Arılarımız ölüyor

Bal üretiminde dünyanın ikinci büyük üreticisi olan Türkiye'de son yıllarda yaşanan arı ölümleri bal hasadını ve üreticileri olumsuz etkiliyor.

Arılarımız ölüyor
( Serhat Çağdaş – Anadolu Ajansı )\n

Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği Başkanı Ziya Şahin, ülkede hangi bölgede arı ölümü varsa birlik olarak üniversitelerden bilim heyetleriyle o bölgelere giderek çözüm üretme gayreti içerisinde olduklarını söyledi.

Arı ölümleriyle ilgili sorunların ciddi olarak ele alınması gerektiğini vurgulayan Şahin, “Son yıllarda iklimsel değişikliklerin yanı sıra pestisitlerin (mikroorganizma ve haşerelerin zararlı etkilerini ortadan kaldırmak için kullanılan kimyasallar) kullanımının ve biyolojik kirliliğin artmasıyla arı ölümlerinde artış yaşanarak kitlesel arı ölümlerine doğru bir geçiş yaşandı.” diye konuştu.

Türkiye’de arı ölümlerinde yaşanan artışın sebebinin bölgesel değişkenlikler gösterdiğine dikkati çeken Şahin, geçen yıl Doğu Anadolu Bölgesi’nde 5 ilde üniversitelerin bilim heyetleriyle yaptıkları çalışmalarda ortaya çıkan en temel sorunun biyolojik kirlenme olduğunu gördüklerini dile getirdi.

‘DİRENCİ DÜŞÜK ARILARLA BAL ÜRETMEYE ÇALIŞIYORUZ’

Türkiye’nin kendine özgü bir arı türleri olduğunu anlatan Şahin, şöyle konuştu:

“Arıcıların gezginci olarak Türkiye’nin her yerine dağılması nedeniyle Anadolu’nun çok önemli ırkları dejenere olmuştur. Bunun en büyük nedeni bütün ırkların aynı yerde ana arı üretmesi. Biz zaten burada tamamen kaybediyoruz. Bizim her şeyden önce ırk ve eko tiplerimizin saflığını korumamız lazım. Türkiye’de bu yapılmıyor. Dolayısıyla biyolojik kirlenmeyle dayanıksız hatlar yetiştiriyoruz, yani Anadolu ırkının dayanamayacağı yerlerde arıcılık yapmaya çalışıyoruz.”

Dünya genelinde ilaçlama yapılırken aynı ilacın aynı anda aynı bölgede yapıldığını ifade eden Şahin, Türkiye’de buna riayet edilmediğini savundu. Sahalarda çok fazla pestisit kullanımı olduğuna dikkati çeken Şahin, “Bu da arılarımızın dirençlerini düşürüyor. Burada kalıntılı ve direnci düşük arılarla biz bal üretmeye çalışıyoruz.” dedi.

‘ARILARIMIZIN EN BÜYÜK DÜŞMANI BU İLAÇLARDIR’

Şahin, dünyada iklimlerin değiştiğini belirterek, şöyle devam etti:

“İklimsel değişiklikler artık arıcılığı çok ciddi şekilde etkilemeye başladı. Bizim buna da arıcılarımızı hazırlamamız lazım. İklimsel değişikliklere arıcılarımızı hazırlayarak arı yetiştiriciliği metotlarımızı değiştirmemiz gerek. En önemlisi bizim merdiven altı katkı maddelerinden artık arılarımızı uzak tutmamız lazım. Arılarımızın en büyük düşmanı dirençleri bozan bu ilaçlardır.”