Bu ağır bilançoyu ilk kez okuyacaksınız… Asya’nın kalbinden Ankara’ya uzanan tehlike!

Eray Çelebi yazdı...

Bu ağır bilançoyu ilk kez okuyacaksınız… Asya’nın kalbinden Ankara’ya uzanan tehlike!

Irak, Suriye, Libya, Doğu Akdeniz, Karabağ savaşı…Türkiye’nin terörle mücadele ve dış politikada başat gündemleri…

Ancak Asya’nın kalbinde yer alan Pakistan-Hindistan geriliminin Türkiye’yi ilgilendiren boyutu kamuoyunda öne çıkmayı fazlasıyla hak ediyor. Zira son derece tehlikeli bir gidişat var…

BELUCİSTAN MERKEZLİ SALDIRILAR

Önce bölgede son dönemde giderek artan terör faaliyetlerine değinmek gerekiyor. Saldırıların merkez üssü Pakistan’ın en büyük eyaletini oluşturan (ülke topraklarının yüzde 44’ü) Belucistan eyaleti…

27 Aralık’ta yapılan saldırıda 7 asker hayatını kaybetti. Geçen hafta 11 Şii kökenli (Hazaralı) madenci Belucistan'da kaçırılıp, öldürüldü. 10 Ocak’ta yapılan saldırıda da 4 sivil can verdi.

Bunlar yalnızca Belucistan’ı hedef alan saldırılarla ilgili son 15 güne ilişkin veriler…

AĞIR BİLANÇO: 83 BİNDEN FAZLA KAYIP

Ülke genelinde son 20 yılın bilançosu ise çok ağır… Türkiye’de ilk defa okuyacaksınız bu verileri…

Toplam 19.130 terör saldırısı yapılmış. 83 binden fazla hayatını kaybeden kişi var. 126 milyar dolar da mali kayıp… 

Bu sayı 2001 ile 2020 arasını kapsıyor ama saldırıların neredeyse %90'ı 2007 ile 2015 yılı arasında gerçekleşmiş.

Bölgedeki gerginliği anlamak açısından çok çarpıcı sayılar…

Belucistan’daki teröristleri desteklemek için ise toplamda 18.57 milyar Pakistan rupisi harcanmış.  

Meselenin önemli yanı saldırının, Çin-Pakistan Ekonomik Koridoru(CPEC) güzergahı üzerinde bulunan bölgeye yapılması.

ÇİN’İN BİR KUŞAK BİR YOL PROJESİ

Çin'in kuzeybatısındaki Sincan Uygur Özerk Bölgesi'ni, Pakistan'ı kuzeydoğu-güneybatı yönünde katederek Gwadar ve Karaçi limanlarıyla Umman Denizi'ne bağlamayı amaçlayan CPEC projesi, Kuşak ve Yol Girişimi'nin en önemli parçası. Bu noktada CPEC kapsamında yapımı devam eden projelerin büyüklüğünün 2020 itibarıyla 70 milyar doları aştığını vurgulayalım.

Peki bu projeyi engellemek için ne kadar para harcanmış dersiniz?

TERÖRE 60 MİLYON DOLARLIK YARDIM

700 militan eğitilmiş ve 60 milyon dolar tutarında teröristlere el altından mali destek sağlanmış! 

Saldırıları yapan örgütün Belucistan Kurtuluş Ordusu (BLA) olduğu konusunda şüphe yok. Pakistan saldırıların arkasındaki ülkenin ise Hindistan olduğu görüşünde.

Bölgenin stratejik öneminin göstergelerinden en önemlisi belki de bu ağır tablo.

‘2 AYRI PAKT OLUŞUYOR’

Bu noktada Pakistan-Çin ilişkilerini yalnızca Kuşak-Yol Projesi üzerinden anlamlandırmanın büyük bir yanlış olduğunu da belirtelim. Pakistan Çin’i ilk tanıyan ülkelerden biri… İki ülke arasında ekonomiden askeri teknolojiye çok önemli iş birliği alanları var.

Geçen sene eylül ayında Pakistan’a gittiğimde üst düzey bir yetkilinin verdiği bilgiyi doğrudan aktarmak yeterli sanırım:

“ABD’nin başlattığı Hint-Pasifik stratejisi var. Çin’e karşı bir hamle konusunda Hindistan’ın rolü önemli. Çin ve Pakistan ise birbirine yakın iki ülke. Böyle olunca 2 ayrı pakt oluşuyor: Pakistan-Çin ve ABD-Hindistan…”

Bölgeyi Pakistan’ın bakış açısıyla okumak konusunda çok açık bir tarif…

İki ülke arasındaki iş birliğinin en önemli göstergesi olan Belucistan’ın bir kısmı da İran’a uzanıyor.

Yani Belucistan yalnızca Belucistan değil…

Aynı zamanda Çin-Pakistan-İran hattıyla Türkiye üzerinden Batı’ya açılan kapı demek…

İRAN’A ‘NÜKLEER’ SUİKAST

Bu gelişmelere paralel İran ile ABD arasındaki gerginliğin uzun zamandır ‘nükleer’ restleşme üzerinden ilerlediğini de hatırlatmak elzem.

Son dönemde İran’ın nükleer programının mimarlarından Muhsin Fahrizade’ye yapılan suikast ve suikastın ardından Tahran’ın nükleer faaliyetleri hızlandırmayı hedefleyen "Yaptırımların Kaldırılması ve İran Ulusunun Çıkarlarının Korunması için Stratejik Eylem Planı" yasası bunlara örnek.

Çin’in Bir Kuşak Bir Yol Girişimi, Belucistan eyaletindeki terör faaliyetleri, İran’a yapılan ‘nükleer’ suikast…. Gelişmeler, Asya’dan Türkiye’ye uzanan jeopolitiğin kodlarını bize çok net özetliyor aslında…

Bölgede Çin’den Türkiye’ye kadar olan hatta ‘istikrarsızlık’ hedefi var. Bu hedefi açık eden bir haber-analiz de Hindistan’dan geldi geçen hafta. Ancak çok tehlikeli ifadelerle…

HİNDİSTAN MERKEZLİ İDDİA

Hindistan’daki devlet ajansları bir iddiayı gündeme getirdi.

Konusu şuydu: Türkiye Pakistan’dan nükleer transfer yapıyor…

Haberde Türkiye’nin Pakistan’dan nükleer silah ve füze teknolojisi almak istediği ve bu konuda iki ülke arasında görüşmeler yapıldığı iddia edildi.

PAKİSTAN DİPLOMASİSİ ‘RAHATSIZ’

İddiaları Pakistanlı diplomatik kaynaklara sordum. Söylediklerini aynen aktarıyorum:

“Hindistan, Türkiye- Pakistan iş birliği aleyhine propaganda yürütüyor. İki ülke arasındaki yakınlaşmadan dolayı Hindistan temelsiz iddialara başvuruyor. Hedefleri Türkiye ile Pakistan’ın Keşmir konusunda ortak hareket etmesini engellemek. Bölgede Türkiye ve Pakistan’ı zor durumda bırakmak. Hindistan ABD’nin etkisiyle hareket ediyor. Çin-Pakistan- Türkiye arasında gelişen ilişkiler rahatsızlık yaratıyor.”

Şimdiye kadar aktardığımız gelişmelerin bir özeti aslında bu verilen bilgiler.

Yeni Delhi’den sızdırılan haber yalnızca söz konusu yalanla da sınırlı değil…

‘TÜRK DİKTATÖR’

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan “Türk diktatör” ifadeleriyle anılırken, ABD’nin CATSAA yaptırımları hatırlatılıyor.

Avrupa Birliği ve ABD merkezli haberlerin diline benzeyen, Türkiye karşıtlığını çok net ortaya koyan bir haberden bahsediyoruz.

Peki bu iddialar yeni mi? Daha önce hiç gündeme gelmedi mi?

Geldi…

Tahmin edin hangi ülke?

Tabii ki İsrail!

2019 Kasım ayında Jerusalem Post’tan Jonathan Spyer imzalı haber “Türkiye'nin Yükselen Nükleer Hedefleri Endişeleri Artırıyor” başlığıyla başlayıp, “İsrail çok dikkatli olmalı” ifadeleriyle bitiyor.

Yani, bölgede saldırıların arttığı ve Türkiye’nin yanı başında ‘nükleer’ gelişmelerin paralelinde yeniden gündeme geliyor bu iddialar.

İsrail merkezli iddialarla Hindistan’dan tonu giderek yükselen üsluptaki sert tonun vardığı nokta çok tehlikeli… Sanki birilerine çağrı yapılıyor!