AKP'li Özlem Zengin: Kadınlar seçilme hakkına 2013'te kavuştu

AKP Grup Başkanvekili Özlem Zengin kadınların seçme ve seçilme hakkının 80 yıldır gasp edildiğini savunarak “Eğer Türkiye’de seçme ve seçilme hakkının gerçek manada kullanılmasından bahsediyorsak, bunu hayata geçiren parti AK Parti’dir ve bunun da öncüsü sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’dır” ifadelerini kullandı.

AKP'li Özlem Zengin: Kadınlar seçilme hakkına 2013'te kavuştu

AKP Grup Başkanvekili Özlem Zengin, 5 Aralık Dünya Kadın Hakları Günü’nde Tuzla Belediye Başkanı Dr. Şadi Yazıcı’nın, sosyal medya platformu Instagram üzerinden yaptığı 'Dünya Kadın Hakları Günü Özel Yayını’na konuk oldu. Kadın hakları gününe özel açıklamalar yapan Zengin, “Eğer Türkiye’de seçme ve seçilme hakkının gerçek manada kullanılmasından bahsediyorsak, bunu hayata geçiren parti AK Parti’dir ve bunun da öncüsü sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’dır. Kadın meselesi bizim için bir hikâyedir. AK Parti kadın meselesini yaşayan bir partidir” dedi.

Tuzla Belediye Başkanı Dr. Şadi Yazıcı, sosyal medya platformu Instagram üzerinden, Dünya Kadın Hakları Günü’ne özel gerçekleştirdiği canlı yayınının konuğu AKP Grup Başkanvekili ve Tokat Milletvekili Avukat Özlem Zengin oldu. Yaklaşık bir saat süren canlı yayında kadına yönelik birçok konu konuşuldu. Kadınların toplumsal hadiselere nizam getirdiğini söyleyen Dr. Yazıcı, “Kadınların toplumsal hadiselere siyasette olduğu gibi bir nizam, intizam getirdiklerini düşünüyorum. Özellikle de bir ivme ve denge getirdiğine inanıyorum” dedi.

'SEÇİLME HAKKININ İLK DEFA KULLANILMASI 2015'TE OLDU'

Özlem Zengin ise AKP’nin kadın meselesini yaşayan bir parti olduğunu ifade ederek, “"5 Aralık, Türk kadınına seçme ve seçilme hakkı verilmesi ile alakalı bir gündür. Çok önemli bir gündeyiz. Fakat bu hakkın oy verme anlamında kullanılması 2013 yılına kadar olmuştur. Oy verme ile ilgili olarak. Ama 2013 yılında ilk defa 5 tane kadın milletvekilimiz başörtülü olarak meclise girdiler. Ama başörtülü olarak meclise girebilme yani seçilme hakkının gerçek manada kullanılması ilk defa 2015 seçimlerinde olmuştur. Bakar mısınız? Siz 2035’den bahsettiniz. 35 neresi? 2015 neresi? Siz 80 yıl gasp ettiğiniz kadınların hakkıyla alakalı neredesiniz? Bunun içerisinde sadece seçme seçilme meselesi değil. Eğer Türkiye’de bu hakkın gerçek manada kullanılmasından bahsediyorsak, bunu hayata geçiren parti AK Parti’dir ve bununda öncüsü sayın Cumhurbaşkanımızdır" ifadelerini kullandı.

''CUMHURBAŞKANI EKRANA ÇIK' DEDİ'

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, başbakan olduğu yıllarda kendisine yaptığı bir konuşmayı anlatan Zengin, “Kadın kolları başkanlığına gelene kadar uzun bir yoldan geçtik. 2012 yılında ben kadın kolları başkanı oldum. Sayın Cumhurbaşkanımız o zaman başbakandı. Kadın kolları başkanı olacağım gün bana yaptığı bir konuşma vardı. Bence mükemmel bir konuşmaydı. Bana, “Özlem Hanım, bir defa sırtına bir heybe koymanı istiyorum. Sağdan soldan duyduğun lafları bu heybeye atacaksın ve onlara hiç takılmayacaksın. Ben senden şunu istiyorum. Bolca ekranlara çık. Görünür olmanı istiyorum” demişti. Görünür olmaktan benim şahsımı kastetmiyordu. Kadınların görünür olmasını kastediyordu. Dedi ki, “Sen kendin organize edebiliyorsan kendin organize et, eğer bize ihtiyacın var ise biz yardımcı olalım. Sen çık anlat, ekranlarda gazetelerde anlat. Biz kadın kolları olarak ne yapıyoruz ne yapmak istiyoruz? Kadınların hayatında neyi değiştirmeye çalışıyoruz” Bu bence çok önemli bir şeydi” dedi.

'KADINLAR TOPLUMSAL HADİSELERE NİZAM GETİRİYOR'

Tuzla Belediye Başkanı Dr. Şadi Yazıcı da “19 yıllık siyaset hayatımda şunu gördüm, kadınların olduğu toplantılarda, olaylarda, programlarda daha bir nizam, intizam, seviye ve daha güzel bir davranış modelleri görüyoruz. Kadının olmadığı toplantılarda, olmadığı organizasyonlarda bir laçkalık, kadınların toplumsal hadiselere siyasette olduğu gibi bir nizam, intizam getirdiklerini düşünüyorum. Özellikle de bir ivme ve denge getirdiğine inanıyorum” diye konuştu.

'AŞI OLACAĞIM'

Geliştirilen aşılar hakkında da açıklamalar yapan Yazıcı, “Ben bir hekim olarak aşının cinsine bakmıyorum. Antikor oluşturan her aşı diyorum. Dolayısıyla Çin aşısıymış falanmış diye bakılmaması taraftarıyım. Bu öldürülmüş bir virüs. Dolayısıyla İnşallah olur. Ben hastalığı geçirmiş ve antikor sağlamış birisi olarak, antikorlarımı yitirirsem kesinlikle 6’ncı 7’nci aydan sonra yitirirsem o zaman kesinlikle aşı olacağımı ifade edebilirim” ifadelerini kullandı.