1. Haberler
  2. Siyaset
  3. Bahçeli: Kürt kardeşlerim satılık değildir

Bahçeli: Kürt kardeşlerim satılık değildir

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Kürt kardeşlerim satılık, kiralık değildir. Piyon olarak da görülemez, gösterilemez. Türk, Kürt'ün kardeşi, Kürt, Türk'ün alınyazısıdır" diye konuştu.

featured

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin Meclis’teki grup toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

İran’dan ateşlenip Türk hava sahasına giren balistik mühimmatın etkisiz hale getirilmesine ilişkin mesajlar veren Bahçeli, “Bir daha hava sahamızda veya Azerbaycan hava sahasında yolunu veya yönünü kaybetmiş bir füze ya da insansız hava aracı görmek duymak ve buna da şahit olmak istemediğimizi de cümle alem bilmelidir” ifadelerini kullandı. Bahçeli, “Kürt kardeşlerim satılık, kiralık değildir. Piyon olarak da görülemez, gösterilemez. Türk, Kürt’ün kardeşi, Kürt, Türk’ün alınyazısıdır” diye konuştu.

Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 407 kişinin yargılandığı İBB davası hakkında da konuşan Bahçeli, canlı yayın talebini yineledi. “Asrın yolsuzluk davasında her çirkeflik yaşanmış hukuk güvenliğine de darbe vurulmuştur” diyen Bahçeli, “Mahkemede selamlama konuşmasının olduğu nerede görülmüştür? Kimse hukukun önünde veya üstünde değildir. Suçlamaların açıklığa kavuşması, bunun da kısa süre içinde vuku bulması gerekmektedir. Kararın daha fazla uzamasına fırsat verilmeden ülke gündeminden çıkarılması temin edilmelidir” ifadelerini kullandı.

‘İSTİKBALİMİZİN YOL HARİTASINI ÇİZMEK ZORUNDAYIZ’

Bahçeli’nin açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“Nasıl ki istiklalimizin engin ve erdemli düşüncesiyle Milli devletimizin tartışılmaz haklarına sahip çıkıyorsa istikbalimizin yol haritasını da çizmek zorundayız.

Mehmet Akif Ersoy Mili Mücadelenin en ateşli yıllarında kalemini tıpkı bir kırbaç gibi beyaz sayfalarda çarmış, istiklali yazmamış yaşamıştır. Akif yüksek milli bir şuurdur.

İstiklal Marşı Milli Kahramanlığın muhteşem bir mücadelenin vesikasıdır. Çevremizde yaşanan vahim gelimeler Mehmet Akif’e feyiz veren günlerle maalesef benzerlik göstermektedir.

Hürriyet ve bağımsızlık Türk milletinin karakteridir. İstiklal Marşımızın ilk sözcüğü “korkma” diye başlamaktadır. Biz korkmadıkça şafaklarımızda al sancak sönmez.

Allah bu millete bir daha İstiklal Marşı yazdırmasın. Merhum Mehmet Akif Ersoy’a cenab-ı Allah’tan gani gani rahmet diliyorum.

Amerika Birleşik Devletleri – İsrail koalisyonunun İran’a yönelik başlattığı kirli savaşın 11. gününde bilanço gittikçe ağırlaşmakta şiddet ve yıkım açıkça kaydedilmektedir.

Aynı zamanda 11 gündür psikolojik harbin dijital harbin elektronik harbin ve propaganda harbinin eşine ve benzerine çok az rastlanacak örnekleri de kademe kademe kaydedilmektedir.

‘İRAN’DA VE GAZZE’DE ÖLDÜRÜLEN ÇOCUKLAR PENGUEN OLSA…’

Bölgemizi çok tehlikeli bir akıl tutulması sarmış ve sarmalamıştır. Karşılıklı atılan füzeler, katledilen insanlar tahrip edilen kaynaklar hedef alınan alt yapılar tıkanan deniz yolları hepimizin gündemine yansıyan satırbaşlarıdır.

İran’da ve Gazze’de öldürülen çocuklar penguen olsa küresel yas mı ilan edilecekti.

2007 yılında Antarktika’da çekilen bir belgeselde kolonisinden ayrılan bir penguenin video görüntüsü 2026 yılının ilk aylarında herkesin dilinde ve gündemindeydi. Bu penguenin derdiyle dertlenip sonuçlar çıkartan söz konusu doğal davranışı kolektif bilincin kırılması olarak gören insanla ilişkilendirip toplumsal travmaların gecikmiş yankısı insanın kendisine tuttuğu ayna şeklinde yorumlayan herkese sesleniyorum; Gazze’de soykırıma uğrayan 50.000 çocuğun, İran’da sayıları 300’ü aşan çocukların, dramları, acıları, yürekleri kavuran feci sonları bir penguen kadar önemli ve öncelikli değil midir? Nesli tükenen bir kuşu mesele edip de sırayı eşrefi mahlukat olan bir çocuk alınca ona sırt çevirmek, duyarsız ve duygusuz yaklaşmak insanlık mirasının insanlık değerlerinin neresinde vardır?

‘KÜRT KARDEŞLERİM SATILIK DEĞİLDİR’

Uluslararası toplum ayağa kalkmalıdır. Bu ahlaki ve vicdani sorumluluk evvela Amerikan halkının ve Yahudi toplumunundur. Evanjelist papazların dolduruşuna gelip Oval Ofis’te ayinler düzenlemek, Armagedon Savaşı’yla ilgili teolojik hezeyanlar üretmek dünyanın nasıl bir musibetle doğrudan doğruya muhatap olduğunu ibret verici ölçüde göstermektedir. Adı konulmamış bir din savaşı başladı da biz mi farkında değiliz? Orta Doğu’da Sünni-Şii husumetine çanak tutan, bu kapsamda kamplaşma ve kutuplaşmayı sertleştirmek için provokasyon zemini kollayan karanlık emellere kapalı durmak, bilhassa şu mübarek Ramazan ayında hassaten diyorum ki, Müslümanım diyen herkes için hayat-memat konusudur. Bu tuzağa hiçbir Müslüman düşemez, düşmemelidir. Böylesi bir vebale hiçbir din kardeşimiz ortak olamaz, olmamalıdır. Şii de Müslüman’dır, Sünni de Müslüman’dır; bozgunculuğun davulunu çalanlar, sanal ihtilafların namlusunu tutanlar alçak kere alçaktır

Kürt kardeşlerimizi sahaya sürmek için hava koklayan ve ortam yoklayan; bu sayede İran’ı içten çökertmenin planını yapan hiçbir mihraka Kürtler paralı askerlik yapmaz, yapmamalıdır. Kürt kardeşlerimiz satılık değildir, kiralık değildir, tetikçi değildir,  onun bunun zulüm projelerinde piyon olarak da görülemez, gösterilemez. Kürtler onurlu, şerefli, yürekli, soylu ve sağduyulu bir halktır. Türk-Kürt kardeşliği üzerinde cephe açmanın, gedik oluşturmanın hesabıyla; İran’ın tarihi Türk kentlerini karıştırmanın, Türklerle Kürtleri çatıştırmanın arayış ve amacını kurgulayanlar, ancak ve ancak düşmanca tutum takınan namertlerdir. Türk, Kürt’ün kardeşi; Kürt, Türk’ün alın yazısı, kader ortağıdır. Ne tuhaftır ki, İran’da vurulan şehirlerin kahir ekseriyeti Türk’tür. Tebriz’den İsfahan’a kadar kardeşlerimiz ateş altındadır.

İRAN’DAN TÜRK HAVA SAHASINA GİREN FÜZE

“5 Mart 2026’da İran topraklarından kaynaklanan insansız hava araçları Azerbaycan’ın Nahcivan Özerk Cumhuriyeti’ne isabet etmiş, 4 Mart 2026 tarihinde de İran’dan Türkiye istikametine doğru gelen balistik mühimmat Türk hava sahasına girmeden NATO hava ve füze savunma unsurlarınca etkisiz hale getirilmiştir. Bu tehlike saçan vakalarla ilgili İran İslam Cumhuriyeti’nin yaptığı özür mahiyetindeki açıklamalar, egemenlik haklarımıza gösterilen saygının telaffuz edilmesi elbette tarihi kıymettedir. Ancak 9 Mart 2026 tarihinde, İran’dan ateşlenip Türk hava sahasına giren yeni bir balistik mühimmatın yine NATO unsurlarınca etkisiz hale getirilmesi, bazı mühimmat parçalarının da Gaziantep’te boş arazilere düşmesi kafamızı karıştırmaya başlamıştır.

Her ülke aklını başına almalıdır. Türkiye, üzerinde kumar oynanacak bir ülke değildir. Taciz, tahrik veya tertip olup olmadığını netleştirecek ülke İran İslam Cumhuriyeti’dir. Biz kasti bir tavrın olmadığına inanmak, iyi komşuluk hukukumuzu korumak istiyoruz. Ancak Türkiye’nin de yolgeçen hanı olmadığını, canı sıkılanın, keyfi yetenin füze ateşleyeceği bir ülke olarak görülemeyeceğini de ihtiyatlı ve temkinli bir dille beyan ediyoruz.

‘TÜRKİYE İLE İRAN’I KARŞI KARŞIYA GETİRMEYE ÇALIŞAN SİYONİST-EMPERYALİST BİR KOMPLO’

Elbette Türkiye ile İran’ı karşı karşıya getirmeye matuf Siyonist-emperyalist bir komployu da ihmal veya gözardı etmiyoruz. Savaşın bölgesel mahiyet alması için ardışık ve çok boyutlu sahnelenen provokasyonlara karşı komşu ülkelerin hassasiyet sergilemesi, kalıcı ve kapsayıcı tedbirleri sırasıyla hayata geçirmesi işin özünde her ülkenin çıkarınadır. Bir daha hava sahamızda veya Azerbaycan hava sahasında yolunu veya yönünü kaybetmiş bir füze ya da insansız hava aracı görmek, duymak ve buna şahit olma istemediğimizi de cümle alem bilmelidir. Türkiye ile Azerbaycan arasına nifak tohumları ekmeye çalışanları reddediyoruz.

Tedavüldeki iftiraları ve yaygın fitneleri elimizin tersiyle itiyoruz. Tek millet, iki devlet gerçeği; tarihin, kültürün ve yaşanmış ortak anıların muazzez sonucu ve sorumluluğudur. Biz hem sınır güvenliğimizi hem de hava saha güvenliğimizi korumakla mükellefiz. Devletimizin egemenlik haklarına, milletimizin birliğine, dirliğine ve bekasına uzanacak her eli kırmaya da hamd olsun muktediriz. Türkiye’nin İran’la sınır uzunluğu 530 km’dir. Biz aynı coğrafyayı paylaşan, tarihi ilişkileri çok yoğun olan iki dost ülkeyiz. Komşu bir ülkeye yapılan her vandal saldırıya tepkimiz ve itirazımız vardır. Biz haklının yanında, haksızlık yapan kim olursa olsun sonuna kadar da karşısındayız.”

‘CHP YÖNETİMİ 5. KOL FAALİYETİ İÇERİSİNDEDİR’

Bakınız, bölgesel ve küresel alanda fırtına yaşanırken, Türkiye’miz müteyakkız bir iradeyle tüm gelişmeleri yakinen takip ederken, CHP Genel Başkanı ve yönetiminin infial uyandıran açıklamaları tek kelimeyle şuursuzluktur. Coğrafyalar deprem geçirirken Türkiye muhalifliğinde yeni kulvarlar açmaları vatan ve millet sevgisiyle bağdaşmayan ayıp ve ahlaki seviyesizliktir. CHP Genel Başkanı diyor ki; ‘Türkiye’nin füzesi yok, hava savunma sistemi yok, savaş uçağı yok’. Bununla da sınırlı kalmıyor; ‘Erdoğan F-35’leri dostu Trump’tan alamadı. F-16’lar modernize edilemedi. Korkudan S-400’ler hangarda tutuldu. Son 14 yılda bir tek savaş uçağı kazandıramadılar’ diyor. Burada yaşanmış tarihi bir olayı tekrar hatırlatarak CHP’nin ne hallere düştüğünü sizlere göstermek istiyorum.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk ölmeyi emretmişti, onun koltuğunda köhne köhne oturan zat ise Türkiye’yi karalamanın ve kötülemenin peşindedir. Sinop’taki füze testleri karşısında ‘yapmayın balıklar korkuyor’ diyen bir şahsın esasen ciddiye alınacak hiçbir yanı yoktur. Sen balıkları düşündüğün kadar Türkiye’yi düşünseydin bugünkü zırvalarınla açığa düşmez, rezil olmaz, en azından Aziz Atatürk’ün emanetlerine saygı gösterir, riayet ederdin. CHP yönetimi beşinci kol faaliyeti içindedir. Tıpkı Yunanistan hükümetinin gayriaskeri statüdeki Ege adalarını silahlandırmasına benzer şekilde mahalle yanarken fırsatçılık yapmaktadır. Allah’a çok şükür Türkiye’nin her şeyi vardır.

‘ASRIN YOLSUZLUK DAVASINDA HER TÜRLÜ ÇİRKEFLİK YAŞANMIŞTIR’

Türkiye’nin gücü her muhasım ülkenin bileğini bükecek kifayettedir. Bunu dünya gördü de bir tek CHP Genel Başkanı ve yönetimi görmedi, göremedi, görmek de istemedi. Göremezler, görmek için adamlık gerek, emek gerek, yürek gerek, mertlik gerek, vatan ve millete feda edilmeye hazır tertemiz ömürler gerek. Çünkü onlar hala balıklarla meşguller, nasıl olsa battı balık yan gider anlayışındalar. Sayın Özel, unutma, balık kavağa çıkınca kösenin sakalı biter. Balık tavada, tantanacılar da siyasette belli olur. İşte dün aralarında İmamoğlu’nun da bulunduğu 105’i tutuklu toplam 407 sanığın yargılandığı asrın yolsuzluk davasında her çirkeflik yaşanmış, hukuk güvenliğine de darbe vurulmuştur.

Mahkeme salonunu şov alanına, grup salonuna ve miting meydanına çevirenler adalet nedir, hukuk nedir bilmeyen zavallı aymazlardır. Neymiş, eski belediye başkanı selamlama konuşması yapmak için kürsüye çıkacakmış. Mahkemede selamlama konuşmasının olduğu ne zaman duyulmuş, nerede görülmüştür? Böylesi bir usule, böylesi bir uygulamaya ne zaman şahit olunmuştur? Hukukun üstünlüğü herkes için bağlayıcıdır. Hiç kimse hukukun önünde veya üstünde değildir. İddianamedeki suçlamaların hesabını vermek yerine dava sürecini sulandırmak maksatlıdır, marazidir, mahsurludur. Suç örgütü kurmak, rüşvet çarkı işletmek, ihaleye fesat karıştırmak, kara para aklamak gibi pek çok suçlamanın açıklığa kavuşması, bunun da kısa süre içinde vuku bulması gerekmektedir.

‘AK KOYUN, KARA KOYUN TEFRİK EDİLSİN’

Milletimiz CHP’nin adalet ve hukuk tanımaz siyasi ayak oyunlarından bıkmış ve usanmıştır. İstanbul 40’ıncı Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın adalete müzahir alınacak kararının daha fazla uzamasına fırsat verilmeden en makul sürede sonuçlandırılıp ülke gündeminden çıkartılması muhakkak surette temin edilmelidir. Biz, duruşmalar televizyonlardan canlı yayınlansın derken haksız mıydık? Milletimizin gözü önünde ak koyun kara koyun tefrik edilsin, her şey bilinsin, görülsün, bire bir takip edilsin derken yanlış mı söylüyorduk? Geldiğimiz bu süreçte haklılığımız netleşmiştir. Ayyuka çıkan siyasi içerikli hukuk ihlallerinin Türk yargısına kesif bir karşı duruş olduğu belgelenmiştir. CHP, hukuku hiçe saymıştır. Elbette bunun bedelini adalet ve hukuk namusu karşısında mutlaka ödeyecek, kati sonuçlarına da öyle ya da böyle katlanacaktır.”

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!