Ankara'da evlere dağıtılan şeriat bildirisinde ‘Furkan Vakfı’ iddiası

Ankara'da bina önlerine bırakılan şeriat çağrısı içerikli provakatif bildirilerin, Alparslan Kuytul'un başkanı olduğu Furkan Vakfı ile bağlantılı olduğu öne sürüldü. Güvenlik güçleri, bildirileri dağıtan kişilerin yakalanması için çalışma başlattı. Furkan Vakfı tarafından yapılan açıklamada ise söz konusu bildirilerin kendileriyle bir ilgisinin olmadığı iddia edildi.

Ankara'da evlere dağıtılan şeriat bildirisinde ‘Furkan Vakfı’ iddiası

Ankara'nın Mamak ilçesinde, dün evlerin kapı önlerine şeriat çağrısı yapan provakatif bildiriler bırakıldı. Vatandaşların şikayeti üzerine emniyet güçlerince başlatılan soruşturma kapsamında, bildiri üzerinde 'bize ulaşın' diye belirtilen F.S.'ye ait sosyal medya hesabının Furkan Vakfı ile bağlantılı olduğu iddia edildi.

Ayrıca, bildiri metninde yer alan 'İmanımızı nasıl muhafaza ederiz?' isimli videonun Furkan TV isimli sosyal medya kanalından paylaşıldığı ve videonun Furkan Vakfı Başkanı olarak tanınan Alparslan Kuytul'un 2009 yılındaki konuşması olduğu öğrenildi. Güvenlik güçlerinin bildiriyi dağıtan kişilere yönelik yakalama çalışmaları sürüyor.

Bildiride yer alan ifadeler şöyle:

‘LAİKLİK İSLAM’A TERS KÜFÜR SİSTEMİDİR’

"Türkiye'de yaşayan insanlar olarak çok iyi biliyoruz ki 1920'lerden sonra hakimiyet yani emir ve yasak koyma Allah'a değil millete verilmiştir. Hatta Hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir denmektedir. Türkiye de şeriat yani Kuran Kanunları değil (insanların kendi kafalarından çıkardıkları kanunlar) geçerli olmaktadır. Bu yetmiyormuş gibi birde Laiklik şartı vardır. Yani dinin emirleri devlet işlerine karıştırılamazmış. Çıkarılan kanunlar dine uygun olamazmış! Bu sebeple demokrasi de, laiklik de İslama tamamen ters olan küfür sistemleridir."

Bildiride oy verenler de hedef alındı:

"Gelelim oy verenlere: oy verenlerde laikliğe ve demokrasiye bağlı kalacaklarına dair yemin edecek olan ve Allah'ın indirdiği hükümlerle hüküm vermeyecek olan kimselere oy verip devletin başına idareci olarak getirdiklerinden dolayı imandan çıkarlar, Başka bir ifade ile demokrasi partilerle ayakta durur, paılilerde oylarla ayakta durur. Küfür sistemini ayakta tutmak kafirliktir."

‘GÜNÜMÜZ OKULLARI İMANI BOZUYOR’

"İsterse bu okulun adı imam hatip olsun isterse özel okul olsun yine çocuklar gönderilemez" denilen bildiride, şöyle devam edildi:

"İmanı bozan şeyler sadece partilerde mevcut sayılmasın. Günümüz okullarında da mevcuttur, Ders kitaplarında Atatürk'ün İslama zıt o|arak yaptığı devrimler iyi bir şeymiş gibi öğretiliyor. Mesela Şeriat bizi geri bıraktı. En iyi yönetim Demokrasidir. Laikliktir. Arap harfleri karma burma olduğu için harf devrimi yapıldı. Latin harfleri getirildi. Kadın ve erkek kıyafetleri değiştirildi. Zina, faiz, içki daha bir çok şeyler serbest bırakıldı. 23 Nisan, l9 Mayıs, 29 Ekim gibi günler bayram olarak kutlandı. Çünkü bu günlerde hakimiyet hakkı millete verildi. Yani şeriat kanunları kaldırıldı.

Halbuki bir fetvada "bir kimse nevruz günü (Mecusilerin ilkbaharın gelişini kutladığı gün) kafirlerin toplandığı yere giderse kafir olur" diye yazılıdır. Değil bir diploma için hatta dünya bile verecek olsalar imanımızı bozacak şeyler yapmayın. Çünkü ölünce azabı vardır. Böyle bir devletin açtığı ve açılmasına izin verip gözetim altında tuttuğu bu okullara, isterse bu okulun adı imam hatip olsun isterse özel okul olsun yine çocuklar gönderilemez."

FURKAN VAKFI’NDAN AÇIKLAMA

Furkan Vakfı, dağıtılan şeriat bildirisinin kendileriyle ilişkilendirilmesi üzerine açıklama yaptı.

Açıklamada, şöyle denildi:

Bu gece 00.30 sularında “içeriğinde şeriat istemi bulunan bir bildirinin Ankara’da bazı evlerin kapılarına bırakıldığı, bu bildirinin Furkan Vakfı ve Alparslan Kuytul Hocaefendi ile ilişkilendirildiği” iddiasını içeren haberlerin yayıldığını öğrenmiş bulunuyoruz.

Karanlık bir takım ellerin yine kirli emeller peşinde olduğu ve bizi zan altında bırakmaya veya yeni bir operasyon daha yaptırmaya çalıştıkları ortadadır.

Bazı haber sitelerinin de konuyu araştırmadan mal bulmuş mağribi gibi bu asılsız haberin üzerine atladıkları görülmektedir. Bu da karanlık bir yerden düğmeye basıldığının açık göstergesidir.

Kapılara bırakılan söz konusu bildiride Alparslan Kuytul Hocaefendi’nin konuşmalarından kesitler olduğunu öğrendik. Sözü geçen konuşma ile bildirinin konusunun hiçbir alakası yoktur. Sadece bizimle bağlantı kurulmasını sağlamak için oradan alıntılama yapıldığı açıktır.

Gerek bildirinin altında adı geçen F. S (Fatih Sadri) nin ve gerekse bu tuzak bildirinin; Alparslan Kuytul Hocaefendi, Furkan Vakfı, TV Furkan ve Furkan Gönüllüleri ile uzaktan yakından alakası yoktur.

Kamuoyuna Duyurulur!”