Bölücü açılım komisyonundaki üç milletvekilinin terör örgütü PKK’nın elebaşı Öcalan’ı ziyaret ettiği İmralı görüşmesinin tam tutanakları yayımlandı.
Buna göre Öcalan, görüşmede PYD’ye silah bırakma çağrısı yapmadı ve PYD’nin lağvedilmesi gerektiğini söylemedi; aksine PYD için “asayiş gücü” yani “polis gücü” istedi.
‘TAM ÇAKAL YA’
Açıklanan belgelere ilişkin AKP’li Mücahit Birinci’den dikkat çeken değerlendirmeler geldi.
Birinci’nin açıklamaları şöyle:
“Üşenmedim 16 sayfadan müteşekkil görüşme tutanaklarını satır satır okudum.
Arkadaşlar, tam 1 aydır anlattık; sabah akşam yazdık. Geldiğimiz noktada, anlattıklarımızın adeta noter tasdiki, bugün sosyal medyaya düşen görüntülerle ortaya çıktı.
Bu yaşlı sapığın, bir ayağı çukurda dolandırıcının, meclis heyetini, nasıl ayaküstü dolandırmaya çalıştığını gördük.
Anlattığı saçmalıkların; özellikle Ortadoğu ve İsrail ilişkileri açısından ne kadar tutarsız, ne kadar saçma sapan ve ne kadar demode olduğunu gördük.
Bu narsistin, bir ayağı çukurda çakalın, gece gündüz televizyonlardan magazin takip ettiğini anladık.
Bu terörist başının, 1990’lardan bugüne bir adım bile ileri gidemediğini gördük.
Bu tutturamayan çakma Stalin’in, karşısındaki insanları kendisi gibi görüp, yandan yandan, çaktırmadan nasıl dolandırmaya çalıştığını da gördük.
Tam çakal ya…
Tek derdi çıkmak, başka bir derdi yok.
Kendini Atatürk’le bir tutan bu narsistin, ne kadar saçma sapan örnekler verdiğini de açıkça gördük.
‘TEK DERDİ ÇIKMAK’
Gün sonunda milletimize en başta dediğimiz şey neydi?
“Salın bu narsist bunağı televizyona; her gün konuşsun, her dakika canlı yayınlara bağlansın. Bağlansın ki tüm Türkiye, dünya, Suriye, herkes nasıl bir deli olduğunu anlasın.”
Tekrar altını çiziyorum:
Tek derdi çıkmak
Tek derdi konuşulmak
Tek derdi saçmalamak
Neticeten, Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Kürt kardeşlerimize şunu demiştir:
“Biz, elimizden ne geliyorsa, en uç gelen duruma kadar yaptık. Bu akıl hastasını bile muhatap aldık.”
Not:
Son olarak; Sayın Feti Yıldız’a, adeta “kısa kes ulan hikaye anlatma “ minvalindeki konuşması için teşekkürlerimi, bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak sunarım.
Sevgiler, saygılar…”
