Serçeşme Vakfından İBB’nin kitapçığına tepki

Pir Hünkâr Hacı Bektaş Veli Dergahı Serçeşme Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Hüseyin Hürrem Ulusoy, İBB tarafından 23 Nisan anısına dağıtılan kitapçıkta İnanç Özgürlüğü sayfasında imam, papaz, alevi dedesi ve hahamın yer aldığı görüntüyle ilgili İmamoğlu'na tepki gösterdi.

Serçeşme Vakfından İBB’nin kitapçığına tepki

Pir Hünkâr Hacı Bektaş Veli Dergahı Serçeşme Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Hüseyin Hürrem Ulusoy, İBB tarafından 23 Nisan anısına dağıtılan kitapçıkta İnanç Özgürlüğü sayfasında imam, papaz, alevi dedesi ve hahamın yer aldığı görüntüyle ilgili İmamoğlu’na tepki gösterdi. Açıklamada “Türkiye’nin yüzde doksanı İslam dinine mensuptur. Ancak Türkiye laik ve üniter bir devlettir. Etnik kökene ve mezhebe göre ayrıştırılamaz.” denildi. İşte o açıklama:

BASINA ve TÜM CANLARA,

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin yayımlamış olduğu kitapçıkta, Türkiye’de yaşayan inançların temsilcilerinin resimle canlandırıldığı görülüyor.

Bu kitapçıktaki resmin kötü bir niyetle yapıldığına inanmıyoruz/inanmak da istemiyoruz.

Safça bir duygu ile ülkemizde (özellikle de İstanbul’da) yaşayan vatandaşlarımızın inançları ne olursa olsun kardeşçe yaşadıkları anlatılmak istenmiş olabilir. Ancak burada ileri derecede bir muhakeme eksikliği, ileri derecede bilgisizlik açıkçası gaflet sözkonusudur.
Resimdeki yelpaze şu şekilde olsaydı kimsenin bir itirazı olmazdı :
” Sünni-Alevi-Şii-Ortodoks-Katolik-Protestan-Musevi”.
Ama, böyle yapılmamış (eğer kötüniyet sözkonusu ise) Alevilik azınlıklar arasına atılmıştır. İslam dışı gösterilmiştir. Bu son derece tehlikelidir. Hem Alevilik hem de ülkemiz açısından.

Türkiye’nin yüzde doksanı İslam dinine mensuptur. Ancak Türkiye laik ve üniter bir devlettir. Etnik kökene ve mezhebe göre ayrıştırılamaz. Kimlerin azınlık statüsünde olduğu uluslararası anlaşmalar ve yasalarla belirlenmiştir.

Türkiye Cumhuriyetini kuran temel unsur, devletin adından da anlaşılacağı üzere Türklerdir. Türk, inançsal olanak, Sünni/Alevi/Şii ya da ateist olabilir. Bu ana unsur olmasını engellemez.

Görünen o ki, Türkiye’nin bütünlüğünü istemeyen emperyalist güçler, maşaları vasıtasıyla kavram kargaşası ve algı yaratıyorlar.

Öncelikle, bu işin sorumlusu olarak , İBB’yi kastetmediğimizin bilinmesini istiyoruz. Yanlış anlaşılmasın, -Alevilik İslam dışıdır -iddiasında olan ve tasmalarının ucu Türkiye düşmanlarının elinde olanları kastediyoruz!..

Alevilik azınlık statüsüne itilirse, asli unsur olmaktan çıkar, devlet laikliğini yitirir ve Sünni devleti olur. Türkiye, bölünür ve devlet üniter yapıdan federal bir yapıya kısacası kaosa sürüklenir.

Cemevlerine ve Dedelik Kurumu’na ‘temsiliyet’ kazandıracağız diye kendimizi Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin dışına çıkarmayalım.

Türkiye Cumhuriyeti’nde Devlet yönetimine talipken devletimizin düşmanlarını sevindirmeyelim.

Önce, Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşlığı, sonra din ve mezhep gelir. Bunu unutmayalım. O halde bu yanlış İBB tarafından mutlaka ve gecikmeksizin düzeltilmelidir.

Aleviler olarak tabii ki cemevlerinin ve Dedelik Kurumu’nun yasal statüye kavuşması için mücadele edelim ancak gaflet ve dalalete düşmeden…

Aşk-ı Muhabbetlerimle

PİR HÜNKÂR HACI BEKTAŞ VELİ DERGAHI
SERÇEŞME VAKFI
Mütevelli Heyeti Başkanı
HÜSEYİN HÜRREM ULUSOY