Biden'dan Barzani'ye: Ömrümüz Kürdistan'ın bağımsızlığını görmeye yetecek

Mesud Barzani, 2015 yılında ABD'de görüştüğü Joe Biden'ın kendisine 'İkimizin de ömrü Kürdistan'ın bağımsızlığını kendi gözlerimizle görmeye yetecek' dediğini öne sürdü.

Biden'dan Barzani'ye: Ömrümüz Kürdistan'ın bağımsızlığını görmeye yetecek

Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'nin eski Başbakanı Mesud Barzani'nin kaleme aldığı "Tarihe Not" adlı kitapta, ABD-IKBY ilişkileri konusunda ilginç bilgiler içeriyor.

Barzani, Mayıs 2015 ABD ziyaretinde Başkan Barak Obama'ya "Kürt halkı geçen yüzyılda büyük acılar çekti. Bütün yolları denedik, bu durumdan yorulduk. Kürtler yüz yıldır bedel ödüyor. Bütün semavi din, insani yasa ve örflere göre her ulusun kendi kaderini tayin etmesi, kararını vermesi hakkıdır. Referanduma gidiyoruz ancak şu an için önceliğimiz IŞİD ile savaştır. Bağdat ortaklığımızı kabul etmiyor ve bizde tebaa olmayı kabul etmiyoruz" dediğini kaydediyor.

Independent Türkçe'den Abdulhakim Günaydın'ın haberine göre Barzani, Obama'nın sözlerine dikkatle kulak verdiğini, Kürtler ile ilgili okumalar yaptığını ve "Kürdistan" halkının talihsizlikleri hakkında bilgisi olduğunu belirterek, devamında şu ifadelere yer veriyor:

"Obama, Kürt ve Irak dosyasının Başkan Yardımcısı Joe Biden'ın elinde olduğunu ve Biden ile oturup konuşmamızı söyledi. Ertesi gün Biden ile uzun bir görüşmemiz oldu. Irak ile olan yüz yıllık tarihimizden ve Kürdistan'ın bağımsızlığından açık bir şekilde söz ettik. Biden, ülkesinin Kürdistan'ın bağımsızlığı, Ortadoğu'daki sorun ve karmaşalarla ilgili görüşlerini açık bir dille anlattı ve sözlerini sonunda 'İkimizin de ömrü Kürdistan'ın bağımsızlığını kendi gözlerimizle görmeye yetecek' dedi."

'AMERİKAN SİLAHLARIYLA PEŞMERGE'YE SALDIRI'

16 Ekim'de Kerkük'te yaşananlara da değinen Barzani, bağımsızlık referandumun bahane olduğunu, referandum yapılmasa bile planın her şekilde uygulanacağını öne sürdü.

Referandumun başarısından sonra Kürdistan Yurtseverler Birliği'nin (KYB) bir kanadının Haşdi Şabi ile Kerkük'ün teslim edilmesi için bazı pazarlıkların döndüğüne ilişkin birtakım şeylerin konuşulduğunu iddia eden Barzani, devamında Kerkük'ün Haşdi Şabi, İran ve Iraklı güçlere teslim edilmesine yol açan anlaşmadan KYB Politbürosu'nun bir bölümün de haberi olmadığını öne sürdü.

AMERİKAN BÜYÜKELÇİSİNİN MESAJI

Barzani şu ifadeleri kullandı:

"Haşdi Şabi güçleri, İran askerlerinin yardımı ve İlbalpur isimli pasdarın emriyle 16 Ekim'de Kerkük ve tartışmalı bölgelere saldırı düzenledi. Amerika'nın gözetiminde ve silahlarıyla Peşmerge'ye saldırılabileceğini asla öngörmüyorduk. İçerdeki bir gücün kendi milletinin iradesine, sesine ve IKB'nin kurumlarına tecavüzde bulunacağını, Kürdistan topraklarını işgal etmek için Haşdi Şabi liderleriyle anlaşacağını da öngörmemiştik. 17 Ekim günü ABD'nin Bağdat Büyükelçisi Douglas Silliman, bize ‘Dünya değişti, bugün dün değildir. Kendinizi gözden geçirmelisiniz' mesajını gönderdi. Abadi ve Haşdi Şabi öyle gurura kapılmıştı ki Erbil ve Duhok'u da almayı hesaplıyorlardı. 20 Ekim'de Erbil'e doğru ilerleyen Haşdi Şabi Pirdê de (Altınköprü) Peşmerge büyük kahramanlık sergileyerek saldırıları püskürttü. Haşdi Şabi tarafından kullanılan Abrams tankı tarihte ilk kez Peşmerge güçleri tarafından imha edildi. Bu zaferden sonra Silliman'ın mesajına 'Bugün dün değildir, yarın da bugün gibi olmayacak' yanıtı verilmesini istedim." 

'HİÇBİR ZAMAN SIRTINIZI BAŞKASINA YASLAMAYIN'

Kürt halkı için büyük ulusal kazanım olan referandumun başarılı olduğunu iddia eden Barzani, Kürt siyasetçilere şu tavsiyede bulunuyor:

"Hiçbir zaman sırtınızı başkasına yaslamayın. Dünya çıkarlar dünyasıdır. Çıkarları Kürtler ile örtüşürse dost olurlar, örtüşmezse sırtlarını dönüp tanımazlar. Bu yüzden sırtınızı sadece Allah'a ve kendinize verin. Eğer kendi Peşmergemiz ve gücümüz olursa Kürdistan kendini koruyabilir. Güçsüz olursak korunamadığımız gibi biz yok ederler. Referandumda Kürdistan düşmanlarının kin, nefret, şovenist ve kötü kalpli kişilerin iç yüzleri ortaya çıktı. Onların geçmişten asla nasihat almayacağı netleşti… Kürdistan halkının barışçıl sesine silah, savaş ve zorbalığa başvuranların da geçmişten ders çıkarmadığı ortaya çıktı. Onlar önce kendilerine ve ülkelerine zulmetmişler. Kürdistan halkının meselesi meşru bir siyasi, coğrafi, ulusal, tarihi ve yasal bir meseledir. İradesinin kırılması, yok edilmesi ve meşru davasının ortadan kaldırılması için yüz yıldır her türlü silah kullanıldı. Ancak Kürdistan halkı var olmaya devam etmiştir."