üzerinden sabote edilmek isteniyor düpedüz.
Bizi birbirimize yakınlaştıracak kelimelere ihtiyacımız var.
Dün dünde kaldı.
Dünün kelimeleriyle ne yeni bir gün ve ne de yeni bir gelecek inşa edilir, biline!”



Hani diyorlar ya nereden nereye. Hayaldi gerçek oldu.
Yazıklar olsun.
bu yaratık konuşunca bölücülük olmuyorsa, halkı kin ve nefret söylemi ile sınıflandırmıyorsa, ben o adalet sisteminin….
Nihat Abimizden Esinlenerek ,
Zehirli olan dil değil, ihaneti meşrulaştırma çabasıdır!”
Ey Mehmet Metiner!
Sen kimsin ki bu milletin teröre karşı yükselttiği haykırışa “zehirli dil” diyorsun?
Senin için dün dünde kalmış olabilir, çünkü dün sen Apo’ya “sayın” dedin, Oslo’dan İmralı’ya mektup taşıdınız, Habur’da çadır mahkemeleri kurdunuz!
Ama bu milletin belleği sağlamdır!
Bu milletin evlatları dağda, bayırda, sınırda can verirken, sen “kelimeler yumuşasın” diyorsun ha?
Ne o?
PKK silah mı bırakıyormuş?
Kimsin sen? Kim kandırdı seni? Hangi istihbarat notuyla milleti aptal yerine koyuyorsun?
PKK’nın bırak silahı gömmesini, şehirde, ovada, sosyal medyada, belediyelerde, üniversitelerde bayrak açtığını görmüyor musun?
Ey Metiner!
Bu milletin teröre “terör” demesi seni neden rahatsız ediyor?
Sen ne zaman halkının değil de dağdaki çapulcuların sözcüsü oldun?
Zehirli olan dil değil, ihaneti makul göstermeye çalışan sahte barışçılardır!
Bu millet “terörist” diyorsa, çünkü o terörist çocuklarının canını aldı, ocaklara ateş düşürdü, vatanı bölmeye kalktı.
Senin “birbirimize yakınlaştıracak kelimeler” dediğin şey, milleti kandırmak için ambalajlanmış bir teslimiyet sözlüğüdür!
Yeni dönem diyorsun…
Yeni dönem, Türk milletinin birliğini yok sayanların affedildiği, eli kanlıların ‘siyasetçi’ diye meclise sokulduğu bir dönemse, o yeni değil, eski Sevr’in güncellenmiş halidir!
Senin gibilerin Türk milletine söyleyebileceği tek şey varsa, o da bir özür mektubudur!
Cehaletle ihanetin arasına saklanıp “barış dili” diye milleti susturamazsınız.
Bu milletin dili değil, vicdanı konuşuyor!
Ve bu milletin vicdanında:
Şehit analarının feryadı vardır!
Gabar’da, Cudi’de, Tendürek’te kanını toprağa akıtan Mehmet’in sesi vardır!
Senin diplomatik kelimelerine değil, bu milletin yüreğine ihtiyacımız var!
Unutma:
Ne kadar yaldızlarsan yaldızla, ihanetin süslü dili olmaz!
Ve cehalet, bu milleti kandıracak kadar güçlü değildir.
Sizleri tanimiyorum ama yazdığınızı candan yürekten destekliyor, kutluyorum. 23 yıldır bu AKP ve basindaki zat maglesef milletinin sesini değil, onlari oraya oturtanlarin sozunu dinlemiş, hareket etmişlerdir. Ve BOPun Es Baskani Erdoğan planini tikir tikir uyguluyor sahte milliyetçilerin destegi sayesinde.