Akşener: Netanyahu, Erdoğan'ın İsrail versiyonu

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, "Sayın Erdoğan; Kürsüden sallamayı liderlik sananların devri artık bitiyor. Milletimiz, televizyonlarda estirilen hamaset rüzgarlarına artık inanmıyor. Samimiyetsiz, ağlak tavırlarınızla, Filistin için çok şey yapıyormuş gibi görünme çabanızı, artık kimse yemiyor." dedi.

Akşener: Netanyahu, Erdoğan'ın İsrail versiyonu

Meral Akşener, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, dünya siyasetinde bir değişim olduğunu, "ergen tavırlı popülist liderlerin" seçimleri birer birer kaybedip, tarihin tozlu sayfaları arasına karıştığını söyledi.

Ancak bu liderlerden her birinin giderayak bir kriz ürettiğini, bunun son örneğinin Filistin'de yaşandığını dile getiren Akşener, "Gözümüzün önünde bir insanlık dramı yaşanıyor. Siviller, kadınlar ve çocuklar insafsızca katlediliyor." diye konuştu.

Mart ayında İsrail'de seçimler yapıldığını ve durumun İsrail'in en uzun süreli başbakanı Binyamin Netanyahu'nun yeni bir hükümet kurmasına imkan vermediğini belirten Akşener, şunları söyledi:

"İsrail Cumhurbaşkanı da, hükümeti kurma görevini, Yeş Atid Partisine verdi. Birdenbire, İsrailli Arap partileri kritik bir öneme sahip oluverdiler. Çünkü hükümet ortağı olma, yeni iktidarı belirleme ihtimalleri doğdu. Bu gelişmeler üzerine, bir anlamda Sayın Erdoğan'ın İsrail versiyonu olan Binyamin Netanyahu, siyasi rakiplerini baltalamak ve bu şekilde koltuğunu koruyabilmek için, gözünü kırpmadan, sivillerin ve çocukların hayatlarına kastetmekten geri durmadı. Önce Mescid-i Aksa ve Kubbet-üs Sahra kışkırtmaları yaşandı, ardından da Gazze'ye operasyon başladı. İsrailli Arap partileri de, yaşananlara tepki olarak koalisyon görüşmelerinden çekildi. Kim kazandı? Savaş tüccarları kazandı. Koltuk meraklıları kazandı. Değişim istemeyen statükocular kazandı. Peki kim kaybetti? İsrail'de yaşayan Araplar kaybetti. Gazze'deki siviller, kadınlar ve çocuklar kaybetti. İsrail demokrasisi kaybetti."

İSRAİL'E KARŞI SOMUT ADIM YOK

Akşener, bu insanlık ayıbı karşısında, Türkiye'yi yönetenlerden, İsrail'i caydıracak, Filistinlilerin hayatını iyileştirecek, somut tek bir adım görülmediğini savundu.

Mesela, İsrail ile 6 milyar doları aşan ticari ilişkilerin askıya alınmadığını, İran'dan İsrail'e yapılacak bir saldırıyı haber vermesi planlanan Kürecik Radar Üssü'nün kapatılmadığını belirten Akşener, sözlerine şöyle devam etti:

"Bunların hiçbiri yok. Peki ne var? Bol miktarda hamaset var. Kürsüden tarih tiratları var. A Haber'de, Yeni Şafak'ta ateşli yorumlar var, yazılar var. Gerçi bu hususta, arkadaşların hakkını teslim etmemiz lazım. Doğu Türkistan için bu kadarını bile yapamadılar. Dün kürsüden insanlık nutukları atan Sayın Erdoğan, Çin mezalimine karşı, Doğu Türkistanlı kardeşlerimiz için ağzını bile açamamıştı. Sayın Erdoğan; Kürsüden sallamayı liderlik sananların devri artık bitiyor. Milletimiz, televizyonlarda estirilen hamaset rüzgarlarına artık inanmıyor. Samimiyetsiz, ağlak tavırlarınızla, Filistin için çok şey yapıyormuş gibi görünme çabanızı, artık kimse yemiyor. Devlet insanlığı, kürsü şovlarıyla değil, akıllı bir diplomasiyle olur. Liderlik, hamasetle değil, icraatla olur. Samimiyetle olur, tutarlılıkla olur, ciddiyetle olur.

Boş konuşmayı bırakıp, gerekeni yapacaksın. Tabii bunu yaparken de korkmayacaksın, dik duracaksın, İsrail’e yaptığın gideri, Çin'e de yapabileceksin. Türk Devleti'nin Cumhurbaşkanı’na yakışan budur."

Akşener, Netanyahu ve destekçilerini şiddetle kınadığını ve uluslararası toplumu, bu insanlık ayıbına karşı Filistinlilerin yanında birlik olmaya ve Netanyahu vahşetine dur demeye çağırdığını söyledi.

TAM KAPANMA DEDİLER AMA 20 MİLYON İNSAN MUAF

19 Mayıs'ın iç cephedeki sayısız gediğe rağmen büyük destanın adı olduğuna dikkati çeken Akşener, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere bütün istiklal kahramanlarını minnet ve rahmetle andı.

Hükümetin Kovid-19 salgını mücadelesine ilişkin politikalarını eleştiren Akşener, "Pandeminin başından bu yana, bilim insanları uyardı, vatandaş uyardı, biz uyardık, dinlemediler. Üç haftalık tam kapanmanın zorunlu olduğunu bir türlü kabul etmek istemediler. Nihayetinde lebalep kongreler bitip vaka sayıları ve ölümler zirve yapınca ramazan ayında adını 'tam kapanma' koydukları tuhaf bir uygulamaya gittiler. Adı tam kapanma ama şehirlerde trafik var. Adı tam kapanma ama sokaklarda insanlar var. Adı tam kapanma ama yasaklardan 20 milyona yakın insanımız muaf. Peki sonuç? Sonuç ortada. 5 binin altına inecek denen vaka sayısı 10 binin üzerinde." diye konuştu.

Akşener, gelişmiş ülkelerde işlerin yoluna girmeye başladığını, aşı tedarikinde sorun yaşanmadığını ve planlandığı gibi aşı takviminin uygulandığını söyledi.

Bu ülkelerde hayatın hızla normale döndüğünü dile getiren Akşener, "Biz ise pandeminin başından bu yana iktidarın türlü yalanlarıyla oyalanıp hastalanmamak için ölmemek için çabalıyoruz. Ekonomik ve sosyal destek paketleri olmadan, kapsamlı bir aşı planlaması yapılmadan uygulanan kapatmalar ne yazık ki vatandaşlarımız için kovid kadar büyük bir belaya dönüştü." ifadelerini kullandı.

Akşener, 16 Mayıs itibarıyla yaklaşık 26 milyon doz aşılama yapıldığını, bunun 15 milyonunun, 1'inci doz, 11 milyonun da 2'nci doz için kullanıldığını belirtti. Henüz 15 milyon vatandaşın 2 doz aşısının tamamlanmadığını belirten Akşener, en az 44 milyon aşılama yapılması gerektiğini, bunun için de en az 88 milyon doz aşıya ihtiyaç olduğunu kaydetti.

Akşener, "AK Parti balonunun" patladığını, milletin 19 yıldır sırtında taşıdığı bu iktidarın 14 ay milletinin yanında duramadığını iddia etti.

'SİYASETÇİ, MİLLETİYLE SANDIKTA HELALLEŞİR'

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın milletten helallik istediğini aktaran Akşener, "Sayın Erdoğan, yeter artık. Milletimizin yakasından bir düşün artık. Çileyi, yokluğu ve yoksulluğu reva gördüğün bu milletten hangi yüzle çıkıp da helallik istiyorsun kardeşim? Ayıptır, günahtır. Bak ben sana doğru adresleri söyleyeyim. Mesela git, milletimizin alın teriyle kasalarını doldurduğunuz o beş müteahhitten helallik iste. Arpalığa çevirdiğin yönetim kurullarına atadığın gelin, damat ve kayınçolardan helallik iste. Sarayda beslediğin beş maaşlı danışmanlardan, yandaşlardan, trollerden ve malum vakıflardan helallik iste." diye konuştu.

Akşener, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Alamazsın Sayın Erdoğan; ekmeği haram ettiğin işçiden helallik alamazsın. Hayalleri haram ettiğin gençten helallik alamazsın. Tok yatmayı haram ettiğin garibandan helallik alamazsın. Siftahı haram ettiğin esnaftan helallik alamazsın. Hasadı haram ettiğin çiftçiden helallik alamazsın.Yazmayı haram ettiğin gazeteciden helallik alamazsın. Düşünmeyi haram ettiğin akademisyenden helallik alamazsın. Kadroyu haram ettiğin öğretmenden helallik alamazsın. Emekliliği haram ettiğin EYT'lilerden helallik alamazsın. Takdiri haram ettiğin sağlıkçılardan helallik alamazsın. Huzuru haram ettiğin kadınlardan helallik alamazsın. Aşıyı haram ettiğin milyonlardan helallik alamazsın. Günahına girdiğin nice masumdan helallik alamazsın. Bir damla huzuru, iki dirhem tebessümü haram ettiğin milletimizden helallik alamazsın. Kaz Dağları’ndan, İkizdere’den, Harran’dan, Hasankeyf'ten, Kuzey Ormanları'ndan, Salda Gölü'nden, Soma'dan helallik alamazsın. Türkiye'nin cennet köşelerinde yapılan haram işlerden helallik alamazsın."

'TÜRKİYE, YOLSUZLUKTA BİR DÜNYA MARKASI HALİNE GELDİ'

Erken seçim çağrısında da bulunan Akşener, "Ama illaki helalleşmek istiyorsan, Ben sana yolunu söyleyeyim: Siyasetçi, milletiyle kürsüden attığı nutukla helalleşmez. Siyasetçi, milletiyle sandıkta helalleşir. Madem helallik alacaksın, önce aziz milletimizin önüne sandığı getireceksin helalliği öyle isteyeceksin. Sandığı getireceksin, milletimiz sana ne diyecek göreceksin. Öyle kürsülerden üfürmekle olmaz. Halep oradaysa arşın burada. Madem helallik alacağına eminsin buyur bakalım, hodri meydan." ifadelerini kullandı.

Akşener, konuşmasının bir bölümünde Ankara'da kahvehane işleten Hasan Çiftçi'yi kürsüye davet etti.

Daha sonra konuşmasına kaldığı yerden devam eden Akşener, Erdoğan'ının 19 yıllık iktidarında sınıfta kaldığını ileri sürdü.

AK Parti'nin yolsuzluk, yoksulluk ve yasakları kapsayan "3Y ile mücadele" sloganıyla iktidara geldiğini hatırlatan Akşener, gelinen noktada Türkiye'nin yolsuzlukta bir dünya markası haline geldiğini savundu.

Akşener, "Dünyanın en çok kamu ihalesi alan ilk 10 şirket listesine, Türkiye'den beş şirket girdi. Bu şirketlerin aldığı ihalelerin toplamı 200 milyar doları aşıyor. Rakam o kadar büyük ki böyle söyleyince pek anlaşılmıyor. 200 milyar dolar ne demek biliyor musunuz? Hane başına 85 bin lira demek. Yani Türkiye'deki her ailenin cebinden 85 bin lira çıkmış, 5 müteahhittin cebine girmiş demek." dedi.

O paralarla Osmangazi Köprüsü'nün de yapıldığını dile getiren Akşener, bu köprünün maliyetinin 1 buçuk milyar dolar olduğunu ancak devletin kasasından çıkacak paranın 13 milyar doları bulacağını söyledi.

"Bu köprü, dünyanın en büyük yolsuzluk eseridir. Bu köprü, bir millete atılmış dünyanın en büyük kazığıdır." diyen Akşener, “Bunlar 'yolsuzlukla mücadele edeceğiz' dediler. Ama yolsuzluğu denetleyen kurumların, Sayıştayın, Danıştayın içini boşalttılar. Araştıran, sorgulayan gazetecileri hapse attılar. Yolsuzluğa karşı sesini çıkaranı kovdular. Namusuyla çalışanın üzerine çöktüler. Ve sonunda yolsuzluğu bir norm haline getirdiler." ifadelerini kullandı.

YASAKLARI DOYASIYA YAŞADIĞIMIZ BİR ÜLKE

Hükümetin bir diğer sloganının "yasaklarla mücadele" olduğunu anımsatan Akşener, gelinen noktada yaşanmayan bir yasağın kalmadığını savundu.

Akşener, şöyle konuştu:

"Saray medyasında Sayın Erdoğan'ı eleştirmek yasak. Gazeteciysen yolsuzlukları araştırmak yasak. Televizyonlarda terörist mektubu okutmak serbest ama milletin kürsüsünü yayınlamak yasak. Yargı mensupları için AK Parti'liye dokunmak yasak. Anayasa Mahkemesinin, anayasayı uygulatması yasak. Kadına yönelik şiddetin her türlüsü tartışmaya açık ama İstanbul Sözleşmesi yasak. Muhalefetsen '128 milyar dolar nerede?' diye sormak yasak. Kendi bakanlığına dezenfektan satan bakanı soruşturmak yasak. Millet İttifakı belediyelerinin vatandaşa yardım yapması yasak. Vatandaşı, patates soğan kuyruğuna mahkum etmek serbest ama ucuz ekmek büfesi açmak yasak. Rektörü eleştirmek yasak. Geçtim şiir okumayı, tweet atmak yasak, protesto yasak, yürüyüş yasak. Filistinliler için yürümek serbest ama Doğu Türkistan'a sahip çıkmak yasak. Sokağa çıkmak, okula gitmek, kepenk açmak yasak. Turist değilsen soluduğun hava bile yasak. Lebalep kongreler serbest ama milli bayramlarımız yasak. İşte size Sayın Erdoğan ve arkadaşlarının yasaklarla verdiği büyük mücadele. Yasakların doyasıya yaşandığı bir Türkiye."

ERDOĞAN KİBRİNE YENİLDİ

Akşener, milletin Erdoğan'a güvenerek yetki verdiğini ancak Erdoğan'ın zaman içerisinde milletten koptuğunu, kibrine ve hırslarına yenildiğini, haktan ve hakikatten uzaklaştığını savundu.

Erdoğan'ın başarısız olduğunu iddia eden Akşener, "Artık milletimize verecek bir şeyin kalmadı. Bu gerçeği kabullen artık. Başarısızlığı kabullenmek de bir erdemdir. Koltuğu kaptırmak dünyanın sonu değil. Yapamayınca çekilmeyi de bileceksin. Yönetemeyince kenara çekilip yönetebilenleri izleyeceksin. Bu kadar basit." diye konuştu.