Suç örgütü liderliğinden tutuklu bulunan Ayhan Bora Kaplan, çarpıcı iddialarda bulundu.
Kaplan, Sinan Ateş cinayeti davasında kendisinin de gizli tanık yapılmak istendiğini öne sürdü.
Kaplan, avukatı Sidar Yurtçiçek aracılığıyla Oda Tv’den Can Özçelik’e yaptığı açıklamada, cezaevindeyken yetkililerin kendisine Sinan Ateş davasında MHP yöneticilerini suçlayan bir ifade vermesi için baskı yaptığını ileri sürerek, “Ülkü Ocakları genel başkanı ve yardımcıları arkadaşlarım olduğu için Sinan Ateş dosyası için bunları suçlar mahiyette gizli tanık olarak ifadem alınmak istendi. Bana bu cinayetin MHP’li yöneticilerin bilgisi dahilinde işlendiğine dair ifade verdirmek istediler. İzmir Buca Cezaevi’nde yatarken ifademi almaya Organize Şube Müdür Yardımcısı Şevket Demircan geldi. Avukatım Umut Köroğlu yanımızdaydı.” dedi.
15 TEMMUZ GECESİNİ ANLATTI
Ayhan Bora Kaplan, 15 Temmuz gecesiyle ilgili de “Bütün bu yazdıklarımın hepsinin nedeni 15 Temmuz’da yaptıklarımdan kaynaklanmaktadır. O gece TRT işgal edildikten sonra biz oraya gittiğimizde o dönem Terörle Mücadele Müdürü ve birkaç tane polis vardı. TRT’ye gitmeden önce dostumu, çalışanlarımı herkesi oraya topladım ve onlara ‘Tanıdığınız tanımadığınız kim varsa çağırın’ dedim. 150-200 kişi oraya gittiğimizde orada kimseler yoktu. Fetullahçıların kızgınlığı sadece TRT’ye gittiğim için değil.” ifadelerini kullandı.
Kaplan, 15 Temmuz gecesi silahlı adamlarıyla TRT önündeki fotoğrafıyla da ilgili şu ifadeleri kullandı:
“Bütün bu yazdıklarımın hepsinin nedeni 15 Temmuz’da yaptıklarımdan kaynaklanmaktadır. O gece TRT işgal edildikten sonra biz oraya gittiğimizde o dönem Terörle Mücadele Müdürü ve birkaç tane polis vardı. TRT’ye gitmeden önce dostumu, çalışanlarımı herkesi oraya topladım ve onlara ‘Tanıdığınız tanımadığınız kim varsa çağırın’ dedim. 150-200 kişi oraya gittiğimizde orada kimseler yoktu. Fetullahçıların kızgınlığı sadece TRT’ye gittiğim için değil. Etimesgut Zırhlı Birlikler Komutanlığına girip bütün tankların buji ateşleme sistemlerini kablo ve teçhizatlarını söküp kullanılamaz hale getirdik. Oraya giderken AK Parti Ankara Milletvekili Murat Alparslan da bizimle birlikteydi. Devlet bizden ne talep ettiyse 17 Temmuz sabahına kadar onu yaptık.”
EMNİYET MÜDÜRÜNÜ SUÇLADI
Polis tehdidiyle gizli tanık yapıldığını ileri süren Serdar Sertçelik’in yurt dışına kaçmasını sağladığı iddiasıyla yargılanan eski Ankara İl Emniyet Müdür Yardımcısı Murat Çelik’in ismi de Kaplan’ın iddiaları arasında yer aldı.
Murat Çelik’i suçlayan Ayhan Bora Kaplan, şu ifadeleri kullandı:
“Daha ortada soruşturma, delil herhangi bir şey yokken Murat Çelik göreve gelir gelmez bana hasmane bir tavırla bu operasyonu başlattı. Hukuk yok sayılarak Savcı Mustafa Kaya’yla birlikte bir kumpas kurdular. Ama Allah onları kendi kurdukları tuzağa düşürdü. 13’üncü Asliye Ceza Mahkemesi’ndeki dosyada Savcı Mustafa Kaya ve polislerin dijital materyalleri, WhatsApp mesajları ortaya çıkartmıştır. Murat Çelik’in oğlunun cumhurbaşkanına suikasttan yargılanıp tutuklanan FETÖ’cülere para havalesi yaptığı, onlarla ilişki içerisinde olduğu Ankara 13’üncü Asliye Ceza Mahkemesinin MASAK raporlarında sabittir. Benim suçsuz olduğum o mesaj içeriklerinde dahi açık ve nettir.”
‘SOYLU İLE DİYALOĞUM YOK’
Ayhan Bora Kaplan, eski İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile ilişkin soruya da, “Süleyman Soylu ile 15 Temmuz gecesi sonrası herhangi bir yerde ne birlikteliğim ne konuşmam ne görüşmem olmuştur. Hiçbir samimiyetim ya da diyaloğum yoktur” yanıtını verdi.
Kaplan ayrıca, Süleyman Soylu ve eski Adalet Bakanı Bekir Bozdağ gibi siyasileri suçlayan bir gizli tanıklık yapması için de baskı gördüğünü iddia ederek, “Bekir Bozdağ, Halk Bankası Genel Müdürü Osman Arslan, Sadık Soylu, Süleyman Soylu ve diğer bürokratlarla ilgili benden gizli tanık olarak ifade alıp, bunlara operasyon yapmaktır. Eğer ben gizli tanıklığı kabul etmiş olsaydım bugün ülkede çok farklı şeyler konuşuluyor olacaktı.” ifadelerini kullandı.