1. Haberler
  2. Siyaset
  3. Bahçeli’nin önerisi AKP’yi karıştırdı! ‘Çok tehlikeli’ eleştirisine zehir zemberek yanıt geldi

Bahçeli’nin önerisi AKP’yi karıştırdı! ‘Çok tehlikeli’ eleştirisine zehir zemberek yanıt geldi

Gazeteci İsmail Saymaz’ın gündeme taşıdığı, MHP lideri Devlet Bahçeli’ye ait olduğu iddia edilen "Cumhurbaşkanının bir yardımcısı Kürt, bir yardımcısı Alevi olsun" önerisine bir tepki de eski AKP Milletvekili Şamil Tayyar’dan geldi. MHP'nin yalanlamadığı ifadeler için "tehlikeli bir öneri" diyen Tayyar, "Lübnan’ı hatırlatan bu model, Türkiye’yi ayrıştırır, parçalara böler ve istikrarsızlaştırır" ifadelerini kullandı. Tayyar'ın açıklaması AKP içinde yeni bir kavgayı başlattı. Eski AKP milletvekili Mehmet Metiner de isim vermeden Tayyar'ın paylaşımını 'hadsizlik' olarak niteledi. Metiner, "Bilge lider böyle demişse mutlaka dediklerinin bir önü ve arkası vardır" görüşünü savundu.

featured

Gazeteci İsmail Saymaz’ın kaleme aldığı köşe yazısında, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye ait olduğu öne sürülen bir öneri, siyasetin gündemine oturdu.

Bahçeli’nin daha önce de Cemevlerinin ibadethane olduğunu ifade ettiğini hatırlatan Saymaz, MHP liderinin “Cumhurbaşkanının iki yardımcısı olsun; biri Kürt, diğeri Alevi olsun” dediğini aktardı.

İlişkili Haber
thumbnail

Bahçeli: Cumhurbaşkanının iki yardımcısı olsun, biri Kürt, diğeri Alevi olsun

Haberi görüntüle

Bahçeli’nin sözlerine birçok kesimden tepkiler yağdı. AKP’nin eski milletvekillerinden Şamil Tayyar da sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Bu ifade, Türkiye’nin birleşme yerlerini kanatacak çok mahsurlu ve tehlikeli bir öneridir” dedi.

Tayyar, şu ifadeleri kullandı:

“Gazeteci İsmail Saymaz yazdı, MHP yalanlamadı.

MHP lideri Bahçeli:‘Cumhurbaşkanının bir yardımcısı Kürt, bir yardımcısı Alevi olsun.’

Bu ifade, Türkiye’nin birleşme yerlerini kanatacak çok mahsurlu ve tehlikeli bir öneridir.

‘TÜRKİYE’Yİ PARÇALARA BÖLER’

Cumhurbaşkanının Hristiyan, Başbakanın Sünni, Meclis Başkanının Şii, vekillerin cemaatlere bölündüğü Lübnan’ı hatırlatan bu model, Türkiye’yi ayrıştırır, parçalara böler ve istikrarsızlaştırır.

İnanç ve etnisite üzerinden yapılacak görev dağılımı, aynı zamanda demokratik bir tutum da değildir.

Türklere de Kürtlere de Alevilere de haksızlıktır.

Bu ülke hepimizin.

Liyakatla, gayretle, performansla, çoğulcu demokratik anlayışla herkes her yerde olabilir.

Aslolan, bu mekanizmayı kurmak.

Bir Kürt veya Alevi, bırakın yardımcılığı Cumhurbaşkanı da olabilir. Kılıçdaroğlu kazansaydı, Alevi Cumhurbaşkanı olacaktı.

Ama o makama Alevi olduğu için değil toplumsal mutabakatla sandıktan çıktığı için oturacaktı.

İnönü veya Özal gibi (farklı görüşler de var) Kürt kökenli Cumhurbaşkanları da oldu.

Hatta Orgeneralliğe kadar yükselmiş, 27 Mayıs 1960 askeri darbesi sonrası Cumhurbaşkanı olmuş Cemal Gürsel de Erzurum Hınıslı Kürt Alevidir.

Ama kimse onları kökenleri üzerinden okumadı.

Mevcut Cumhurbaşkanı Yardımcımız Cevdet Yılmaz, Zaza’dır.

‘ETNİK KÖKENİ DEĞİL BİRİKİMİDİR, TECRÜBESİDİR’

Ama onu o makama taşıyan etnik kökeni değil birikimidir, tecrübesidir.

100 yıl önce parçaları birleştirerek oluşturulan yeni ve güçlü toplumsal dokuyu yeniden ayrıştırmaya çalışmak, bu ülkeye büyük haksızlık olur.

Eksikliklerimizi gidermeye çalışalım ama yıkmadan, kırmadan, dökmeden.”

AKP’Lİ METİNER’DEN TAYYAR’A TEPKİ

Şamil Tayyar’ın açıklaması AKP’li isimler arasında yeni bir tartışmayı başlattı. Eski AKP milletvekili Mehmet Metiner, isim vermeden Tayyar’ın paylaşımına tepki gösterdi.

Yapılan paylaşımı ‘hadsizlik’ olarak niteleyen Metiner, şu ifadeleri kullandı:

“Türkiye’nin bilge lideri ve Türk milliyetçiliğinin sembol ismi Dr. Devlet Bahçeli bir şey söylüyorsa herkesin bin düşünerek konuşması lazım. Etnisite ve milliyetçilik bahsinde birilerinin duyar kasarak veya rol çalarak Sn. Bahçeli’ye bilir bilmez çemkirmesi sahiden hadsizlik ötesi bir durum.

Sayın Bahçeli’nin “Cumhurbaşkanının iki yardımcısı olmalı. Biri Kürt biri Alevi olmalı.” deyip demediğini bilmeden, en önemlisi de demişse bile bunu hangi amaçla ve ne bağlamda söylediğini tahmin etmek zor değil iken hemen etnik ve mezhebi kompartımancılık zeminine bu sözü çekip “son derece zararlı ve tehlikeli” biçiminde eleştirilerin muhatabı kılmak, asla iyi niyetle bağdaşır bir tutum değildir.”

‘BİLGE LİDER BÖYLE DEMİŞSE MUTLAKA DEDİKLERİNİN BİR ÖNÜ VE ARKASI VARDIR’

“Birilerinin hemen ‘Vatandaşlık bağıyla bağlı olan herkes Türk’tür’ yollu yaklaşımların arkasına sığınarak çemkirmesi, kimilerinin bunu emperyalist bir bölünme projesi olarak gösterip suçlama yoluna gitmesi, aslında süreç dolayısıyla o malum çevrelerin veya zevatın bilge liderden duydukları rahatsızlığın dışa vurumudur. Bilge lider böyle demişse mutlaka dediklerinin bir önü ve arkası vardır. Biz biliriz ki Bahçeli’nin Türklük anlayışı İslamiyetle şerefyab olmuş akidevî ve kültürel bir anlayıştır.

Bilge liderin vatandaşlık anlayışı da millet anlayışı da herkesi ırken veya etnik olarak Türk varsayan bir anlayış üzerine oturmuyor. Kürt ve Alevi temsiline vurgu yapmışsa bu ne etnik ne de mezhebi bir kompartımancılık anlayışını tasvip ettiği anlamına gelir.

Bu temsilin, vatandaşlık ve millet tasavvurunun başında duran ‘Türk’ kelimesini İslamiyet akidesinin abideleştirdiği tarihsel tecrübe ve mimariyi bir büyük birlik anlayışıyla bugüne taşımayı amaçlayan birlikçi bir yeni temsiliyete vurgu anlamına geldiğini söylemeye bile gerek yok.”

‘BU MARAZÎ ANLAYIŞLARINI GÖZDEN GEÇİRMELİLER’

“Kürt ve Alevi denildiğinde tüyleri anında diken diken olan, Kürt ve Alevi temsili denildiğinde de hemen aklına etnik ve mezhebi bölücülüğü getirenler asıl bu marazî anlayışlarını gözden geçirmelidirler.

En önemlisi İslami aidiyet iddialarında samimi iseler akidelerine uygun düşünmeyi öğrenmelidirler. Sayın Bahçeli’nin kafasının hiç bir yerinde bölünmeye yol açacak tasavvurların olmayacağını herkes bilir.

Ama bir büyük birlik için gerekli olan bir temsile yapılan vurgunun Kürtlük ve Alevilik ekseninde kompartımancı bir proje anlamı içermediği, en azından bunun Bahçeli tarafından zinhar dile getirilmeyeceği her akıl ve vicdan sahibinin kabul edebileceği bir hakikattır. Türkiye’nin sosyolojisi ile Lübnan’ın sosyoloji birbiriyle mukayesesi bile caiz olmayan iki farklı gerçekliktir.”

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

1 Yorum

  1. Aynı çamurdan karılınca böyle olur, farklı olmaz.

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!