Ant

Jale Ak yazdı...

Ant

Yeniden tanışmak her uykuda,

Aynı kâbusla, aynı kâbusla

Antlar suçsuz yere mahkûm

Kefensiz yatan yoksulun

Kemik parmaklıklarında.

Korkular uçsuz yerlere firar

Deprem sarsıntılarıyla pompalanan

Yüreğinde yurdun.

Kımıldayamaz hâlde, bu beden felç

Uyku genç, zaman geç, ölüm genç

Çelişkiler yığını düğüm boğazlar içre

Bir saz örgüsü dipdiri, ses tellerinde

Ve iri taneli sözleriyle kaynıyor türkü

Dili kara, dili acı, dili sivri.

 

Ağıtların her dem kanlı olur yarası

Ölümünü bekler sinsi leşçi sürüsü

Ölmez olur hey dost ozan gözyaşı

Bilmez misin o beklemek sana nafile

 

Karabasan inmeli, çolak topraklar

Çorak yürekleriyle bekler

Bütün korkaklar

Sıraya girdi şimdi

Leş etiyle avunanlar

Akbabalar,

Çakallar,

Ve sonra sırtlanlar;

 

Bilin ki bu kâbusu tanıyanlar var

Helâlleşmez hiç kimseyle

Koskoca Dumlupınar

Korkuları ona gömdük

Dönmezler gayrı

Andımız var baştanbaşa

Al gelincik ırmağı.

Bilin ki onu hâlâ

Kana kana içeriz biz

İçmekle de kalmayıp,

Diz vuranlardanız biz.