Cumhuriyetçi Vatanseverler Partisi’nin (CVP) “çerçeve yasa”ya karşı başlattığı hukuki girişim, bireysel suç duyuruları ile devam ediyor. CVP üyeleri, Meclis’te yasaya “evet” oyu veren milletvekilleri hakkında adliyelere giderek suç duyurusunda bulunuyor.
CVP Ankara İl Sekreteri Ahmet Eren Kahraman tarafından Ankara Adliyesi önünde yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Bugün burada, Cumhuriyetçi Vatanseverler Partisi heyeti olarak, tarihin ve milletimizin omuzlarımıza yüklediği ağır mesuliyetin bilinciyle duruyoruz. Bizler bu topraklarda doğduk; anasını evlatsız, evladını yetim bırakan terörün acısıyla, toprağa verdiğimiz binlerce vatan evladının hatırasıyla büyüdük. Şehitlerimizin aziz hatırası dururken; Meclis çatısı altında veya dışında terörle meşruiyet pazarlığı yapılmasına asla göz yummayacağız! Gözümüzün içine bakılarak Meclis çatısı altına taşınan o hain çerçeve yasa; basit bir hukuki düzenleme değildir. Türk devletinin harcını bozma, Anayasa’mızın ilk dört maddesini ve üniter yapımızı fiilen tasfiye etme girişimidir!
Bu heyetin içinden bir Türk genci olarak buradan açıkça haykırıyorum: Türk devleti pazarlık masasına oturtulamaz! Anayasa’nın ilk dört maddesi oylamaya açılamaz! Terör örgütüyle el sıkışan anlayışa kanun kılıfı giydirilemez!
Cumhuriyet, üzerinde pazarlık yapılacak bir tercih değil; bu coğrafyadaki varlığımızın ve bağımsızlığımızın teminatıdır! Türk devleti ve onun kanunları; Meclise sunulan bu hain çerçeve yasayla anayasal sınırları aşanların, bölünmez bütünlüğümüze kastedenlerin ve bu sürece aracı olanların yakasına yapışmak zorundadır! Herkes bilsin ki; bugün ne kadar çiğnenmeye çalışılırsa çalışılsın, devlete verilen her zararın ve millete vurulmak istenen her darbenin hesabı günü geldiğinde o şaşmaz ve eğrilmez Türk yargısının karşısında tek tek sorulacaktır!
Bizler bugün Cumhuriyetçi Vatanseverler Partisi olarak; Anayasa’yı çiğneyen, bu hain çerçeve yasaya imza atan 358 milletvekili ve onların tüm suç ortakları hakkında suç duyurusunda bulunmak üzere Cumhuriyet Başsavcılığının huzurundayız. Türk gençliği de Türk milleti de buradadır! Bu vatanı da bu hukuku da sahipsiz bırakmayacağız!”
CVP’nin çerçeve yasaya karşı suç duyuruları sürüyor https://t.co/OFgvTp1hzd pic.twitter.com/oPMR4sWVCd
— Veryansıntv.com (@veryansintvcom) September 10, 2026
CVP Kocaeli İl Başkanlığı tarafından yapılan açıklamada ise “Çerçeve Yasa adıyla meclise sunulan ihanet belgesini imzalayan milletvekilleri hakkında Anayasayı ihlal ve PKK terör örgütü mensuplarına af tasarlayarak Türk milletinin birlik ve bütünlüğünü hedef almalarından ötürü suç duyurusunda bulunduk.” denildi.
CVP Kocaeli İl Başkanlığı olarak Çerçeve Yasa adıyla meclise sunulan ihanet belgesini imzalayan milletvekilleri hakkında Anayasayı ihlal ve Pkk terör örgütü mensuplarına af tasarlayarak Türk milletinin birlik ve bütünlüğünü hedef almalarından ötürü suç duyurusunda bulunduk. pic.twitter.com/VrIoyixz6g
— Cumhuriyetçi Vatanseverler Partisi Kocaeli (@cvpkocaeli) September 10, 2026
NE OLMUŞTU?
Cumhuriyetçi Vatanseverler Partisi (CVP), bölücü açılım süreci kapsamında TBMM’de kabul edilen çerçeve yasaya imza atan 358 milletvekili hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunmuştu.
CVP Genel Başkan Yardımcısı, avukat İsmail Hakkı Atal tarafından 19 Ağustos’ta yapılan başvuruda, teklifin hazırlanması, yönlendirilmesi ve uygulanması süreçlerine katılan diğer kişilerin de soruşturulması talep edilmişti.
Suç duyurusunda milletvekilleri hakkında “Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak” ve “silahlı örgüte bilerek ve isteyerek yardım” olmak üzere çeşitli suçlamalar yöneltilmişti.
‘TEKLİF ‘TOPLU AF’ NİTELİĞİNDE’
Başvuruda, çerçeve yasanın Anayasa’nın temel hükümlerine aykırı olduğu vurgulanmıştı.
Kanun teklifine atılan imzaların Anayasa’nın 83. maddesindeki yasama dokunulmazlığı kapsamında olmadığı belirtilerek, teklifin hazırlanması, imzalanması ve Meclis gündemine taşınması süreçlerinin soruşturulması istenmişti.
Başvuruda, teklifin PKK/KCK bağlantılı suçlara ilişkin soruşturma, kovuşturma ve infaz süreçlerini etkilediği kaydedilerek düzenlemenin “toplu af ve cezasızlık rejimi” niteliğinde olduğu vurgulanmıştı.
ÖCALAN İLE GÖRÜŞMELERİN ARAŞTIRILMASI İSTENMİŞTİ
Suç duyurusunda, teklifin hazırlanma süreci ile terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan’la yapılan görüşmeler arasında bağlantı olduğu belirtilmişti.
Başvuruda 24 Mayıs, 28 Mayıs, 13 Temmuz, 15-16 Temmuz ve 20 Temmuz tarihlerindeki görüşme ve açıklamalara işaret edilerek, yasa taslağının Öcalan’a götürüldüğü ve üzerinde görüşmeler yapıldığı kaydedilmişti.
Bu kapsamda İmralı ziyaretçi ve görüşme kayıtlarının, heyet kayıtlarının, Öcalan’a götürülen ve İmralı’dan dönen metinlerin karşılaştırılması talep edilmişti.
‘ABD BÜYÜKELÇİLİĞİ İLE TEMASLAR DA ARAŞTIRILSIN’
Dilekçede ABD’nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack’ın süreçle ilgili açıklamalarına da yer verilmişti.
CVP, şüpheliler ile İmralı Heyeti, PKK/KCK adına hareket eden kişiler, Barrack, ABD Büyükelçiliği ve diğer yabancı makamlar arasında kanun teklifiyle bağlantılı temas veya içerik aktarımı bulunup bulunmadığının araştırılmasını istenmişti.
İMZA SÜRECİ DE MERCEK ALTINDA
Başvuruda ayrıca teklifin özgün imza sayfalarının incelenmesi, imzaların tarih ve saatlerinin belirlenmesi, ilk taslaktan TBMM’ye sunulan metne kadar elektronik üst verilerin, sürüm geçmişinin, EBYS kayıtlarının ve dağıtım listelerinin araştırılması talep edilmişti.
CVP, soruşturma sonucunda yeterli şüphe bulunan milletvekilleri hakkında fezleke hazırlanarak dokunulmazlıklarının kaldırılması için yetkili mercilere gönderilmesini ve elde edilecek delillere göre kamu davası açılmasını istenmişti.
