Papa Francesco'ya darbe vurmuş gözaltına alınmıştım

Nazif Ay yazdı...

Papa Francesco'ya darbe vurmuş gözaltına alınmıştım
Papa Francesco'ya darbe vurmuş gözaltına alınmıştım

Birkaç gündür Papa Francesco/ Francis hakkında tartışmalar gündemi meşgul ediyor.

17 Aralık 1936 doğumlu olan 84 yaşıdaki Francesco, taşıdığı papa unvanıyla dünya çapında 1,2 milyar üyesi bulunan Katolik Kilisesi'nin ruhani lideri ve tanrısal sembolün mümessilidir.

İnstagram hesabından ünlü modellerin fotoğraflarına beğeni yapması ile konuşulan Papa Francesco/ Francis'in bu kez Çocuk pornografisi bulundurma, insan kaçakçılığı ve ensest ilişki suçlarından tutuklandığı iddia ediliyor. Papa Francesco/ Francis ile birlikte çok sayıda Vatikan üst düzey görevlisinin cumartesi günü gözaltına alındığı iddiaları büyük yankı uyandırıyor. İddiaya göre cumartesi günü askeri memurlar, İtalyan polisi ve Cinsel Suçlar Birimi papanın Vatikan'daki evine gittiği, tutuklamayı yapmak için polis ve askeri ajanlar Vatikan'ın önce elektriğini kesip kameralarını devre dışı bıraktığı ve ardından Papa ile birlikte üst düzey Vatikan yetkilileri tutuklandığı ileri sürülüyor. Fakat iddiaların henüz resmi kaynaklar tarafından doğrulanmadığı da bir gerçek.

İŞTE BU PAPA’YA DARBE VURMUŞ GÖZALTINA ALINMIŞTIM

24 Nisan sözde Ermeni Soykırımının yıl dönümüdür.

Ama 19 Nisan 2015 Pazar günü Papa Francesco’nun Ermeni Soykırımı söylemine karşı Vatikan’da, yani Katolikliğin Kâbe’si kabul edilen San Pietro katedrali içerisinde gerçekleştirdiğim protesto eylemi de 24 Nisan’a verilen en anlamlı cevaptı.

İsa Mesih’in resmi temsilcisi ve varisi Vatikan’dır. Katolik âleminin lideri Papa’dır. Papa’nın kutsaması bağlayıcı olup, konuşmaları ilahî mesaj (vahiy) niteliğindedir. Papalığa, Opus Dei adı verilen bir katı tarikat yön veriyordu. O tarikatı idare edip Vatikan Bankasına egemen olanlar ise Hristiyan değerlerini öne çıkaran İlluminatik yapılardı.

Anımsayanınız vardır, Vatikan ruhani konseyince seçilen son Papa Francesco ilk ziyaretini Ankara’ya, Erdoğan’ın sarayına yapmıştı. Daha sonrasında, yani ülkesine dönüşünde ‘Ermeni soykırımı yalanını’ dillendirmişti. Bu ahlâki olmayan ve siyasi nezaket dışı beyana resmi veya gayri resmi bir tepkinin olmaması, konuşmanın aslında Ankara’daki Saray’da ayarlandığı izlenimini doğurmuştu. Ben de bunun üzerine, Vatikan’da San Pietro Katedrali içinde pankartlı ve bildirili bir eylem yapma kararı almıştım.

Papa Francesco’yu Vatikan’da, ana merkezlerinde protesto etme kararımı iki kişiye açıklamış, onların da bu kararlılığımı makul karşıladığını görmüştüm. Öyle ki bir arkadaşım beni tutuklamayacaklarını, hatta resmi görevlilerin bana saygı bile duyacaklarını iddia etmişti. Batı’da demokrasi ve ifade özgürlüğünün her şeye rağmen ileri derecede olduğunu vurgulamıştı. Gerçi bazı şirket ve kişileri tuzağına düşüren bir dolandırıcılık çetesinin ağına düşmüş, bu hırsızlar tarafından tüm paramı kaybedecek şekilde dolandırılmıştım ama yine de cebimdeki 2000 tl ile kafama koyduğum planı gerçekleştirmek üzere İtalya’ya yola koyulmuştum.

19 Nisan 2015 Pazar Günü öğlen vakitlerinde, kontrollerden geçerek San Pietro Katedrali’ne girebildim. Sırt çantamda Alibeyköy Silahtar’da 20 liraya hazırlattığım pankartım ve etrafa dağıtacağım 90 adet bildirilerim vardı. İleriye dönüt kanıt olsun diye San Pietro meydanındaki seyyar postaneden bir tanıdığa kartpostal da göndermiştim. Açıkçası, eylemi meydanda yapsaydım çok ses getirir ve dünya basınına konu olurdum ama hem riyakârlık bu davaya yakışmaz düşüncesiyle hem de yeni kitabının reklamını yapıyor söylentisini haklı çıkartacak pozisyona düşmemek için böyle bir şova yeltenmedim.

Papa Francesco dışarıdaki Papalık binasının penceresinde vaaz verirken ‘Ermeni soykırımı yalanını tel’in’ için tasarladığım protestomu gerçekleştirdim. Fakat yedi veya sekiz kez cesaret toplama konuşmaları yapmıştım içimden. Sonra yüksek sesle sloganlarımı atarak eylemimi başlattım. İçerideki eylemimi yaparken genel ibadet merasimlerini bozmadım, aralarına girdiğim Polonyalıların özel bölümünde ve özel ayinlerinde ayağa kalkıp bağırarak manevi havaya terbiyesizlik katmadım, çocukların olmadığı ve ürkmeyecekleri bir ortamı bulduğumda harekete geçtim. Kimsenin inancına hakaret etmedim, hiçbir heykele /ikonaya zarar vermedim, yaşlıların bulunmadığı bir ana denk düşürdüm ve katedral görevlisi kibarca beni gözaltına almak istediğinde gecekondu eylemcileri gibi kendimi yerlere atıp çirkefleşmedim.

Etrafa saçtığım bildiride özetle: Ben terörist değilim. Gururluyum, çünkü bir Türk’üm. Türkiye'de iktidardaki dindarlardan değilim. Papa’ya saygı duymuyorum ama Giordano Bruno ve Tommaso Campanella’ya saygım var. Ermeni asıllı düşünür Hrant Dink’i de seviyorum. Ben bir din bilimleri uzmanıyım ve şanlı Türk tarihi ile Türk şehitlerine borcum var. Bu eylemi gerçekleştirme nedenim işte bu borcu ödemektir. Katil Ermeni çeteleri 1915’de ülkemin doğusunda birçok Türk’ü öldürdü. Türkler asil millet olduğu için soykırım yapmaz ve yapamaz. Ermeni Soykırımı büyük bir yalandır. Ben Türkiye'deki dinci hırsız ve sapıkları kaleme aldım, şimdiyse bağnaz Papa’yı protesto ediyorum. Papa, Türk ve Ermenilerin arasını bozan teröristler gibi davrandı. Papa'nın söylemi Işid ve benzeri terör örgütlerine cesaret verir niteliktedir. Papa günahsız biri değildir.”

Vatikan jandarması, resmi ajanları ve polisi beni bir süre alıkoydu ve sorgulayıp tutanak hazırladı. Karşılıklı centilmenlik söz konusuydu. Konsolosluktan Türk görevli istedim ama gerek yok kabilinden geçiştirdiler. Anladım ki uluslararası ve diplomatik bir sıkıntının olmaması amaçlanıyordu. Bana “Niçin ibadethanede bu eylemi yaptın?” diye sorduklarında, şu yanıtı verdim: “Çünkü Katolik inancında papa demek kilise demektir. Papa konuşunca kilise konuşmuş olur. O halde papaya karşı yanıtımın kilise içinde verilmesi gerektiğini biliyordum”

Bilahare Roma polisine teslim edildim. Roma polisi rahattı ve bolca resmimi çektiler. Kısa süre sonra serbest bırakıldım. Kimseye bu konuda yalan söyleyip prim yapmak istemedim. Şayet bana kötü davranıldı, hakaret ettiler gibisinden yalan söyleseydim, hatta davalar açsaydım, çok kişi bana inanırdı ama bir daha ben kendime inanmazdım. Anadolu Ajansı Roma muhabiri eylemimi bildiği halde üzerine gitmedi. Herhalde AA, AKP’nin etki alanında olduğu içindir.

Şunu açıkça ifade etmeliyim; Batı basını dâhil kimse bu eylemi gizleyemeyecektir, çünkü Vatikan ve Roma emniyetinin kayıtlarına girdi bu eylem. Bir aydın dostum; “Yarım dakikalık bu eylemin, gün gelecek on kitaba bedel olacak!” demişti, bence de öyle…

Papa Francesco’ya karşı eylemimden öncesi ve protestoda açtığım pankart 

Demek neymiş, Said Nursi’nin yetiştirdiği Fethullah Gülen gibi Ahlaksız Mehdiler, Papa’nın elini öper, Atatürk’ten ahlak ve irfan dersi alan sade bir vatandaş ise Papa’yı kendi evinde basar.

Bu arada Twitter hesabım: @NazifAy14