Habertürk yazarı Nagehan Alçı, Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın düzenlediği yemekte konuşulanları yazdı.
Alçı, kamuoyunda sıkça tartışılan Diyanet bütçesi ve makam araçlarıyla ilgili Erbaş’ın anlattıklarını şöyle aktardı:
“Gelelim Diyanet ile ilgili en tartışmalı konuya, yani bütçeye…
Bütçenin geçen yılki 91 milyar 824 milyondan yüzde 41 artışla 130 milyar 119 milyona çıktığı, böylece 6 bakanlığı geride bıraktığı haberleri geçen hafta medyada yer aldı.
‘BÜTÇEMİZİN YÜZDE 95’İ PERSONEL GİDERLERİ’
Ali Erbaş bütçe tartışmaları ile ilgili,
“Diyanet’in bütçesi genel bütçede her yıl yüzde 1’in altındadır” dedi. “Nedir tam oran” diye sorduk. “2024’te yüzde 0,95 idi, 2025 için yüzde 0,98 olacak” diyerek şunları söyledi:
“Bizim bütçemizin yüzde 95’i personel gideridir. Mesela 2025 için öngörülen 130 milyarın yaklaşık 125 milyarı personel gideri. Biz yüzde 5-6lık bütçe ile hizmet veriyoruz.”
Sayın Erbaş’a bu durumda personelden kısılıp kısılamayacağını sordum.
“Nagehan Hanım 15-16 bin civarında imamsız cami var. Personelde fazla yok eksik var. 1003 müftülük var, bakın Diyanet çok geniş bir yapı. Kaldı ki biz Kuran kurslarına, camilere tek kuruş bütçe vermiyoruz. Müftülük binalarını bile mümkün olduğunda hayırsever bulup yaptırıyoruz. Bizim personel sayımız 150 bin. Bizi bakanlıklarla kıyaslamak yanlış, kıyaslanan bakanlıkların bazılarının personel sayısı 5000. 5000 nerede, 150 bin nerede?”
‘8 SENE ÖNCE AYNI AUDİ’Yİ KULLANIYORDUM’
Peki ya makam arabaları? Madem devlet tasarruf edecek araç sayısı azaltılamaz mı?
“1000 müftü, 400 civarında makam aracı var, bizim merkezde 16 araç var. Kelime oyunu yapıyorlar. Bakın biz bu yıla kadar bir önceki Başkan Mehmet Görmez’in makam aracını kullandık. Tek yeni araç almadık. Birkaç kere de yolda kaldık o araçla. Bir sefer Konya’dan geliyoruz, hızlı seyrederken lastik patladı, şoför ustalıkla zor kurtardı. O zaman bir Audi alındı, ben rektörken 8 sene önce aynı Audi’yi kullanıyordum ama Diyanet İşleri Başkanı’na çok gördüler.”
çok göreceğiz hocam peygamber makamında oturuyorsanız davranışlarınızda ona göre olacak. efendimizin devesi daha mı süslüydü, efendimizin kıyafetleri daha mı farklıydı , efendimiz bir mecliste otururken dışarıdan gelen onu tanımayan kim peygamber diye soruyordu. kıyafetiyle bineğiyle ayrılmıyor du o makam tevazuyu sıradan insanlar gibi yaşamayı gerektiriyor daha lüks arabalara binebilirsiniz çok görülmez ama bu makamda çok görüyorum. hele bir de bunu hak olarak görmenizi din adamına yakıştıramıyorum. işte tam da bu yüzden kurumunuzun itibar sıralamasındaki yeri diplerden yükselemiyor
Konuştukca batan bir Diyanet başkanı..N.Alçı’ yı yemeğine davet etmesi mi, bütcesinin neredeyse tamamını personel giderlerine harcaması mı (şeriatla yönetilen ve neredeyse aynı nüfusa sahip olduğumuz İran’ da bile bizdeki sayıda cami ve dolayısı ile personeli yok), makam için kendisine lüks arabayı hak olarak görürken fakirlere şükredin demesi mi..