Badana mı restorasyon mu? Tarihi Nasrullah Cami’nin yeni hali tartışma yarattı

Tarihi Nasrullah Cami'ndeki restorasyonun ardından başlayan tartışmada Vakıflar Genel Müdürü'nden ve Diyanet'ten açıklama geldi.

Badana mı restorasyon mu? Tarihi Nasrullah Cami’nin yeni hali tartışma yarattı

Kastamonu kent merkezinde 1506 yılında yaptırılan Nasrullah Camii’nde, 2015 yılında restorasyon çalışması başlatıldı. 2 yıl süren çalışmanın ardından cami yeniden ibadete açıldı. Ancak Kastamonu’nun önemli simgelerinden biri olan caminin eski ve yeni görüntüleri arasındaki fark, dikkat çekti.

Eski hali
Yeni hali

Sosyal medyada birçok kişi caminin restorasyondan önce ve sonraki fotoğraflarını paylaşarak, çalışmaya tepki gösterdi. Restorasyon sırasında cami içindeki süslemeler ve hatların birçoğunun kaybolduğu ileri sürüldü. Restorasyon sırasında caminin avlusundaki tarihi şadırvanın ise havuza dönüştürüldüğü iddia edildi.

‘ESKİ HAVASINI SOLUMAK DAHA GÜZELDİ’

İstiklal Marşı’nın TBMM’den önce Mehmet Akif Ersoy tarafından ilk kez okunduğu yer olduğu söylenen Nasrullah Camii’nin son hali, cemaat arasında tepkiye neden oldu. İsmini açıklamak istemeyen bir kişi, “Kastamonu halkı olarak yıllardır burada namazımızı kılarız. Yeni hâli modernliğe uygun bence; fakat eski hâli de Osmanlı dokularını daha çok taşıyordu. Bu hâli de güzel; ama eski havasını solumak daha güzeldi. Ancak yıl 2020 ve caminin buna uygun görünmesini gayet iyi buluyorum” dedi.

‘YAZIK ETMİŞLER’

Tekirdağ’dan Kastamonu’ya gelerek tarihi camiyi ziyaret eden İsmail Peker ise “İnternette gördüğüm Nasrullah Camii’ni ziyaret etmek istedim. 2-3 yıldır restorasyon halindeymiş; ama orijinal mimariye uygun yapılmamış. Keşke eski hali muhafaza edilseydi, korunsaydı. Şahsen üzüldüm, kireç boya-badana yapılmış. Böyle tarihi bir camiye yazık etmişler” ifadesini kullandı.

Eski hali

Ankara’dan kente gelerek camiyi ziyaret eden Hüseyin Yazıcı ise “Gelmişken tarihi Nasrullah Camii’ni ziyaret etmek istedik. İçeride namazımızı kıldıktan sonra da sosyal medyada camiyle ilgili görüntüleri gördük. Tabii sosyal medya her zaman güvenilir bir kaynak olmuyor, bunu tasdiklemek için kendimiz de inceledik. Ne yazık ki aslına uygun olarak restorasyon yapılmamış. Restorasyon, aslına uygun olarak yenilemek demek; fakat burada böyle bir şey yapılmamış. Çok üzücü. Basit bir müteahhit mantığı ile boya-badana yapılıp geçilmiş. Tarihi mirasımız açısından çok kötü” diye konuştu.

‘CAMİ ASLINA DÖNDÜ’

Kastamonu Diyanet Sen Şube Başkanı İrfan Bakır ise caminin geçmişte birkaç defa restorasyon geçirdiğini ifade ederek, “Daha önce kaybolan hat yazıları, kaybolan tarihleri, sırayla kapatılmış olanlar bu restorasyonda ortaya çıkarıldı. Çok da güzel oldu. Çeşitli doğa olayları sonucunda cepheleri zarar görmüştür. Ancak ‘badana yapılmış’ gibi bir şey söz konusu değildir. Cami, bazı yerleri boyamaya bile gerek kalmadan tarihi dokusu meydana çıkarılarak restore edildi. Tabii şu an cami aslına döndüğü için ve aslını bizlere görsel olarak sunduğu için şimdiki hâli aslında 1506’da yapılan Nasrullah Camii’dir  Vatandaş çok eski hâlini bilmediği için ‘boya’ yorumu yapabilir; ama tarihi camilerde boyadan ziyade orijinal görünüme döndürme işlemi yapılır” ifadelerini kullandı.

‘KORUMA KURULU KARARI İLE YAPILDI’

Vakıflar Genel Müdürü Burhan Ersoy ise yaptığı yazılı açıklamasında, Kastamonu Nasrullah Kadı Camii Şerifi Vakfı’na kayıtlı Nasrullah Kadı Camii’nde kapsamlı onarım çerçevesinde yapılan uygulama ile orijinal süslemelerin badana ile kapatıldığı hatta yok edildiği iddiasının sosyal medya üzerinde gerçeği yansıtmayan bir gündem olarak yer bulduğunun görüldüğünü söyledi. Ersoy, Nasrullah Kadı Camii’nin restorasyonunun, ilgili Koruma Kurulu’nun 17 Mart 2006 tarih ve 1378 sayılı kararı onaylanan restorasyon projesi ile 19.11.2015 tarih ve 2842 nolu kararı ile onaylanan restorasyon tadilat projesi doğrultusunda gerçekleştirildiğini kaydetti.

‘ÖZGÜN HALİYLE BIRAKILMIŞTIR’

Ersoy, raspa çalışmaları sırasında, birbirinden farklı dönemlere ait kalem işi bezeme örneklerinin  tespit edildiğini vurgulayarak, “Bu durum, tarihi eser restorasyonlarında sıklıkla karşılaşılan bir durumdur. Birbirinden farklı dönemlere ait olan kalem işi bezemelerin tespit edilmesiyle birlikte İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Türk ve İslam Sanatı Anabilim Dalı Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Mim. M. Baha Tanman’dan uzman görüşü alınarak mevcut duruma göre kalem işi bezemeye ilişkin restorasyon tadilat projesi hazırlanmış ve Ankara 1 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’na başvurulmuş ve onaylanmıştır. İlgili Koruma Kurulu kararı doğrultusunda; iki dönem olarak tespit edilen kalem işlerinden öncelikli olarak ilk dönem kalem işi bezemeler ortaya çıkartılmış, eserin kent belleğindeki önemi de göz önünde bulundurularak ikinci döneme ait kalem işi bezemelerin bir kısmı dönem eki olarak kabul edilerek mihrap önündeki kubbenin tamamında ve diğer bir kubbede dilim şeklinde mevcut hali ile bırakılmıştır. Restorasyon kapsamında eserin içindeki tüm hatlar, konumları ne olursa olsun sadece temizlenmiş ve özgün haliyle bırakılmış olup, mevcut hiçbir hat yazısı kaldırılmamıştır.”