Anastasiadis’in mektubunu niye aldınız, önerilerini niye anında reddetmediniz?

featured

Sabahattin İsmail yazdı

Rum Yönetimi Başkanı Anastasiadis’in, federal çözüm ve Maraş’ın iadesi konusundaki önerilerini içeren bir mektubu 23 Mayıs 2022 tarihinde Cumhurbaşkanı Tatar’a gönderdiğini bugün Rum basınından öğrendik.
Rum gazeteleri 6 sayfalık mektubun geniş özetini de ifşa etti.
Önerilerin, tam da Yunan Başbakanı Mitsodakis’in ABD’de Biden ile görüşüp Türkiye’ye saldırmasından, “Kıbrıs’ta iki devletli çözümü asla kabul etmeyeceğine” ilişkin sözlerinin ayakta alkışlanmasından 1 hafta sonra sunulması önemlidir.
Sadece bu nedenle bile olsa bu mektup alınmamalıydı, ama alındı.
Şoktayım.
Cumhurbaşkanı Tatar’ın Danışmanı/Özel Temsilcisi Ergün Olgun ve CB Tatar, bu mektubu kabul etmekle yeniden büyük bir gaf daha yapmışlardır.
Ergün Olgun 2 hafta kadar önce eski Rum görüşmeci Mavroyannis’in görevinden ayrılması üzerine, Tatar’ın bilgisi ve onayı dahilinde, sanki çok gerekliymiş gibi, ona, BM temsilcisinin de katıldığı bir veda yemeği vermişti.
Bu, varolmayan görüşme sürecini canlı tutmaya yarayan çok gereksiz bir davranıştı.
Eleştirdik, ama belli ki dikkate alınmadı.
Bu yaptığı ilk hataydı.
Nitekim Anastasiadis yakaladığı pası gole çevirdi.
Varolmayan görüşme sürecini canlı tutmak için atadığı yeni görüşmeci, Anastasiadis’in CB Tatar’a yazdığı mektubu vermek için hemen Ergün Olgun ile görüşme istedi.
Böyle bir mektubu almak için görüşme isteği kabul edilmemeliydi.
İşte 2. hata bu görüşme isteğinin kabulü oldu.
23 Mayıs tarihinde yapılan bu görüşmede yeni Rum görüşmeci, “görüşme süreci” diye birşey olmamasına karşın, Anastasiadis’in federal çözüm öngören önerilerini ve Maraş’ın iadesi ile Türkiye’nin Rum yönetimini “meşru Kıbrıs Cumhuriyeti olarak tanıması” anlamına gelen Ek Protokolün uygulanmasını öngören sözde güven yaratıcı önlem önerilerini içeren bir mektubu Ergün Olgun’a verdi.
O da kabul etti.
Olgun’un 3. yanlışı da işte bu oldu.
Oysa yapması gereken, mektubun federasyon ve sözde GYÖ önerilerini içerdiğini görünce mektubu geri vermekti.
Bir görüşme süreci yok, BM de görüşmeler için ortak bir zemin saptamadı ki karşılıklı mektuplar ve öneriler gidip gelsin.
Bu da yapılmadı.
Mektubu Tatar’a getirdi.
Yapmaları gereken, burada onunla birlikte okuduktan hemen sonra, hiçbir yanıt vermeden BM Temsilcisi ile mektubu geri iade etmekti.
Yapılmadı.
Bu da 4. Yanlışları oldu.
Aradan 1 hafta geçti. Ve, Anastasiadis’in Tatar’a federal çözüm öngören bir mektup gönderdiği Kıbrıs Türk halkı ile KKTC Meclisi’nden gizlendi.
Biz bunu ancak bugün 30 Mayıs’ta mektup Rum basınına sızdırıldığı zaman öğrendik.
Bu da 5. Yanlışları oldu.
Rum yönetimi bu sızdırmayı yaparak içimizdeki federasyoncuları harekete geçirmek ve baskı yapmalarını sağlamak istedi .
Mektubu kabul etmekle, iade etmemekle ve 1 hafta gizlemekle Anastasiadis’in oyununa gelmişler ve ona federasyoncuları harekete geçirme şansı vermişlerdir.
Olumsuz gelişmeler bununla kalmayacak.
Şimdi ABD ve AB da devreye girip mektuba olumlu yanıt verilmesi, düşük seviyede de olsa bir müzakere sürecinin başlaması için her türlü baskıyı yapacaklardır.
Bu aşamadan sonra nasıl bir yanıt verilirse verilsin aleyhimize kullanılacaktır.
Suriye’de operasyon hazırlığı içinde olan, Irak’ta operasyon yapan, Ege’de doruğa çıkan Yunan provokasyonları sonucu çatışma riski ile karşı karşıya olan, ekonomik krizin derinleştiği bir Türkiye’nin baskılara daha açık hale geldiği görülmedi mi?
Umarım 6. Yanlışı yapıp bu mektuba yanıt verilmez.
Eğer bu yapılırsa, düşük profilli bir müzakere sürecine, en sıkışık anımızda, gereksiz şekilde kapı açılıyor anlamına gelecektir.
Ayrıca Rum’a aleyhimize propaganda yapması için fırsat vermiş olacaklardır.
Anavatan Türkiye’nin yapılan yanlışlarla ilgili ne dediği elbette önemlidir.
Bu sorunun yanıtını da mektuba yanıt verilmesi halinde bulacağız.

ÖNERİNİN İÇERİĞİ

Rum basınına sızdırılan mektubun içeriğini birkaç maddede özetleyebiliriz:

1- (KKTC ‘nin bağımsızlık ve egemenliğinin tanınması ile iki devletli çözüm ısrarından vazgeçilerek) iki eyalete dayanan Merkezi yanı zayıf bir federasyon kurulsun

2- Bu amaçla Federasyon Görüşmeleri Crans Montana’da kaldığı yerden başlasın

3-Maraş, BM yönetimine verilsin ve Rumlar Maraş’a geri dönerek yerleşsin

4- Ercan Havaalanı BM yönetimine verilsin. Kıbrıs Cumhuriyeti’ne ait Tek FIR hattı, tek hava kontrolü kabul edilsin

5- Gazimağusa Limanı AB yönetimine verilsin. Bu şartla uluslararası gemi trafiğine açılsın

6- Türkiye, AB ile imzaladığı ek protokolü uygulayarak Rum gemi ve uçaklarına uyguladığı ambargoyu kaldırsın, deniz ve hava limanlarını Rum gemi ve uçaklarına açsın. ( Yani Rum yönetimini Kıbrıs’ın tek meşru egemen devleti olarak tanısın)

7- Türkiye Doğu Akdeniz’deki egemenlik ve MEB iddialarından vazgeçerek Kıbrıs Cumhuriyeti’nin MEB sınırlarını tanısın ve KC ile bir MEB sınırlandırma anlaşması imzalasın.(Yani KKTC ‘den ve Doğu Akdeniz’den vazgeçerek Rumu tek meşru devlet olarak tanısın ve Seville haritasını kabul etsin)
Buna karşılık Doğu Akdeniz’deki kaynaklardan elde edilecek gelirlerden nüfus oranına göre saptanacak bir miktar, çözümden sonra kullanmak üzere, Türkler adına açılacak bir hesaba yatırılsın

‘TESLİM OLUN’ DİYOR

Anastasiadis’in bu önerileri bize ve Türkiye’ye hakarettir. Aşağılamadır.
Ergün Olgun böylesine aşağılayıcı öneriler içeren bu mektubu asla almamalıydı, ama aldı.
Aldıktan sonra yanıt vermeden iade etmeliydiler.
Etmediler.
Bari yeni bir yanlışı yapmayın, cevap vermeyin.
Vereceğiniz cevap ne olursa olsun, bu Rum önerileri çerçevesinde düşük profilli bir müzakere sürecinin başlatılması için hazır olduğunuz anlamına gelecektir.
O nedenle aklınızı başınıza alın, yeni bir yanlış yapmayın diyorum!

Anastasiadis’in mektubunu niye aldınız, önerilerini niye anında reddetmediniz?

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Giriş Yap

VeryansınTV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!