Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, ilköğretim okullarında öğrenci andının okunması yönündeki Danıştay 8. Daire’sinin kararını kaldırdı. Danıştay, bu kararla “Okullarda Andımız okunmasın” dedi. Alınan bu karara karşı birçok köşe yazarı suskun kalırken, haber gazetelerin ilk sayfalarında bile ele alınmadı…
VERYANSIN TV
Danıştay 8. Dairesi, 2018’de “Andımız kaldırılamaz” dedi. MEB itiraz etti. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, 8. Daire’nin kararını iptal etti. Bu karara göre andımız artık okullarda okunmayacak. Bu gelişmenin ardından birçok gazete ve köşe yazarı susmayı tercih ederek kafasını kuma gömdü.
Bir elin parmaklarını geçmeyecek kadar yazar ise alınan karara tepki gösterdi. Nihat Genç, Yılmaz Özdil, Saygı Öztürk ‘andımızın kaldırılması’na çok sert tepki gösterirken Ahmet Hakan ise ‘partiler, siyasiler ne diyor?’ sorusunu sorarak köşesinde alınan karara küçük bir yer verdi.
Bir- iki gazete haricinde ise hiçbir gazete alınan karara manşetinde yer vermedi…
İşte alınan karara tepki gösteren yazarlar:
NİHAT GENÇ
Sosyal medya hesabından kararı yorumlayan Genç şu ifadeleri kullandı:
“Danıştay, Andımız’ı kaldırarak, egemenliğin siyasi bir tanımı olan “Türküm” kelimesini, etnik, ırkçı, bölücü vs olarak damgaladı ve anayasanın değişmez maddelerinin değiştirilmesine zemin hazırladı!
Andımız’ı kaldıran Danıştayımız Diyanet nezaretinde tarikat okullarında bir milyon çocuğun ‘geldim işte kapına, zimmet eyle tapuna, muhtacım hu hapına, tut elimden ya şeyhim’ andı için, bakalım bir karar alabilecek mi?
Türk Milleti! Andımız’ın kaldırılması bahanedir, devlet Türk kelimesini Boşnak, Tatar gibi etnik düzeye indirip herhangi bir etnik yapıyla eşitleyip egemenliğimize saldırılmaktadır! İslamcı ve liberallerin kırk yıldır cumhuriyeti yıkma tezgahı işte budur!
Türk kelimesinden utananlar, başka etnik yapılarla eşitlemeye çalışanlar Türkiye Cumhuriyeti’ni yönetemez. Türk tanımı egemenliğimizin ve Anadolunun kilit taşıdır, çekerseniz un ufak olur. Anadolu, Türk Milletinin kılıcının zaferi ve Cumhuriyet Türk Milleti’nin tacıdır!
Bakın Türkçüyüz milliyetçiyiz ayaklarıyla parti kurmuşlar ama Türküm demeye utanıyor Andımız’ı kaldıranlara tek laf edemiyorlar, çünkü NATO’nun sömürge partisi bunlar, oy uğruna ittifaktan korkuyorlar, sürülmekten hoşlanan koyunlar Papa’nın karşısında el pençe Sistani işte bunlar!”
YILMAZ ÖZDİL
Köşe yazarı Yılmaz Özdil de Bizim TV’de Lale Özan Arslan’ın programında andımız kararına değindi. Andımızın kaldırılmasına sert tepki gösteren Özdil, “Türküm demekten onur duymuyorlar’ dedi.
Yılmaz Özdil, şunları söyledi:
“Ne mutlu Türküm diyene’ demek istemiyorlar. ‘Türküm’ diyemiyor adam. ‘Türküm’ demekten onur duymuyor.
Biz mesela Türk olmaktan da Türk demekten de onur duyuyoruz ama ‘Ne mutlu Türküm diyene’ kavramı, zaten aslında herhangi bir etnik kökeni yücelten değil, tam tersine hiçbir etnik kökeni dışlamayan bir kavramdır. Anayasal vatandaşısındır ve aynı zamanda toprak vatandaşlığıdır.
Burada ‘Ne mutlu Türküm diyene’ herhangi bir etnik kökeni dışlamayan, tam tersine bütün etnik kökenleri kapsayan bir kavramdır.
Sen mesela andımızı kaldırıyorsun. Bugün bizim gazetenin birinci sayfasında andımız var. Yarın poster yaparız gene dağıtırız. Çocuklarımıza ezberletiriz, okullara dağıtırız. Biz bu konuda geri durmayız ama biz diyoruz ki herkes elinden geleni yapmalı. Çünkü, bu ülkenin hamurunda dünya tarihinde görülmemiş bir fedakarlık, dünya tarihinde görülmemiş bir kahramanlık ve dünya tarihinde görülmemiş bir vizyon var.
İnsan andımızı kaldırır mı ya? Andımız, imbikten süzülmüş bir ruhtur. Bu Cumhuriyet’in özüdür.”
SAYGI ÖZTÜRK
Saygı Öztürk de susmadı, alınan kararı Sözcü Gazetesi’ndeki ‘Abdullah Öcalan’ın istediği oldu!’ başlıklı köşe yazısında eleştirdi. Saygı Öztürk ‘Yapılan bu değişikliği de içeren düzenlemeler meğer ne kadar önemliymiş! “Andımız’ın kaldırıldığını” 8 dilde bastırılan kitaplarla dünyaya duyurdular. Andımız madem bu kadar zararlıydı da AKP hükümetleri 11 yıl niçin bekledi? Bırakın adım atmayı, kaldırılmasına ilişkin açılan davalarda, Andımız’ı canla-başla niçin savundunuz?
Ne yazık ki siyasetçilerimiz, o iktidara yakınlığı ile bilinen yazarlarımız o gün Andımız’ın gerekliliğini savunurken, sonra onlar da yerden yere vurdu. Hangi söylediğinize, yazdığınıza inanılsın?’ dedi.
AHMET HAKAN
Hürriyet Gazetesi yazarı Ahmet Hakan ise köşe yazısında andımız konusuna kısa bir yer vererek ‘siyasilerin ve partilerin bu konudaki görüşlerini’ merak ettiğini dile getirdi. Hakan, herhangi bir tepki göstermekten kaçındı.

Ünlü Youtube kanalı BaBaLa TV’nin sahibi Oğuzhan Uğur ise alınan kararı şu şekilde eleştirdi:
İŞTE ANDIMIZIN KALDIRILMASI KARARI SONRASI GAZETE MANŞETLERİ
Sözcü ve Cumhuriyet Gazetesi dışında ‘Andımızın kaldırılması kararı’na hiçbir gazete yer vermedi. Yeniçağ gazetesi ise tepkisini internet sitesinde dile getirdi.















Atatürk zeki insan ne mutlu Türke demiyor.Ne mutlu Türküm diyene ifadesini kullanıyor,arada fark var.
Andımız kalkamaz ! kalkmaz! Bir ülkenin andıdır o.Ant hiç kalkarmı ? Nasıl bir ant istiyorlar? yada andı filan olmayan öylesine bir yermi istiyorlar açıklasınlar!
Tabii ki suskun kalacaklar.Mecburlar suskun kalmaya.Siyasal İslam denen kültürü ve tarihi olmayan garabetle,etnikçi işbirlikçi soysuz solun ortaklaşa nefret ettiği,ağızlarından çıktığı anda içlerinden tövbe getirdikleri mübarek kelime Türk Andı ortadan kalkınca suskunluk anlaşılır durumdadır.Zira kaldırdıkları şeyin yanlış şeyi kaldırmak olduğunu biliyorlar.Sonra ağlamak yok ama acıdı diye.
Ben durumdan oldukça keyif alan 1 tane muhalefet partisi tanıyorum. Küçük Emrah’tan Neşeliyim, Neşeliyim. Ben yine bugün Neşeliyim. tadında denizden gelen mutlu Pullu Fok balıkları biliyor/görüyorum.