Balyoz kumpası hakim ve savcıları için hesap vakti 

Meslekten atılan 50 Balyoz kumpası hakimi ve savcısının Yargıtay'daki yargılaması başlıyor. 

Balyoz kumpası hakim ve savcıları için hesap vakti 

VERYANSIN TV

Balyoz davasının soruşturma ve kovuşturma aşamasında görev yapan 50 eski hakim ve savcı hakkında FETÖ kapsamında hazırlanan iddianame, ilk derece mahkemesi sıfatıyla Yargıtay 9. Ceza Dairesi’ne tevzi edildi. Kumpasçı hakim savcılar önümüzdeki günlerde hakim karşısına çıkacak.

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, emekli Orgeneral Çetin Doğan, vefat eden emekli Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Özden Örnek, emekli Koramiral Kadir Sağdıç, emekli Koramiral Deniz Cora, emekli Koramiral Can Erenoğlu, emekli Deniz Piyade Kurmay Dursun Çiçek, emekli Jandarma Albay Cemal Temizöz, müstafi Deniz Yüzbaşı Hasan Ataman Yıldırım'ın da aralarında bulunduğu 113 kişi "müşteki" sıfatıyla yer alırken, eski hakim ve savcı olan 19'u firari, 15'i tutuklu 50 kişi "sanık" olarak yer aldı.

İddianamede, "Soruşturmaya konu dosyada görev alan cumhuriyet savcılarının kıdemlerinden beklenmeyecek şekilde evrensel kurallara riayet etmeyerek objektiflikten uzak, etkin olmayan, peşin hükümlü olarak şüphelilerin baştan itibaren suçlu ilan edildiği bir soruşturma yürüttükleri, toptancı bir anlayışla gerekçelendirmeye dahi gerek duymadan plan seminerine katılan 162 kişiden 52'si hakkında, CD'lerde bulunan dijital belgelerde isimleri yer alan binlerce kişiden sadece 300 civarında kişi hakkında dava açtıkları anlaşılmıştır." denildi. 

Şüpheli isimleri belirlenirken hangi kritere göre hareket edildiğinin belli olmadığı tespiti yapılan iddianamede, cumhuriyet savcılarının açıkça hukukilikten uzak keyfi davranışlarıyla FETÖ'nün amaçları doğrultusunda hareket ettikleri sonucuna ulaşıldığı vurgulandı.

‘TÜRKİYE’NİN GÜNDEMİNİ İŞGAL EDEN BİRÇOK OPERASYONDA YER ALDILAR’

Balyoz soruşturmasında görev alan ve aynı kişilerden oluşan kolluk personeli grubunun, bir dönem Türkiye'nin gündemini işgal eden birçok davanın temelini oluşturan operasyonlarda görev yaptığı kaydedilen iddianamede, tüm dokümanlar ile dijital verilerin bu kişiler tarafından incelenerek tutanağa bağlandığı, cumhuriyet savcılarının CMK'nın 122. maddesine aykırı olarak düzenlenen bu tutanaklara kuşku ile yaklaşmadan ve sorgulamadan itibar ederek, koruma tedbirlerine ilişkin kararlara, iddianameye ve mütalaaya konu ettikleri bildirildi.

SAHTE DELİLLERLE VARSAYIMA DAYALI ÇIKARIMLAR YAPTILAR

Yargılamayı yapan hakimlerin de ısrarla yasalara aykırı elde edilen kanıtlara göz yumdukları ve bu yöndeki ısrarlı itirazları dikkate almayarak maddi gerçeğin ortaya çıkmasına yönelik haklı talepleri yetersiz gerekçelerle reddettikleri anlatılan iddianamede, sanıkların soruşturma ve yargılamada sahteliği ortaya çıkan delillerden objektiflikten uzak varsayıma dayalı çıkarımlar yaparak, bu varsayımları sübuta esas aldıkları tespitine yer verildi.

‘TSK’NIN ÜST DÜZEY SUBAYLARI TASFİYE EDİLDİ’

İddianamede, Balyoz davasının soruşturma ve kovuşturma aşamasında görev alan sanık hakim ve cumhuriyet savcılarının, Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarına karşı hazırlanan kumpasın hayata geçirilmesi için FETÖ terör örgütüne mensup kolluk görevlileri ve kişiler ile fikir ve eylem birliği içerisinde bulunduğu vurgulandı.

‘MESLEĞİN ŞEREF VE ONURUNU BOZACAK EYLEMDE BULUNDULAR’

Sanıkların planlı ve sistematik şekilde yürütülen bir organizasyonun parçası olarak mesleğin şeref ve onurunu, memuriyet nüfuz ye itibarını bozacak nitelikte eylemlerde bulunup, pek çok hukuk ihlalleri yaparak, çoğunluğu muvazzaf general, amiral ve subayın hürriyetlerinin kısıtlanmasına, terfilerinin engellenmesine ve çalıştıkları kurumdan ayrılmalarına sebep olduğu aktarılan iddianamede, bunun sonucunda sanıkların TSK'nın üst düzey subaylarının tasfiye edilerek yerlerine FETÖ üyesi subayların yerleştirilmesine, bu subayların da 15 Temmuz 2016'da anayasal düzen ve meşru hükümete karşı darbe girişiminde bulunmalarına ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin caydırıcılığının zafiyete uğramasına neden oldukları kaydedildi.

CEZA İSTEMLERİ

İddianamede, sanıklar Ali Alçık, Alpaslan Uz, Dursun Ali Gündoğdu, Eşref Aksu, Fatih Mehmet Uslu, Hadi Çağdır, Hikmet Şen, Hüsnü Çalmuk, İbrahim Balık, İdris Asan, Kazım Kahyaoğlu, Mehmet Ekinci, Mehmet Erdoğan, Mehmet Hamzaçebi, Menekşe Uyar, Mesut Özcan, Mustafa Başer, Mustafa Boz, Muzaffer İren, Nurullah Çınar, Osman Kaya, Resul Çakır, Rüstem Eryılmaz, Savaş Çelik, Sedat Sami Haşıloğlu, Seyfettin Mermerci, Vedat Dalda, Yakup Hakan Günay, Abdullah Öztürk, Birol Bilen, Davut Bedir, Gökmen Demircan, Mehmet Karababa, Mehmet Uğurlu, Metin Özçelik, Nalan Can ve Süleyman Pehlivan hakkında "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma", "görevi kötüye kullanma", "silahlı terör örgütüne üye olma" suçlarından ayrı ayrı 10 yıldan 27 yıla kadar, "Anayasa'yı ihlal etme" suçundan da ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi.

Sanıklar Ali Efendi Peksak, Ali Haydar, Aytekin Özanlı, Bilal Bayraktar, Fikret Seçen, Hüseyin Ayar, Hüseyin Kaplan, Mehmet Berk, Mehmet Murat Yönder, Murat Üründü, Ömer Diken ve Savaş Kırbaş hakkında da "devletin güvenliğine ve siyasal yararlarına ilişkin bilgileri açıklama", "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma", "görevi kötüye kullanma", "silahlı terör örgütüne üye olma" suçlarından ayrı ayrı 15 yıldan 37 yıla kadar, "Anayasa'yı ihlal etme" suçundan da ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi.

Sanık Mehmet Ergül'ün iddianamede, "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma", "görevi kötüye kullanma", "silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte yardım etme" ve "devletin güvenliğine ve siyasal yararlarına ilişkin bilgileri açıklama" suçlarından 10 yıl 10 aydan 28 yıl 8 aya kadar hapsi talep edildi.

Sanıklar önümüzdeki günlerde Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nde hakim karşısına çıkacak.