VERYANSIN TV
Bölücü terör örgütü PKK’nın Suriye uzantısı Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) sözde üst düzey yöneticisi Mazlum Abdi, bölgesel yayın yapan Şems TV’ye cuma günü verdiği röportajda SDG’nin Türkiye ile temas halinde olduğunu söyledi ancak iletişimin ne kadar süredir devam ettiği konusunda bilgi vermedi.
“Türkiye ile doğrudan ve aracılar yoluyla iletişim kanallarımız var, bu bağların gelişmesini umuyoruz” diyen Abdi, Türkiye destekli silahlı gruplarla uzun süre savaştıklarını, ancak iki ay önce başlayan geçici ateşkesin sürdüğünü söyledi. Bu sürecin kalıcı olmasını umduğunu belirten Abdi, “Cumhurbaşkanı Erdoğan’la görüşmeye açık” olduğunu söyledi. Abdi, “Şu an için plan yok ama karşı değilim. Türkiye ile savaş halinde değiliz, gelecekte aramızda ilişkiler kurulabilir, geliştirilebilir, biz buna açığız” dedi.
Terörist başı Mazlum Abdi’nin açıklamaları üzerine eski AKP Milletvekili Mehmet Metiner’den ‘aracılar üzerinden değil, doğrudan görüşme’ çağrısı geldi.
Metiner, X hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı:
“Mazlum Abdi ile aracılar üzerinden değil doğrudan görüşmek en doğru yoldur.
Sadece Abdi ile değil Suriye Kürtlerinin tüm temsilcileriyle.
Bunun yol ve yöntemi ile zamanlaması, süreci en başından bugüne başarıyla taşıyan yürütücü aktörlere aittir.
Eminim ki onlar doğrusunu yapıyorlardır.
Yapacaklardır.
Sorunun çözümü için en doğru yol, doğrudan görüşme süreçlerini inşa etmektir.
Doğrudan görüşmeler bazen gözden ırak olur.
Bazen de göz önünde olur.
Unutmayalım ki Mazlum Abdi yeni Suriye devletinin doğrudan muhatap alıp müzakere ettiği bir aktördür.
Öcalan’ı sorunun çözümü için meclise gelip konuşmaya çağıracak bilgelikle ve cesaretle yoğrulmuş bir siyasi akıl, sorunun kalıcı çözümü için yeni Suriye devletinin Cumhurbaşkanı seviyesinde muhatap alıp anlaşma imzaladığı Mazlum Abdi ile görüşmekten zinhar kaçınmaz elbette.
Mazlum Abdi’nin ve diğer Kürt temsilcilerin görüşme taleplerine kapıları kapatmak gerektiğini salık veren akıl, çözümsüzlüğe kapı aralayarak süreci bozmak isteyen zararlı bir akıldır.
Cumhurbaşkanımızın “En büyük eserimiz” dediği bu barış süreci inşa etmek için vaktinde adımlara ihtiyaç vardır.
Pek tabii cesaretle ve yeni bir siyasi akılla.”
