Atatürk ilk kez opera sahnesinde! Biletleri ‘anında’ tükendi

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının Milli Mücadele'yi başlatmak için Samsun'a çıkmalarının 100. Yılına özel yazılarak sahneye konulan 'Yeniden Doğuş' operası, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’na özel iki kez, yarın akşam ve 28 Ekim 2019 Pazartesi akşamları saat 20.00’de sahnelenecek.

Atatürk ilk kez opera sahnesinde! Biletleri ‘anında’ tükendi

Samsun izleyicisi tarafından  yoğun ilgi gösterilen “Yeniden Doğuş” operasının  biletleri, satışa çıktıktan saatler sonra tükendi.

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının Milli Mücadele’yi başlatmak için Samsun’a çıkmalarının 100. Yılına özel yazılarak sahneye konulan “Yeniden Doğuş” operası, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’na özel iki kez, yarın akşam ve 28 Ekim 2019 Pazartesi akşamları saat 20.00’da sahnelenecek.

“YENİDEN DOĞUŞ” OPERASIYLA ATATÜRK İLK KEZ OPERA SAHNESİNDE

100. yıl kutlamaları çerçevesinde Mayıs ayı boyunca pek çok etkinliğin yapılacağı ülkemizde, farklı bir proje özellikle öne çıktı.

Atatürk’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyet’in en değerli sanat kurumlarından biri olan ve bu yıl kendisi de 10. yılını kutlayan Samsun Devlet Opera ve Balesi, 100. yılı çok özel bir projeyle, “Yeniden Doğuş” operasının dünya prömiyeri ile kutladı.

Yeniden Doğuş Operası’ndan bir sahne

YARATICISI VE SANAT YÖNETMENİ MURAT KARAHAN

Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürü ve Genel Sanat Yönetmeni Murat Karahan “Yeniden Doğuş” operasının proje yaratıcısı.

Sanat yönetmenliği de Murat Karahan’a ait olan “Yeniden Doğuş” operasının librettosu ve bestesi Tevfik Akbaşlı’ya ait.

Opera, bale ve orkestra sanatçılarından oluşan yaklaşık 130 kişilik ekip tarafından sahnelenecek eserin orkestra şefi Serdar Yalçın.

“Yeniden Doğuş”u Şahan Gürkan sahneye koyuyor.

1912-1922 YILLARI VE MİLLİ MÜCADELE DÖNEMİ ANLATILIYOR

1912 – 1913 Balkan Savaşı sonrası Rumeli’den İstanbul’a göçmek zorunda bırakılan halkın acı veren hikâyesiyle açılan eser, 1. Dünya Savaşı yıllarını, Çanakkale Savaşı’nı, işgal yıllarındaki İstanbul’u, Bandırma Vapuru ile Samsun yolculuğunu, Amasya, Erzurum ve Sivas kongrelerini, Büyük Taarruzu, Kurtuluş Savaşı’nı ve Cumhuriyet’in kazanılması sürecini aryalar, düetler, koro parçaları ve danslarla anlatıyor.

YARATICI KADRO

Görkem Cengiz tarafından koreografisi yapılan eserin dekor tasarımı Özgür Usta’ya, kostüm tasarımı ise Gülnur Çağlayan Tuluk’a ait. Işık tasarımı O. Murat Yılmaz tarafından yapılan eserin koro şefi ise Raushan Baigulakova. Proje danışmanı olarak Cennet Türker’in yer aldığı eserin video prodüksiyonu Ahmet Şeren tarafından yapılıyor.

Bu eser sayesinde Türk opera tarihinde  Mustafa Kemal Atatürk ilk defa bir opera eserinin kahramanı olarak canlandırılacak. “

Yeniden Doğuş” ta Atatürk rolünü İstanbul Devlet Opera ve Balesi sanatçılarından tenor Ali Murat Erengül oynayacak.

Eserde Zübeyde Hanım rolünde Hatice Zeliha Kökcek, Fikriye Hanım rolünde Eda Bingöl Gürkan, Makbule Hanım rolünde Sezgi Elhüseyni, İsmet İnönü rolünde Gürkan Sezgin, Rauf Orbay rolünde Murat Göçken, Refet Bele rolünde Cüneyt Erdoğan, Cevat Abbas rolünde Yunusemre Kemal Sönmez, Asker Mehmet rolünde Bilal Doğan, İtalyan Komutan rolünde Eray Dönmez, Kaptan rolünde Hakkı Balkaş, Yunanlı rolünde Metin Bayram, Kazım Karabekir rolünde ise Hasan Çelik yer alıyorlar.

Eser Samsun Devlet Opera ve Balesi’nde 26 Ekim 2019 Cumartesi ve 28 Ekim 2019 Pazartesi akşamı saat 20.00‘da Aydın Gün Salonu’nda sahnelenecek.

YENİDEN DOĞUŞ OPERASI’NIN KONUSU

1. PERDE

1912-1913 Balkan Savaşı bitmiş, muhacirler Rumeli’den Edirnekapı’ya gelmiş, sessiz acılı bir nehir gibi Anadolu’ya göç etmektedirler. Vatan bildikleri toprak artık düşman elindedir. Rumeli parçalanmış, yağmalanmış, kaybedilmiştir.

Mustafa Kemal’in annesi Zübeyde Hanım ve kız kardeşi Makbule Hanım da Selanik’ten göç edenler arasındadır. Mustafa Kemal, annesini İstanbul’da uzun süre aramış sonunda onu bir cami avlusunda bulmayı başarmıştır. Avluda muhacirler perişan, öbekler halinde birbirlerine sokulmuşlardır. Yakınlarını arayanlar, aş kuyruğundakiler, yardım malzemeleri kuyruğundakiler yaşanan ağır dramı göz önüne sermektedir. Mustafa Kemal, memleketi Selanik’in kaybedilmesinden ve yaşananlardan dolayı çok üzgün olsa da yüce milletinin istiklal tutkusunu görmüş, hürriyet aşkıyla bir kez daha yanmıştır.

Mustafa Kemal’in kendisini bir kardeş gibi görmesinin acısına karışan aşkını ümitsizce kendi içinde yaşayan Fikriye, aşkın nasıl da karşı konulamaz olduğunu anlatır.

Melankolik hava I. Dünya Savaşı’nın başlamasıyla sona erer.

Şahan Gürkan – Sahneye koyan

Türk ordusu sayısız cephede düşmanla göğüs göğüse savaşmış ancak yüzbinlerce şehit verilen savaş henüz bitmemiştir. Çanakkale Savaşı sırasında itilaf devletleri güçlü bir orduyla Gelibolu Yarımadası’nı işgal ederek büyük bir çıkarma harekâtı başlatmış ancak Mehmetçiğin cephanesi tükenmiştir. Geri çekilmeye çalışan Mehmetçiği durduran Mustafa Kemal “Cephaneniz yoksa süngünüz var” diyerek Türk tarihini ve savaşın kaderini değiştiren emri verir: “Size ölmeyi emrediyorum!”

Milletin yolu artık ya istiklal, ya ölümdür. Güçlü bir inanç, vatan aşkı ve özgürlük tutkusuyla çıkılan kutsal yolda yarım milyona yakın asker ve sivil şehit olur. Tarihimizin en kanlı cephesinden sonsuzluğa bırakılan zaferin adı “Çanakkale Geçilmez!”dir.

Çanakkale’de kazanılan zaferinin coşkusuna İstanbul’u işgal eden düşman askerlerinin postal sesleri karışır. Azınlıklar düşmanı coşkuyla karşılarken Zübeyde Hanım, Makbule Hanım ve Fikriye Hanım kalabalıktan, arbededen uzak durmaya çalışırlar. Mehmet, Türklere “soysuz” diyen bir Yunanlıyı vurup düşman askerine ateş açar.

Mustafa Kemal, Milli Mücadele için Şişli’deki evinde Rauf Orbay ile çalışmaktadır. Yaveri Cevat Abbas, Mustafa Kemal’e bir İtalyan asker kolunun evi aramak için geldiğini söyler. Hiddetlenen Mustafa Kemal kendisine Kolonel (Albay) diye hitap eden İtalyan kumandana “Ne koloneli? Ben generalim. Sadece kendi dengimle konuşurum” diyerek onu evinden kovar.

İsmet İnönü, Mustafa Kemal’e İzmir’in işgal altında olduğu haberini verir. Anadolu’ya geçerek Millî Mücadele bayrağını açmak isteyen Mustafa Kemal’e göre artık Türk Milleti için yeniden doğuş anı gelmiştir. Her çare tükenip yollar bitse de kendi kaderine sahip çıkan Türk milleti hep yeniden doğacaktır.

2. PERDE

Bağımsızlık meşalesinin yakılma zamanı gelmiştir. Mustafa Kemal Anadolu’ya açılacak, düşman geldiği gibi gidecektir. Mustafa Kemal, annesi Zübeyde Hanım, kız kardeşi Makbule ve Fikriye ile vedalaşıp evden ayrılırken Zübeyde Hanım altın saçlı, deniz gözlü oğlu için dua eder.

Mustafa Kemal ve silah arkadaşları, işgal kuvvetlerinin gemiyi batıracağı istihbaratına rağmen ülkenin kaderini değiştirmek için Bandırma Vapuru ile İstanbul’dan yola çıkarlar. Ne silah ne cephane, sadece inanç ve cesaret götürmek için çıkılan bu yolculuktan geri dönüş yoktur. Hürriyet kaybedilirse, ölmek zaten kurtuluştur.

19 Mayıs 1919’da vatan aşkına Samsun’a adım atan Mustafa Kemal ve silah arkadaşlarını Samsun halkı karşılar. Samsun’da Mustafa Kemal’e yaklaşarak memleketin her yerini düşman sarmışken canının Mustafa Kemal’e feda olduğunu söyleyen Mehmet, Mustafa Kemal’in ordusuna katılan ilk Mehmetçik olur.

Amasya, Erzurum, Sivas kongreleriyle Anadolu’yu dolaşan Mustafa Kemal’in ordu müfettişliği görevine son verilir. Mustafa Kemal aynı gün askerlik mesleğinden ve bütün askeri görevlerinden istifa ettiğini bildirir. Kazım Karabekir, Mustafa Kemal’e verdiği büyük desteği sürdürmekten vazgeçmez. Milli Mücadele süreci içinde 23 Nisan 1920’de TBMM açılır.

Çankaya Köşkü’nde Mustafa Kemal ve Fikriye konuşmaktadırlar. Fikriye, Mustafa Kemal’le az görüşüyor olmaktan şikâyetçidir. O’nun hep yanında taşıdığı kehribar tespihini bile kıskanmaktadır. Mustafa Kemal, uçsuz bucaksız yalnızlığında kendisini anlayan tek kişi olarak Fikriye’yi gördüğünü söyleyerek tespihini ona hediye eder.

Yıl 1922’dir. Büyük Taarruz hazırlıkları devam ederken halk cepheye silah ve cephane taşımaktadır. Muhalifler halkın perişan durumda ve askerin de çok yorgun olduğunu söyleseler de halk için istiklal uğruna ön sıralarda şehit olmak şereftir. Yeter ki umut zafer olsun.

Kurtuluş Savaşı sonunda destansı bir zafere ulaşan, hürriyet ve istiklalin bu yüce milletin karakteri olduğunu tüm dünyaya duyuran Mustafa Kemal, silah arkadaşları ve Türk Milleti artık Cumhuriyeti kurmaya hazırdır.

Her çare tükenip yollar bitse de kendi kaderine sahip çıkan Türk milleti hep yeniden doğacak ve Türkiye Cumhuriyeti ilelebet yaşayacaktır.