1. Haberler
  2. Analiz
  3. Boban’ın tekmesi Yugoslavya’yı böldü, Amedspor Türkiye’yi tekmeye sürüklüyor

Boban’ın tekmesi Yugoslavya’yı böldü, Amedspor Türkiye’yi tekmeye sürüklüyor

featured

Erhan Okutan yazdı…

İkinci Dünya Savaşı sırasında Yugoslavya, Nazi Almanyası tarafından işgal edildi. Çetnik  lideri Dragoljub Mihailovic ve Partizan lideri Josip Broz Tito Nazi işgaline karşı  çıkmaktaydı. Tito, Çetnik lideri Mihailovic’e ortak ordu teklifinde bulunmasına rağmen  Mihailovic bu teklifi kabul etmedi. Çetniklere göre, tek tehdit Naziler değil aynı  zamanda Partizanlardı. Çetnikler, monarşiyi savunuyordu. Almanlara karşı verilen  mücadelede Çetnikler bölgedeki tek direniş hareketi olmak istiyorlardı. Partizan Grubu, başarılı olmaya başlayınca müttefikler Çetniklere verdikleri desteği Partizanlara  yönlendirdi. Bunun üstüne Çetnikler, Nazilerle hareket etmeye başladı. Tito 29 Kasım  1943 günü Yugoslavya Ulusal Kurtuluş Hükümeti’ni kurdu ve Partizanların ismini  Yugoslavya Ulusal Kurtuluş Ordusu olarak değiştirdi. Sürgün Kral Peter, Çetnikleri tanımadığını bildirmesinin ardından Yugoslavya Ulusal Kurtuluş Ordusu’na birçok Sırp katıldı ve ordu gücüne güç kattı. Almanlar savaşın bitmesiyle birlikte Yugoslavya’dan çekildi. Savaşın ardından krallık yıkıldı, yerine Yugoslavya Sosyalist Federal Cumhuriyeti  kuruldu. Bu devlet, Yugoslav üst kimliğini kabul ediyordu.  

Tito, spora büyük önem veriyordu ve önemli yatırımlar yapıyordu. Bu yatırımların  etkilerini günümüzde de görebiliyoruz. Spor hem insanların yaşam kalitesini arttırıyor  hem de iki blok arasına sıkışmış Yugoslavya’yı dünyaya tanıtıyordu. Yugoslavya’nın kurulması ve spora destek verilmesiyle Partizan, Kızılyıldız, Hajduk Split ve Dinamo Zagreb takımları kuruldu. Kızılyıldız Sırpların takımı, Partizan ordunun takımı, Hajduk  Split ve Dinamo Zagreb Hırvatların takımıydı. Tito’nun ölümüyle Yugoslav üst kimliği  sarsılmaya başladı ve Yugoslavya bölünmeye doğru gitti. Bu süreçte bölünmeyi  tetikleyen etnik gruplardan birisi de Hırvatlardı. 13 Mayıs 1990 günü Dinamo Zagreb  Kızılyıldız maçı oynandı. Maç Dinamo Zagreb’in sahasındaydı, Sırp takımı olarak öne  çıkan Kızılyıldız’ın taraftar grubu Zagreb deplasmanına oldukça kalabalık gitti. Asker ve  polis daha çok Sırplardan oluşuyordu bu sebeple usulsüz işler yapmaktan  çekinmiyorlardı. Maç sırasında iki takım taraftarı da sahaya indi. Oluşan karışıklık  sırasında Hajduk Split oyuncusu Zvonimir Boban, görevli bir polise tekme attı.

Tekme attığı polis, garip biçimde Hırvat’tı. Bu tekme Hırvatlar için sembol haline geldi. Bu  tekme tarihe ‘’Boban’ın Tekmesi’’ şeklinde geçti. Tekme Hırvatlar için otoriteye ve  Sırplara atılan bir tekmeydi. Bu olay Yugoslavya iç savaşının çıkmasında büyük rol  oynadı. Yugoslavya’nın dağılmasıyla birlikte spora yapılan yatırımlar boşa düştü ve  bölünmeden sonra oluşan devletler hiçbir zaman Yugoslav Milli Takımının başarısını  yakalayamadı. 

Günümüzde Türk sporu da buraya doğru gidiyor. Ülkemizde klişe bir söz var ‘’Futbol  takımı tutar gibi siyasi parti tutmak.’’ bu yanlış bir bakış açısı. Futbol takımı da fanatik  körlük içinde tutulmamalı. Günümüzde insanlar siyasi partilerini ve ideolojilerini arka  

plana atıp, kendisini tuttuğu takım üzerinden tanımlıyor. Bu insanları ‘’Ben falanca  takımlıyım, ben cumhuriyetçiyim, görevimi yerine getirdim.’’ düşüncesine itiyor bu da  siyasi olarak pasif duruma düşmesini sağlıyor. İnsanlar aynı ideolojiye sahip olmalarını 

veya aynı partide bulunmalarını bile göz ardı ederek’’ falanca takım terör takımı ‘’ veya  ‘’Falanca takımın taraftarları belirli bir etnik gruptan.’’. Şeklinde kutuplaşmalara gidiyor. Ülkemizde son birkaç yılda palazlanan Amedspor’a kadar hiçbir takım kendisini etnik  veya mezhepsel bir kimlik üstünden açıklamıyordu. Buna rağmen sosyal medya, basın  ve kulüp başkanlarının kışkırtmalarıyla Galatasaray veya Fenerbahçe takımının bir etnik  altyapısı var algısı oluştu. Bu çok tehlikelidir. Ülkemizde Hırvat takımı Hajduk Split, Sırp takımı Kızılyıldız gibi bir durum yok ve oluşmamalı. Bu nefret durumu insanları aynı  cephede bulunmaktan alıkoyar. Futbol takımı tutar gibi futbol takımı tutulmamalı. Spor  takımlarını tamamen duygusal sebeplerle tutuluyor. Bu sebeple rekabeti hoşgörüyle  sağlamalı, etnik ve mezhepsel altyapısı olmayan takımlarımızın bu geleneğini  korumalıyız. 

Gelelim Amedspor’a, Amedspor’un kuruluşu veya isminin Amedspor olması  tartışmalarının ötesinde bir takımın etnik kimliği sembolize etmesi çok yanlış. Amedspor takımı yöneticileri ve birtakım siyasiler, her Kürt yurttaş Amedsporludur gibi  bir propaganda yapıyor. Bunun önüne geçilmelidir. Bunun önüne geçmek Amedspor ile  rekabet eden her takımı desteklemek değildir. Son birkaç yılda Amedspor ile maç yapan  veya rekabet eden takımların sempati topladığını ve hiçbir bağlantısı olmasa da  insanların yoğun biçimde bu takımları desteklediği görülmekte. Bu bizi yanlışa sürükler. Etnik milliyetçiliğe, etnik milliyetçilik yapılarak tepki verilmemelidir. Örneğin Antalyalı olan birini Bursaspor desteklemeye veya Erzurumspor desteklemeye itmemeli. Bu bizi  Yugoslavya’ya götürür. Bir takım Sırp, bir takım Hırvat takımı tarzı bir tanımlamanın içine  girmemeliyiz. Biz, bu ipte değiliz. Etnik milliyetçiliğin her haline karşı çıkmalıyız. Sporu  ayrıştırıcı değil, birleştirici unsur olarak kullanmalıyız. İnsanların rekabet içinde  birbirleriyle etkileşim halinde bulundukları hoşgörünün ön planda olduğu bir spor  ortamı bizi ileriye götürür. 

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

2 Yorum

  1. Diyarbakırspor adı dururken amedspor adına onay veren federasyonundur hata. Takımın adı Diyarbakırspor olsa insanlar saplantılı biçimde karşı takımı tutmazlardı. Diyarbakır’a inatla Amed diyenler terör örgütü ve kuyrukçularıdır o halde takıma amedspor denilmesinin de bu tepkileri doğurması normaldir.

  2. 3 Mayıs 2026, 10:00

    Yazınıza katılıyorum ve bazı detayları paylaşmak istiyorum, etnik milliyetçiliğin yanında bunun siyasi tarafı da var; takımın renkleri olan bayrak bile sözde kürdistan bayrak renklerine benzetilmiş yani bu iş tekmeden daha sert bir şekile doğru ilerliyor…

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!